X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Süt dağıtımı, devlet politikası olsun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Süt dağıtımı, devlet politikası olsun

  • Giriş Tarihi: 30.3.2013

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Eskiyörük, sosyal yardımların bir bölümünün süt ve süt ürünleri olarak verilmesini önerdi, "Bunun için Başbakan Erdoğan'ın 'Okul öncesi çocuğu olan her aileye süt vereceğiz' demesi yeterli" dedi

Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin uyguladığı "Süt Kuzusu" projesinin benzerini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan beklediğini ifade etti. Eskiyörük, valilikler ve kaymakamlıklar tarafından nasıl kömür dağıtımı yapılıyorsa, sosyal yardımların yüzde 30'unun süt ve süt ürünleri olarak verilebileceğini vurguladı, "Başbakan 'okul öncesi çocuğu olan her aileye süt yardımı yapacağız' dese çok güzel olur. Yoksul ailelere süt ve süt ürünleri dağıtımı bir devlet politikası haline gelmeli" dedi. Egeli Sabah'a özel açıklamalar yapan Başkan Eskiyörük, Büyükşehir'in "Süt Kuzusu" projesinde başarılı olmalarının Tire Süt'e olan güveni pekiştirdiğini belirtti, "Tire Süt artık bir markadır. Bu kampanyadan çiftçi para kazanırsa esnaf da kazanır. Biz profesyonel bir kadroyla da çalışmıyoruz. Şu an fabrikada üretimin başında yeni okulu bitirmiş gıda mühendisi bir arkadaşımız var. Hep amatörce. Ürünlerimiz neden güzel? Çünkü hammadde güzel. Pınar'a günde 100 ton süt satıyorum. Piyasanın 10 kuruş üzerinde veriyorum. Başka yerde süt 75, bizde 90 kuruş. Piyasada 7 liraya kaşar satılıyor, biz 9 liraya mal ediyoruz. Ama insanlar kaliteyi öğrenmeye başladı. Bizim amacımız bu modeli Türkiye'ye yaymak. Başarılı kooperatifler yaratabiliriz" dedi.

GIDA GÜVENLİĞİNE ÖNEM
Tarım Bakanı Mehdi Eker'e, Çeşme Zirvesi'nde süte teşvik verelmesini önerdiğini açıklayan Başkan Eskiyörük, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakan Bey, öneriyi bir hafta sonra uygulamaya başladı. Artık sıcak süte 4, soğuk süte 8 kuruş teşvik başlatıldı. Geçtiğimiz günlerde de İzmir Milletvekili İlknur Denizli ile bir ekip olarak Tarım Bakanı'na gittik. Sektörün iyileşmesi için bakandan 2 talebim oldu. Bakanlık gıda güvenliğini önemsiyor. Gıda güvenliği sütün ilk üretildiği yerden başlaması gerekiyor. Üretim tesislerini denetlemekle gıda güvenliğini sağlayamazsın. Bu, ineğin sağlığından başlar. Bakanlığın bütün işletmeleri denetlemesi mümkün değil. Bunun ciddi bir maliyeti var. Biz sadece süt kontrolü için 4 gıda mühendisi çalıştırıyoruz. Gıda mühendisleri bütün çiftlikleri dolaşıyor. Her sütü antibiyotik kitiyle kontrol ediyoruz. Laboratuvarımda çalışan bir elemanım var. Sütü kontrol ederek alıyorum. Tekrar fabrikada tüm analizlerini yapıp sanayiye sunuyorum ya da işliyorum. Her yıl aferin alıyorum.

TEŞVİK DOPİNGİ ÇOK ÖNEMLİ
Sütü kontrollü toplayan ve laboratuvarı bulunan örgütlere 2 kuruş teknik destek gerekiyor. Bu yapılırsa, diğerleri de sütü kontrol ederek alır. Gıda güvenliği, üretim planlaması, pazarlama ve fiyat istikrarının sağlanması üreticinin en büyük sorunları. Bu sorunların çözümü örgütlenmeyle olur. Hollanda'da tarımsal ürünler yüzde 80 oranında kooperatiflerle toplanıp pazarlanıyor ve işleniyor. Bizde yüzde 15'lerde. Bunu geliştirmek çok basit. Ürününü örgütlerle pazarlayanlara daha yüksek teşvik vereceksin. Sütün sıcaksa 4 kuruş, soğutma tankın varsa 8 kuruş teşvik olacak. Kooperatifle satıyorsa 12 kuruş, ama direk satıyorsa 8 kuruş diyeceksin. bak o zaman neler kazanırız!"

EKİPMAN ÖRGÜTLERE VERİLMELİ
Tarım Bakanlığı'ın yüzde 50 hibe çiftçiye makine desteği yaptığını anlatan Başkan Mahmut Eskiyörük, "Çiftçi o ekipmanı yılda bir ya da iki kez kullanıyor. Ekipman bahçede, çiftliikte atılıyor. Ben de 'Bireylere vermeyin. Örgütlere 3 tane verin" diyorum. Ben o makineyle 500 kişinin işini görüyorum. Tüm üreticinin ürününü paketliyorum" dedi. Eskiyörük, Bakanlığın kooperatifçiliğe sıcak bakmadığını söyledi, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kooperatifçilik 3-5 ineği olan insanların örgütü olarak görülüyor. Bana yöneltilen soru 'nasıl başarılı oldunuz?'diyorlar. Bir, o insanların içinden geliyorum. Çocukluğumdan beri tarladayım. O çileyi çektim. Yaşamadan o insanları anlayamazsınız. İlk doğum yapan ineğin tekmesini yiyeceksin ki, o insanları daha iyi anlayacaksın. İkincisi kapıdan içeri siyaset sokmadım. Çalışan arkadaşlarımızdan kimin, hangi partiyi desteklediğini bile bilmem."

ÜRETTİĞİMİZİ TÜKETMEZSEK, CİDDİ SIKINTI OLUR
Büyükşehir Belediyesi'nin "Süt Kuzusu" projesinin benzerini Başbakan Erdoğan'dan beklediğini dile getiren Eskiyörük, yoksul insanlara kömür dağıtıldığı gibi süt ve süt ürünlerinin de verilebileceğini vurguladı. Valilikler ve kaymakamlıklara yardım için ciddi kaynakların geldiğini hatırlatan Başkan Eskiyörük, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyal yardımların yüzde 30'unu süt ve süt ürünleri olarak verilebilir. Bu olursa sütçünün sorunu kalmaz. Başbakan Erdoğan, 'Okul öncesi çocuğu olan her aileye süt yardımı yapacağız' dese çok güzel olur. Okul sütü dedik, okul sütü uygulandı. Krizin önlenmesi açısından iyi oldu. Çok hızlı artan üretimi tüketemezsek çok ciddi sıkıntı olur. Yoksul ailelere süt ve süt ürünleri dağıtımı bir devlet politikası haline gelmeli. 2 ile 6 yaş arası çocuğun fiziksel gelişimi için süte ihtiyacı olduğu dönem. Her aile bunu alamıyor. Kimi yoksul, kimi o bilince sahip olmadığı için. Kömür veriliyorsa sosyal yardımlaşmadan her aileye, 1 kilo peynir neden verilmesin! Hatta kooperatiflerden süt ve süt ürünlerini direk alabilirler. Her kaymakamlık ihaleye çıkmadan kurumlardan alım yapabilir."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.