X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Can AKSIN: Biz Ayvalıklılar halimize şükredelim...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Can AKSIN: Biz Ayvalıklılar halimize şükredelim...

  • Giriş Tarihi: 13.4.2013

Geçen gün telefonum çaldı.
Açtım, bir ses "Can Bey sizi Aliağa'dan arıyorum. Ayvalıklılar'ın karşı çıktıkları rüzgar türbinlerini biz Aliağa olarak almaya hazırız. Yeter ki bizim başımızdan bu kirlilik gitsin, bu çevre felaketi bitsin." Klasik "şu bizim halimizi de yazın" şikayetlerinden biri diye düşündüm.
İlgilendim, bir baktım ki, çepeçevre "çevre felaketi" ile karşı karşıyayız. Ne Çal Dağı, ne Kaz Dağı, ne Gediz Ovası, her yan külliyen "ihmal, tembellik ve vurdumduymazlık" sonucu, "çevre felaketine" uğramış.
O sıralar Ayvalık'tan İzmir'e geçecektim, "Tamam Aliağa'da bir süre kalır, araştırır, Aliağalı dostların ricasını yerine getiririm, merak etmeyin" dedim. Aliağa, İzmir Körfezi'nin hemen kuzeyinde bulunuyor. Allah'a şükür sanayi tesisleri bakımından da oldukça zengin. Herkes "şu kentimizde bir sanayi tesisi yok" diye şikayette bulunurken, Aliağalılar o bakımdan şanslılar. Bir değil onlarca sanayi tesisi bulunuyor kentlerinde. Türkiye'nin petro-kimya üretiminin tamamını, demir çelik üretiminin yüzde 43'ünü, akaryakıt rafineri ürünlerinin ise yüzde 40'ını tek başına karşılıyor.
Ayrıca, Türkiye'nin tek gemi söküm bölgesi de Aliağa'da bulunuyor.
Bir çok bölgenin hayali olan, "Enerji Yatırım Bölgesi" olma durumu, Bakanlar Kurulu kararıyla 1977 yılında gerçekleştirilmiş. Aliağa'da ayrıca dünyanın ikinci büyük sıvılaştırılmış doğal gaz deposu da bulunuyor.
Bu kadar çok sanayi kuruluşuna sahip olan ilçenin ticaret hacmi de bir çok büyük ilin hayalinden geçiremeyecekleri düzeyde. 20 milyar doları aşmış durumda.

DENETİM İYİ YAPILMIYOR

Sanayi kuruluşu çok olunca "insan ve çevre sağlığı" açısından da şikayetler gırla gidiyor ve bana kadar geliyor.
Genellikle "çevre kirliliği" konusunda denetim yapılmadığı şikayeti var.
Hatta savcılık, "sanayi kuruluşlarının insan ve çevre sağlığını tehdit edecek düzeyde kirliliğe yol açtığı" iddialarına ilişkin olarak inceleme bile başlatmış. 2004 yılında Büyükşehir Belediyesi kapsamına alınan ilçenin belediyesi "denetim ve yaptırım yetkim" yok diyerek topu Büyükşehir Belediyesi'ne atıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ise "kirliliğin tespit edilerek cezaların kesildiğini" iddia ediyor.
Vatandaş ise hiçbirine inanmıyor. Kirliliğin boyutlarının her geçen gün arttığını söyleyen vatandaşlar, yapılan denetime de inanmıyorlar.
Yaygın kanı, Büyükşehir "çevre ölçüm cihazlarını kirliliğin en az olduğu yerlerde konuşlandırdı bu yüzden ölçüm yanlış çıkıyor" kanısı.
Halkın büyük bir bölümü buna inanıyor. Aliağa'da sadece hava ve çevre kirliliği şikayeti yok. Deniz kirliliği konusunda da yoğun şikayetler var. Aliağa'da bulunan gemi geri dönüşüm tesislerine sökülmek için getirilen gemilerden sızan atıkların denizi ve sahili kirlettiği iddia ediliyor. Denize sızan petrol türevi atıkların bütün bölgedeki suyu ve sahili kirlettiği de iddialar arasında.

GAZİEMİR DE ŞİKAYETÇİ
Gaziemir
'de yaşanan "çevre skandalı" ise çok daha vahim. Eski bir kurşun fabrikasının arazisi yıllardır içerisine gömülen radyoaktif atıkları kusmaya devam ediyormuş. Daha önce, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun (TAEK) talimatıyla, radyoaktivite tespit edilen bölgelerin üzerine 10 bin 200 ton toprak dökülmüş. Uzmanlar, "Bu yöntem kirliliği yalnızca göz önünden kaldırır" diyerek olaya tepki göstermişler ama yapılan iş arazinin çevresini dikenli telle çevirmekle kalmış.
Bakanlık, çareyi zehirli ve radyoaktif içeren maddelerin üzerine toprak atmakta bulmuş ama zehiri önleyememiş ki. Havaya yayılamayan zehir, başka noktalardan çıkıp yeraltı sularına ve dereye karışmış. Bu dere de önce Melez Çayı'na, oradan da İzmir Körfezi'ne dökülüyormuş.
Araziden alınan analiz suyunun sonuçları da korkutan cinsten. Analiz sonuçlarına göre, sızan sudaki ağır metaller kabul edilebilir seviyenin çok üzerinde. Özellikle kurşun, demir, çinko ve kadmiyum kabul edilebilir seviyelerin çok üzerinde tehlike saçıyormuş.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.