X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYŞE KİLİMCİ: Ben erkeğim, kocam hanım!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYŞE KİLİMCİ: Ben erkeğim, kocam hanım!

  • Giriş Tarihi: 28.4.2013

Bu dünya ters mers bir dünya. Uyalım diye rolleri değiş tokuş ettik, hiç fena olmadı. Olmaz mı! Niye? Bal gibi olur, oldu netekim, biz yaptık, oldu. Modaya uymalık, yahut denişiklik için değil, mecburiyetten şekerim. Hiçbir hünerim yoktur, mateessüf, avrat hünerinden bahsediyorum, yok, şükür. İnan, her yokluğun bir safası var. Mahallede kimse iş istemez benden, ne dikiş, ne yemek, ne temizlik, şekerim, bende hüner mafiş... Fekat, siyaset hariç... Okuyup yazmasını tütüne giderken öğrendim, kursta. Annem her işi tuttu, aç kalmadık, safa da sürmedik, ilkin ben ona sığındım, sonra o bana. Eşrefpaşa'da bi evcik yaptık. Sırtımda çamur tenekesi taşıdım, ne diyorsun şekerim... Sonra işte bu geldi, benimki... O da Eshot'ta çalışırdı, olamadı bi şofer, yahut makinist, neyse tuttu bi işlerin ucundan, akşamları da sinemada gazoz satardı. Hiç mi gıkın çıkmaz be adam, çıkmadı... Ağız tadıyla kavga bile edemedik. Ellerin eri gibi vur kapıyı çek git kahveye, hayır, bu onu da yapmaz, alır eline gastesini, çıkar avluya, oturur bi kenara, okur, bilmece çözer... Okudu da ne oldu, ne hacı oldu ne hoca. Oğlanla kızı doğurduğumda evde oturmuşumdur, değilse, hiç... Ondan bana Yıldız Bey derler.

BÜTÜN PARTİLERE
Çocukları anam güttü, mektebe ellerinden tutup o götürdü. Akşam çocuklar acıkınca annem ilkin cıgarasını sarar, sonra döker zeytinyağını tabağa, banardılar ekmeği yağa, hadi bakalım yıkansın ağızlar, ayaklar, yallah yatağa... Ben meşgulüm elbet, partiye yazıldım, kadın kollarına. Bütün partilere... Altı Ok'tan başladık, Demirkırat'ta gittik, sonra Kırat'a yazıldık... En son Erbakan. En çok Demirel'in saltanatında safa sürdüm, saçımı kızıla o partideykene boyadım. Varyant'tan inerken, bayramlarda, kadın kolu olarak, soğuk permalı saçlarım, ojeli tırnaklarım, döpiyesimle esaslı kadın olurdum, bizim adam alkışlıyorsa, başımı çevirirdim. Yalnız okumam ağırdı, yazım kötüydü, amaaan, ne olacak güzel olsa? Di mi, nurol be şekerim, işte seni bundan severim. Anlamaz bu mahallenin cahilleri, denişik kadını da, esaslı kızı da hiç anlamaz, anlamayınca da bilmezden gelir... Eh şekerim, bu insanlar elbet benim adamı önünde mutfak önlüğüyle görünce, köfte yoğurduğunda, kahve pişirip getirdiğinde, taşlığı yıkadığında, ona da hanım dediler, Mıstaanım. Elin ağzı torba değil ki büzesin. Git git biz de alıştık, ben Yıldız Bey, o Mıstaanım, e n'oolmuş? Er olup da hiç bişeycik takınmadık, adam da doğurup dokumadı... Hem bu yeni zamanlarda her şey yalan be kız şekerim, adamlarda bütün numara dubara, en başta aşk meşk yalan, aşkı yandan dolanacaksın şekerim... Dünya olmuş dolaşık bi dünya, her numara adamlarda. Karılar da mecburen erkek, hem adamı adam ediyor, hem geçim ediyor. Şimdi karı olacağına dağda tilki ol, daha iyi kız şekerim, bak vallahi öyle, yeminle.

