X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Riskli' duyarsızlık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Riskli' duyarsızlık

  • Giriş Tarihi: 3.3.2013

Şehircilik Bakanlığı, Kentsel Dönüşüm Yasası ile belediyelere yetki verdi, ilçelerindeki riskli yapıları bildirmelerini istedi. Ancak 9 aydır hiçbir belediye, riskli yapılarla ilgili çalışma yapmadı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesine İlişkin Kanun, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yasa, yerel yönetimlere kendi bölgelerindeki riskli yapıları belirleme ve Bakanlığa bildirme konusunda yetki verdi. Yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden 9 ay geçmesine rağmen 4 milyon nüfuslu İzmir'de, metropol alandaki 21 ilçe belediyesinden hiçbirinin riskli yapı tespitine ilişkin çalışma yapmadığı belirtildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Şube Müdürü Erkan Yaşacan, yerel yönetimlerin riskli alanlardaki yapıların tespitine karşı duyarsız kaldığını ileri sürdü.

KARA PROPAGANDA

Yasaya karşı kentte kara propaganda yürütüldüğünü öne süren Yaşacan; sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir'de belediyeler tarafından bir tek riskli yapı tespiti çalışması yok. Kentte bu yasaya karşı bir kara propaganda çalışması yürütülmeye çalışılıyor. Belediyelerin kendi sorumluluk alanları içinde riskli olduğuna inandığı yapıların sahiplerine 'Binanızın riskli olup olmadığını tespit ettirip sonucu bize bildirin' deme yetkisi var. Yasa çıkalı 9 ay olmasına rağmen bu konuda bize ulaşan tek çalışma yok. Bir süre daha da bekleyeceğiz. Baktık ki olmayacak. O zaman işi biz ele alacağız. Gerekli gördüğümüz yapı sahiplerine 'Riskli yapı tespiti yaptırın' diyeceğiz. Belediyeler gibi, bizim de bu yetkimiz var." Tespitler için öncelikle vatandaşın başvuruda bulunması gerektiğini belirten Yaşacan; örnek olarak Bostanlı'daki yan yatmış binalardaki riskin herkes tarafından bilindiğini söyledi, "Belediye, bu binalarda oturanlara 'Yapı testini yaptırın, bana getirin' deme yetkisine sahip. Ama maalesef bu güne kadar bu yetki kullanılmadı. Bakanlık olarak ilçe belediyelerinin direkt müdahale edebileceği yerlere şimdilik kaydıyla müdahale etmek istemiyoruz. Biz öncelikle vatandaşın gönüllülük esasına göre kendi yapısını kendisinin tespit ettirmesini bekliyoruz. Bunun üstesinden geleceğiz"dedi.

SEÇİM ETKİSİ

Belediyelerin bu konuda duyarsız kalmasında, yaklaşan yerel seçimlerin de etkisi olabileceğini belirten Yaşacan; şunları söyledi: "Belediyeler, sürekli olarak kentsel dönüşüm alanları ile ilgili tüm yetkilerin kendilerinde olmasını istiyor. Sonra da 'Bakanlık, bizim kentsel dönüşüm alan sınırlarımızın onaylanmasına ilişkin projeleri onaylamıyor' diyor. Belediyelere 'İstediğiniz yetkiyi aldınız. Geldiğiniz nokta nedir, ne yaptınız?' diye bir sormak lazım" diye konuştu.

"ÖCÜ GİBİ GÖSTERİLİYOR"
Bir yıl kadar sonra yerel seçimlerin yapılacağını hatırlatan Erkan Yaşacan; "Bakanlar Kurulu, talebimiz üzerine Karabağlar'da, 540 hektarlık alanı 'riskli' ilan etti. Oradaki çalışmalar 1 ay içinde başlayacak. 5-6 ay içinde, ofislerimizi kurup oy kaygısı duymadan çalışmalara başlayıp bitireceğiz. 6306 sayılı kanun, İzmir'de 'öcü' gibi gösterilmeye çalışılıyor. Maalesef yasa, soykırım ile özdeşleştiriliyor. 'Tarihteki soykırımlarla insanlar yerlerinden yurtlarından ettirilmişti. Şimdi de insanları, bu yasa ile yerlerinden edeceksiniz' deniyor. Bu dedikodu değil. Benim de katıldığım bir sempozyumda, bir meslek odası temsilcisi tarafından söylenmiştir" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.