X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bircan TAĞIL: Yeni ve kontrolsüz bir sektör
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bircan TAĞIL: Yeni ve kontrolsüz bir sektör

  • Giriş Tarihi: 30.3.2013

MARBLE -Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı 19. kez kapılarını açtı. İzmir dünyanın kendi alanında 3. büyük fuarına ev sahipliğini yapıyor. Mermer fuarı tüm şehrin, otellerin, restorantların, taksicilerin, özellikle esnafın göz bebeği. 27-30 Mart tarihlerinde gerçekleşen fuar aslında ülkemiz adına da çok önemli.
Bu sene MARBLE için 45 ülke ve76 şehirden 1182 firma katılıyor. Fuarın kapanacağı pazar akşamına kadar da en az 5 bin ziyaretçi bekleniyor.
Önümüzdeki yıl inşallah yeni fuar alanında yapacağız.
Daha çok katılımcı firma ağırlayabileceğiz.
Fuara gelen yabancı konuklar burada bağlantılarını yapıyorlar. Sonra da tesisleri tanımak, iş hacimlerini görmek kısaca yerinde tespitler yapmak üzere bizim maden ve mermer firmalarımıza gidiyorlar.
Bunlar da Afyon, Elazığ, Yatağan, Muğla, Bilecik, Diyarbakır İstanbul, Denizli, Ankara, Amasya, Burdur gibi bir çok ilimiz. Yani bir uçtan bir uca hareketlilik kazanıyoruz.
MARBLE İzmir 'de otelleri doldurduğu gibi Manisa ilimiz de konaklama tesislerini dolduruyor.
Bu arada Çeşme, Kuşadası, Gümüldür gibi pek çok ilçemiz de fuara otelleriyle hizmet veriyor. Fuar sinerjisini dalda dalga büyütüyor.

80 MİLYONLUK KATKI

Bu ve benzer fuarlar pek çok alanda fırsat elbette.
Ancak fırsatçılığa dönüştürmemek gerekli. Yılın yalnızca 3-4 günü için rakamlar çok çok yükseltilmemeli.
Bu döneme işleri denk gelen diğer misafirlerimizi de bu fahiş fiyatlarla karşılamamalıyız.
Doğal olarak bu durumdan çok rahatsızlık duyuyorlar . Bir yandan fuarlar çoğalsın, gelişsin, ekonomimizi desteklesin istiyoruz. Bir yandan da katılımcıları ve devamlı çalıştığımız kurum ve kuruluşları küstürüyoruz. İzmir olarak baktığımızda genel olarak otel konaklama fiyatlarımız düşük. Bir türlü de yükseltemiyoruz. Bu da yeteri kadar fuar ve kongrelerimizin olmayışı, yeni pazarlar yaratamayışımızdan kaynaklanıyor. Şehir dinamiğini bulamıyor. Bir İstanbul gibi değiliz şu an için. İstanbul elbette marka bir kent. İzmir'de öyle oluyor.
Kentsel dönüşüm, turizmin pek çok alanında olumlu sürecin, gelişimin içindeyiz. Hele EXPO ulusal amacımız olmuş iken eminim İzmir daha da şahlanacaktır.
Ancak şehrin ciddi olarak yatak sıkıntısı var. Bu durum da özellikle büyük fuar, organizasyon ve Kaya Termal & Convention Otel'in ev sahipliğini yaptığı 2 bin kişi katılımlı kongrelerde çok hissediliyor.
Çünkü tesis ve kapasite yetersiz. Toplam 9 bin 800 yatağımız var zaten.
Elbette fazla talep fiyat artışını beraberinde getiriyor.
Bu anlayış çok normal tabii ki. Ancak günü kurtaran vurguncu gibi olmamalıyız. Kapı fiyatları dediğimiz onaylı rakamların üzerinde fiyat kullanamayız aslında. Oysa buna dikkat edilmiyor.
Yer sıkıntısı yaşayan ya da fiyatlardan rahatsız olan konuklar kendilerince çözüm arıyor. Sonra da öğreniyoruz ki, katılımcıların bir kısmı ev ya da rezidanslar kiralıyor. Yeni bir konaklama anlayışı!...
Tam bir merdiven altı hizmet kalitesi. Fırsatçılık, gayri resmi ve gayri meşru zihniyet...
Sizi buluyorlar. "Abi 1+1 / 2+1 ne lazım. Evi kiralayın ister 3 ister 5 kişi kalın" diyorlar. Bu evler artık tüm semtlerde mevcut. Ne kimlerin kaldığı, kaç kişinin kullandığı, ne fatura, ne emniyet, ne ahlak masası, ne vergi, ne de kimlik bilgileri önemli değil. Bir geceliğine ev kiralamak!.. Hiçbir kayıt, veri yok. Sistem düşündürücü, tehlikeli ve kabullenilemez.
Bu işleyişe bir dur denmeli. Yetkililer giderek gelişen bu anlayışı sorgulamalı.

KİMLİK KAYDI ALINMALI

Oteller 9 yaşındaki çocuğun bile kimlik kaydını almak zorunda. Bu bilgilerin de her gece emniyet müdürlüklerine ulaştırılması gerekiyor. Teknik bir arıza nedeniyle ya da saat 01.00'den sonraya kaldıysanız bile hemen büyük cezalar ödüyorsunuz.
Yurt dışında bile bunun örneği yok. Orada bizim pansiyon dediğimiz ucuz yerler mevcut. Onlar hostel diyor. Her katta ortak WC ve banyo bulunuyor.
Konforu ve üniteleri olmayan basit tesisler.
Avrupa'daki ev kiralama uygulaması ise şöyle.
Tam bir otel anlayışı hakim. Her şey yasal olarak işletiliyor ve denetleniyor. Kartla ödeme yapılıyor.
Kimler kalacaksa kimlik bilgileri alınıyor. Tek farkı size kahvaltı ve günlük servis hizmeti vermiyor.
Yalnızca konaklıyorsunuz. Öyle çok ucuz da değil.
Biz de ise bakanlık ve ilgililerce denetlenmediğinden böyle oluyor maalesef. Peki soruyorum şimdi nerde bizim turizm, kalite ve sektörel anlayışımız.
Güvenlik ve emniyetimiz...
Belediyemiz, odalarımız, kurum ve kuruluşlarımız ve ilgili tesislerle hep birlikte MARBLE ve otellerimize sahip çıkalım.
Gelen konuklara da EXPO öncesi İzmir'i; kültürümüzü, tarihi ve doğal güzelliklerimizi-zenginliklerimizi; tüm turizm seçeneklerimizi anlatmaya ve yaşatmaya çalışalım.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.