X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Diyarbakır'ı görmeyen İzmirli kalmasın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Diyarbakır'ı görmeyen İzmirli kalmasın

  • Giriş Tarihi: 14.3.2013

Balkan Anadolu Derneği'nin Diyarbakır'a düzenlediği gezi, herkesi etkiledi. Doğu'nun Paris'i olarak adlandırılan kenti görünce şaşıran heyet, "Diyarbakır'ı görmeyen İzmirli kalmasın" dedi

Diyarbakır'ı gördüm. Mardin'i, Midyat'ı ve Hasankeyf'i gördüm. Buralardaki tarihin 100'de birine sahip olan her ülkenin turizmde uçacağını fark ettim, üzüldüm. Bu tarih başka ülkede olsa nasıl değerlendirilirdi diye düşündüm, üzüldüm. Terörizmin bir ülkeyi nasıl aşağı çektiğini gördüm, üzüldüm. Kaç kişi Diyarbakır'da Yontma Taş Devri'nin izlerini sürdü? Dünyanın en eski köyünü kaç turist ziyaret etti? Peygamberlerin, sahabelerin mezarını gördü? Çin Seddi'nden sonra dünyanın en uzun ikinci savunma duvarının resmini kaç Türk çekebildi? Balkan Anadolu Derneği'nin çözüm sürecine destek amacıyla bölgeye düzenlediği ziyaret, bize bu imkanları verdi. Heyetin birçok üyesi, sadece bölgeyle değil, bölge halkıyla da ilk kez buluştu. O insanların evsahipliğini, insanı sahiplenmesini ilk kez yaşadı.

20 YIL ÖNCE GİTMİŞTİM

Doğu'nun çok Paris'i var ama Diyarbakır'ı ben gerçekten bu kez Doğu'nun Paris'i olarak gördüm. 20 yıl önce de ziyaret etmiştim, tarihini, insanını sevmiştim. Yeni yerleşim bölgeleri, havuzlu lüks siteleri, geniş bulvarları, birbirinden şık alışveriş merkezleri ile bu kez bu tanımı hak etmiş gördüm. Surların içinde kalan eski Diyarbakır, bana daha görülesi geldi. Yıllardır yasal olduğu, ithal edildiği halde hala "kaçak çay" diyen , "Bu sana yaramaz bundan al" demeyi bilen esnaf tanınası geldi. Diyarbakır'da Eyvan gecesini yaşadık. Yine orada Türk, Kürt omuz omuza horon tepti. Bölge insanının eğlencesinin bile başka yerlere göre daha samimi, sıcak olduğunu hissettim. Hayatımda bu kadar lezzetli yemek yemedim. Kahvaltı masasında da yemek masasında da hep doyacağım diye korktum. Lezzetlerden örnek mi vereyim? Ömrüm boyunca bir başkasının tabağından yemek yemedim. Başkasının çatalının, kaşığının tabağıma dokunduğunu fark edince, o yemeğe devam edemedim. Ama Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'nda ikram edilen burma kadayıfımı bitiren ben, başkasının çatalının tabağıma değmesine tahammül edemeyen ben, yarısı yenmiş, hem de kim tarafından yendiğini bilmediğim kadayıfı da bir güzel yedim. Hele bir bölgeye huzur gelsin, Diyarbakır'ın gurme turizminde de iyi bir yere gelmemesi için hiçbir neden olmadığını gördüm. Hasankeyf ziyareti içimizi acıttı. Keşke binlerce yıllık tarihe son kez baktığımızı bilmeseydik. Hangi proje bu tarihin sular altında kalmasına değer bilemedim. Binlerce yıldır orada duran eserlerin başka yere taşınabileceğine, Hasankeyfliler gibi ben de güldüm.

TARİH NİYE YOK EDİLİYOR!

Terör yüzünden bölge turizmi gelişemiyor diye üzülürken, cazibe merkezlerinden biri olacağına hiç şüphe duyulmayacak tarihi yok etmenin ne anlama geldiğini anlayamadım. Hasankeyf'te, Hasankeyf'i Türkçe, Kürtçe, "Kuşdili"ce anlatan çocuklarla tanıştım. Renkli gözleri, Mart güneşinde bile bronzlaşabilmiş beyaz teni, sapsarı saçları ile parlayan 9 yaşındaki Pervin Çile ile arkadaş oldum. Hasankeyf'i anlatarak (ki bence en ilginci de kuşdilince anlattıkları) kazandığı paralarla ailesine katkı sağlayan Pervin ne yapacak, ilçesi baraj suları altında kaldığında diye üzüldüm. Pervin'den mektuplaşma ve üniversite bitirme sözü aldım. Keşke aydınlar bölgenin küçük çocukları ile yazışsa diye düşündüm. Çocuklarımız oradaki yaşıtlarının cep telefonu, bilgisayar bilmediğini öğrense, onlarla arkadaş olsa diye iç geçirdim. Belki birileri böyle bir kampanya başlatır diye umutlandım.

HEP YARIM BIRAKTIK
Balkan Anadolu Derneği'nin Diyarbakır diye başladığı, "Mostar'dan Malabadi'ye Barış Köprüsü" ziyareti, Batman, Midyat, Mardin'e de uzandı. Heyettekiler gördüklerinden, insanlardan o kadar etkilendi ki, "Diyarbakır'ı görmeyen İzmirli kalmasın" sloganı geziye damgasını vurdu. Bence sadece Diyarbakır'ı, Mardin'i, Midyat'ı, Batman'ı, Şırnak'ı görmediğimiz için değil, oradaki insanları tanımadığımız için bugüne kadar yarım kaldık. Bir an önce herkesin sokaklarında rahatça gezebileceği, gezilen, görülen, yaşanan, paylaşılan Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Hakkari ile kucaklaşmak dileği ile.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.