MECBURİYETTEN BEY

Var mı içimizde kurdumuz, kalbimizde bir nifak! Eee, size ne di mi ama! Adam geçim ehli, ben çemkiren cadaloz, onu hanım olmak pakladı, beni erkek olmak.Yoksa, iki çocuğu çeyiz sandığımda getirmedim, di mi şekerim! Kınada, düğünde, parti kadın kollarının vur patlasın çal oynasın eğlencelerinde göbek de attım, harmandalı da oynadım. Mıstaanım da pişirdi, taşırdı, düzledi, gazoz sattı, çok kızınca çıktı avluda bi köşeye oturup bulmacasını çözdü. Kızı hastaneye tıktım, oğlanı boyacı ettim. Damatlar hiç iyi çıkmadı. Birer çocuk sarıp başına gittiler. Gelin iyiydi, o da benden sıkıldı, ayrı eve çıktılar. Ne heves ederdim kız da gelin de hatun işi iskarpin giysinler, dekolte şıkırdım entariler taksınlar dallarına, yüz boyasınlar, saçlarını bigudiyle sarıp şekil versinler, tırnakları uzun, pembe ojeli olsun, ama, istemediler. Hadi ben mecburiyetten bey idim, kökten sürme değil, kadrolu bey idim, ya size n'oluyor, di mi şekerim! Aman bi de laf çıkarmışlar, af buyur hangimiz nerde yatarmışız döşekte?.. Cehalet bunlarda, edepsizlik bunlarda, size ne anacım, ha, size ne, kim nerdeyse nerde? Malum hikaye bilirsin, gerdeğe girmiş kız, açmış telefonu, "Anne kıız, demiş, ben üste oturdum, müjdeler olsun." "Ne olacak", demiş annesi, "Alta da düşsen, üstte de otursan, annesi şey edilen sen olacaksın, ömür boyu." Üstelik dünyanın her köşesinde bu böyle, di mi ama şekerim! Onun için, siz siz olun, o yutturmacalara, izdivaç destanına falan kulak asmayın. Korkmaz iseniz, adınızın sonuna bey'i ekleyin, yerse, kocanızın adının sonuna hanımı koyun.

ÇEKİRDEK ÇİTLEYİN
İşi mişi boşverin, ihale niye size kalıyor ki! "Yapmıyorum" deyin bakalım bi... "Ben de" deyin, "bana da" deyin. Çok isteyen kendi yapsın, pişirsin, taşırsın, düzlesin. Siz çekirdek çitleyin, gezmelere gidin, partilere yazılın, bayramlarda geçin, eri ölenin öğütçüsü, avradı ölenin ağıtçısı olun, valla daha kıymetli olursunuz. Ah ah, gün gelecek, devran dönecek, kadınlar adamlara dest-i izdivaç edecek. "Esasen bu izdivaç işi de şeyden tayyare ya", desen şimdi, dedi derler... Erkek olmak hakkımız, söke söke alırız. Alırız da ne halt ederiz? Sanki adamların başı göğe eriyor... İnsan olmak de sen ona, şekerim, insan olmak hakkımız, söke söke alırız. Al be kız, şekerim, hem hayatın tadını çıkar, hem bahtından gülmeyenlerin hakkını al. Bu dünyada da öte dünyada da karılar alacaklı, valla kız şekerim, heriflerinden de ana babalardan da, tövbe sözüme, Rabbimden de, bütün siyasi partilerden de... Sloganlardan, ihtilallerden, sımsıkı yönetimlerden de, evden de işten de, hep biz alacaklıyız. Valla öyle, kız şekerim... Kadınları alacaklı er'leri verecekli memleketi şeyederim ben... Bekle, ederim... 'Bende'niz yalnızca reca ederim, hörmet ederim. Erkek olmak da, adamdan sayılmak da kurtarmıyor, görüyorsun şekerim...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.