X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ÖZGÜR KAYNAR: Niyet hayır akıbet hayır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ÖZGÜR KAYNAR: Niyet hayır akıbet hayır

  • Giriş Tarihi: 13.4.2013

Türkiyemiz,vatan evlatlarının kanlarıyla sulanan dikenli yolda çırpınıp duruyor son 30 yıldır. Ne yaptıysak ya da yapamadıysak o dikenli yoldan bir türlü çıkamadık. Ama bu kez ufukta, kimilerine göre cılız, kimilerine göre hiç olmadığı kadar güçlü bir umut ışığı var. Bahar havasına barış şarkıları karıştı. Ümitliyiz ümitli olmasına da kafalardaki bulanıklık, hem bugünü hem de yarını flulaştırıyor. Hepimiz tarihi bir samimiyet imtihanından geçiyoruz. Acıyla dolu yakın geçmişin yüreklere yüklediği öfkenin etkisiyle birbirimize güvenmekte zorlanıyoruz.Bu yüzden Diyarbakır'daki Nevruz'dan akil adamlara olup biteni net göremiyor, çözüm sürecindeki kodları çözemiyoruz. İşte böyle bir dönemde İzmir, dikenli yoldan kurtuluşa kılavuzluk yapacak 2 önemli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Önce çarşamba gecesi Genç Bakış Programı, Gediz Üniversitesi'nden canlı yayınlandı.

ÜZÜM YİYECEKSEK
Abbas Güçlü, Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne ve Prof. Dr. Ümit Özdağ, bini aşkın Gedizli öğrenciyle birlikte 'Türklük' kavramını konuştu. Mesaj ve telefon yağmuruna tutan izleyiciler de sorularıyla katıldı, herkes görüşlerini aktardı. Bu hassas tanımlama, 'ayrıştırıcı mı, yoksa kucaklayıcı mı' sorusuna kilitlendi kaldı. Kişinin doğumuyla kucağında bulduğu kimliğinin, müzakere edilip edilemeyeceğine 2 saati aşkın süre yanıt arandı aslında. Memleketimizi cendereden çıkaracak asıl çözüm ise bir gün sonra konuşuldu. Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Hukuk Merkezi'nin gerçekleştirdiği 4'üncü İzmir Uluslararası Hukuk Kongresi, 'arabuluculuk' üzerineydi. Konu ilk bakışta hukuki görünse de sosyal tabanlı ve oldukça derindi. Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Arabuluculuk Kanunu'nun tam anlamıyla hala hayata geçememesi tartışılırken, uzlaşma kültürüne duyulan ihtiyaç da dile getirildi. Bozulan ilişkileri iyileştirip sürdürülebilir hale getirmenin formülü olarak arabuluculuk ve uzlaşabilmek gösterildi. Türkiye'nin önde gelen hukuk insanları, mahkemeleri dosyalardan kurtarmak, dava trafiğini hafifletmek için öngörülen Arabuluculuk Kanunu'nun önemini anlattıkça, çözüm sürecine de ışık tuttu. Bana göre işin temelinde ne kadar samimi, halis niyetli ve istekli olunduğu yatıyor. Amacımız üzüm yemekse, bu ülkede herkese çok üzüm var. Amacımız barış ve huzursa, bu ülkede adı geçen geçmeyen çok akil insan (arabulucu) var. Amacımız kardeşlikse, geçmişimizde bunun çok örneği var. Niyet hayırlı olunca, akıbet de hayırlı olurmuş. İyi niyet etrafında buluşulan güzel yarınlar dileğiyle...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.