X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Işıklı Gölü'nde ilkbahar güneşi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Işıklı Gölü'nde ilkbahar güneşi

  • Giriş Tarihi: 9.3.2013

Biz gölün en güzel sahiline henüz yeşermemiş söğüt ağaçlarının arasına kurduk çadırlarımızı. Burada suya ve durgun göl yüzeyinde dinlenen, ötüşen, oynaşan kuşlara çok daha yakınız

Bundan 17 yıl önceydi. Öğretmen arkadaşım Birol Toraman ile ilk yolculuğumuzu yapmıştık Denizli'nin Çivril İlçesi yakınlarındaki Işıklı Gölü'ne. İzmir'den, bu kentin bunaltan gürültüsünden, çöpünden, ulaşım zorluklarından, kalabalığından ve insanın üzerine yıkılacakmış gibi duran devasa binalarından kaçmıştık iki günlüğüne... Aylardan Ocak'tı. Çivril'de geceledik. Poyrazlı, soğuk alacakaranlıkta Işıklı Gölü'ne doğru yola çıktığımızda Çivril uykudaydı. Gün doğmadan göl kıyısındaydık. Gölde yaşayan yüz binlerce kuşun sesini, birbiri ardınca patlayan tüfeklerin sesi bastırıyordu. Gidecek yerleri olmayan kuşların yıllardır sığındıkları bu gölde birbiri ardınca öldürülmesi ve çaresizliğimiz bütün keyfimizi kaçırmıştı. Yıllar sonra yeniden gecelemek üzere Işık, Aykut ve Hürol ile birlikte gidiyoruz bu kez, güneşli geçecek bir hafta sonuna güvenerek. Asıl hedefimiz ise Işıklı Gölü'nün kuzeydoğusunu kuşatan 2449 metrelik Akdağ'ın Kocayaylası... Farklı bir güzergah izleyerek Kula, Eşme, Ulubey, Karahallı üzerinden 142 kilometrelik bir yolculuğun ardından ulaşıyoruz Çivril'e. Denizli'nin ilçesi ama Uşak'a daha yakın Çivril. Merkez nüfusu 17.299 olan Çivril, Kızılcasöğüt ve Menteş gibi büyük beldeleri olan gelişmiş ilçelerimizden biri. Elması, üzümü ve kirazı ile tanınıyor. Beldelerinin ve 55 köyünün verimli topraklarında yılda 100 bin ton elma, 37 bin ton üzüm ve 80 bin ton şekerpancarı üretiliyor. Göle adını veren Işıklı kasabası ise ilçeye 10 kilometre uzaklıkta.

YOLLAR GEÇİLMEZ
Çivril'de yediğimiz öğle yemeğinin ardından Akdağ Kocayayla'da yılkı atları arasında, berrak suları coşkuyla akan derenin yanıbaşında çadırlarımızı nasıl da keyifle kuracağımızı hayal ederek Cumalar Köyü sapağından bize yaylaya ulaştıracağına inandığımız toprak yola girdik. Fazla zaman geçmeden 46 nüfuslu Kavakalanı Köyü'nde çoban bütün umutlarımızı kırdı; "Yol kapalı gidemezsiniz." Akdağ'ın yüksek zirvelerinde hala kalın bir kar tabakası olduğunu biz de görüyorduk ama yoğun kar yağışının Kocayayla yolunu bu kadar çok nasıl tahrip edebildiğini birkaç kilometre sonra kendi gözlerimizle gördük. Geride kar yoktu ama yol artık bir aracın ilerleyebileceği durumda değil. Umutlarımızı birkaç hafta sonrası için erteleyerek çadırlarımızı Işıklı Gölü'nün yanıbaşında kurmaya karar verdik. Tam 17 yıl sonra Çivril'de konaklayacak olmak. Işıklı Gölü'nün yanıbaşından kaç kez geçtiğimi anımsamıyorum ama burada konaklamak, göl kıyısında çadır kurmak çok farklı. Akşama daha çok var, güneş ışıklarıyla yıkandığımız bir öğle sonrası, karşıda Akdağ zirveleri bembeyaz, çevremizdeki ağaçlar çiçeklenmeye hazır.

Balıkçılık kaçak

Ege Bölgesi'nin ikinci büyük dağı olan Akdağ'ın güneyinde yer alan gölün yüzölçümü 64 kilometrekare. En derin yerinin 7,5 metre olduğu gölü Akçay, Gökgöl, Büyük Menderes'in yukarı havzasındaki iki kol ve göl tabanındaki yer altı suları besliyor. 30 yıl önce kerevit yetiştirilip ihraç edilen gölde, 1984 sonbaharında kerevit vebası çıkmasının ardından bu tatlı su ıstakozu da görülmez olmuş. Gölde yetişen ünlü turna ve sazan balıkları, Dinar ve Sandıklı ilçelerinin atıkları, ayrıca Göle atılan İsrail sazanlarının yumurtaları yemesi yüzünden neredeyse bitme noktasına gelmiş. Çivril ve Baklan ovalarının sulandığı Işıklı Gölü'nün yönetim planı, Ulusal Sulak Alan Komisyonu tarafından onaylanarak yürürlüğe girmesine rağmen etkili bir çalışma yok. Göl içindeki küçük saz adalarındaki otlar bilinçsizce yakılarak, kuşların yumurtlama alanları azaltıldığı gibi balıkçılık da böyle giderse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Göldeki balıkçılık etkinlikleri kontrolsüz ve kaçak olarak yapılıyor. Gölde kış ayları boyunca çok sayıda avcı aralıksız avlanıyor. Gölde 16 takımdan 52 familyaya ait 217 kuş türünün varlığı belirlendi. Göl ve çevresi 2011 yılında koruma alanı ilan edildi.

Bol yıldızlı gece
Çadırları hazırlamak uzun sürmüyor, ne de olsa deneyimliyiz bu konuda. Kampa katılan herkes ne yapacağını çok iyi biliyor ama güneş kavuşmak üzere, durgun sulara görüntüsü yansımış Akdağ'ın, öbek öbek kuş sürülerinin, sahildeki terk edilmiş sandalların, günbatımının fotoğraflarını çekmemiz gerekiyor. İlk yıldızlar gökyüzünde parıldamaya başladığında yemek hazırlıklarına girişiyor Işık. Aykut ile Hürol ateşi hazırlıyor, kıvılcımlı alevler yükseliyor gecenin karanlığında. Rakılarımızı yudumlarken, laf lafı açıyor, sohbete yakın köylerden bir balıkçı da katılıyor. Zifiri karanlıkta geceyi kucaklamış yıldızları seyrederken, günbatımından önceki bahar havasının yerini ne kadar hızla soğuk kış gecesine bıraktığına biz de şaşırıyoruz. Sıcaklık kısa sürede sıfırın altına düşüyor. Gecenin tadını doyasıya çıkarmanın tam zamanıyken gönülsüz, çadırlarımıza çekiliyoruz. Ama yataklarımız, uyku tulumlarımız, battaniyelerimiz, yedek giysilerimiz bizi soğuktan korumaya yetmiyor. Sabah gün ışıdığında çadırlarımızın üzerini kaplayan ince buz tabakası ve gölün donmuş yüzeyi nasıl bir gece geçirdiğimiz konusunda ipuçları veriyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.