X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kaliteli süt, ancak kaliteli yemle olur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kaliteli süt, ancak kaliteli yemle olur

  • Giriş Tarihi: 30.4.2013

İzmir İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Özer Türer, sütte ve ette verim ile kalite için yeme önem verdiklerini söyledi, "Ege Üniversitesi ile yaptığımız iş birliği sayesinde kaliteyi ve bilimselliği sağladık, şimdi sıra yemi üreticinin ayağına götürmeye geldi" dedi

İzmir İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Özer Türer, süt toplama, yem ve kasaplık küçükbaş konularında attıkları adımlarla sektöre yön verdiklerini söyledi. Küçükbaş hayvanların tüketimi için kullanılan yemle ilgili çalışmalarının da sürdüğünü anlatan Türer, "Eskiden çoban dediğinizde, toplumda en düşük kesim aklınıza geliyordu. Bizim çobanlarımız bankaya giremiyordu, bir yere gidemiyordu. Şu anda bankaya gittiklerinde çay ısmarlıyorlar, oturtuyorlar sohbet ediyorlar" dedi.
Yemle ilgili çalışmalarınızı anlatır mısınız?
- Önce süt fiyatları ve süt toplama derken ardından yem çalışmalarına başladık. Koyun ve keçide yem alışkanlığı fazla değil. Bu yüzden fabrika yemi kültürü oluşmamış. Yani besin değerleri yüksek yem kullanmıyorlar. İnek yemi alarak hayvanlarını besliyorlar. Ege Üniversitesi ile protokol yaptık. Koyun ve keçide sütte, ette, yavru büyütmede beslenebileceği uygun şartlarda yem üretilmesini istedik. Ürittiler, eğitimlere başladık. Yem üretiliyor fakat yemin içindeki vitaminler, protein ve enerjiler laboratuvar şartlarında tutsa bile hayvan bunu yediğinde sindirim oranından tutmuyor. Örnek olarak bir kilogram ayçiceği yedirdiğinizde 34'e kadar proteini vardır. Hayvan bunun yüzde 60'ını ancak döndürebilir. Aynı protein oranında soya fasülyesi yedirdiğinizde yüzde 85-95'lerde verim alırsınız. Bunu gördük sahada.
Sektöre yeni standartlar mı getirdiniz?
- Mesela oğlak başlangıç büyütme yemi, keçi süt yemi, kuzu başlangıç büyütme yemi, kuzu besi yemi, koyun süt yemi... Bize yem vermek isteyen firmalara, "Bu standartlarda ürünler istiyoruz" dedik. Kabul edenlerle çalıştık. Denetimler de yapıyoruz. Sahada gözlemliyoruz. Her gelen kamyondan numune alıyoruz, analize veriyoruz. Parasını firma veriyor. Aldığımız numunelerde problem çıkarsa, parasını da cezasıyla firma ödüyor. Normalse parasını biz karşılıyoruz. Tüm İzmir'de bu sistemi kurduk. Yemi şubelerimizden, depolarımızdan dağıtım yapıyoruz. Ancak üyelerin isteği, adreslerine kadar teslim edilmesi. Türkiye'de koyun ve keçide bahsettiğim bu yem tipini kullanan sayısı çok az. Bunu kullandıklarında verimleri birebir artacaktır. Çünkü zaten az verim veriyor. Onun ötesinde ıslah gerekiyor.
Avrupa'da durum nasıl?
- Fransa keçide, Yunanistan koyunda lider. Biz Avrupa ve dünyada üçüncüyüz. Çin bizden almış keçiyi, 150 milyon adet üretmiş. Ancak süt sıfır. Bizim elimizde ivesi koyunları var. Güneydoğu Anadolu'da. Süt verimleri çok yüksek. İsrailliler almış, gitmişler Almanya'dan bir koyun ırkıyla çiftleştirmişler. Awasi diye bir ırk yaratmış, yıllık 450 litre süt elde etmişler. O koyun Türk koyunudur.
Tire Süt Kooperatifi'nin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Kooperatif Başkanı Mahmut (Eskiyörük) bey, bu işi başarıyor. Aslında yapılması gerekenler belli. Hayvancılık yapan üyeleri var. Slaj yetiştiriyorlar. Onu pazarladı. Tire Süt, tonaj tanımayan UHT süte girerse gerçekten iş yapar.
Şu anda pastorize üretiyorlar.
- Pastorize zor iş. AB ve ABD'de 25 gün ömür biçiyorlar. Bizde 7 gün neden? Sütü sağılırken sadece hayvanın memesini yıkamakla, dezenfekte etmekle süt sağlıklı olmuyor. İstediğin kadar tertemiz yap. Bunlar olmalı ama yine de sütte problem olabiliyor. Eğer siz hayvanın sağlığını tam kontrol etmezseniz sağlıklı süt alamazsınız. Bizde de iyi işletmeler var.
Süt toplamada soğuk zinciri nasıl sağladınız?
- Süt işinde de İZKA'yla bir proje yaptık. 26 tane süt soğutma tankı aldık. 13 de bizim vardı. Yine yetmedi. Kaymakamlıklar köylere hizmet adı altında süt soğutma merkezleri kurmuş. Fakat birçoğu çalışmıyor, kapısına kilit vurulmuş. Onları devraldık. Aylık kira ödüyoruz. Muhtarlıklar da bu işten para kazanıyor.
Sütteki pazar rakamlarını belirlemede önemli bir rol oynadınız.
- Sütte şu anda Birliğin fiyatı minimum fiyat oldu. O hale getirdik. 27 süt toplama aracımız var. Bu sayı koyun ve keçi için başka bir kurumda yoktur. Sütün yağını, kuru maddesini, antibiyotiğini içindeki diğer maddelere kadar, didik didik inceliyoruz. Süt analiz cihazlarımız var. Atmaca gibi. Sabahleyin giderler köylerden numune alırlar. Süt kalitesini tutturmak için çalışıyoruz. Bir olumsuzlukta bire 10 ceza kesiyoruz. Herkes kurala uyacak. Kurala uymayan diğerlerine de zarar veriyor. Bu saatten sonra çiftçinin tek yapacağı şey, hayvanına doğru bakmak olur. Doğru bakacak, iyi besleyecek. Gerisini Birlik yapıyor.

SÜT VERMEK ZORUNDALAR MI?
Tüm yetiştiriciler size sütlerini vermeye mecbur mu?
- Memnun kalmayana "Başkasına da verebilirsiniz" diyoruz. Birliğin amacı süt almak değil, üreticinin cebine bir kuruş daha fazlasının girmesini sağlamak.
Bu konuda ilginç olaylar yaşadınız mı?
- Dikili'de başımıza geldi. Bir mandıracı bizden önce gitmiş, kaymakamlıktan süt soğutma merkezlerini kiralamış. Çok güzel, kiralasın. Ama kapısına kilit vurulmuş. Bir gram süt koymamış içine. Biz kiralamayalım diye yapılmış bu. Ayıp etmiş. Kaymakamla konuştuk bir, iki derken şu anda 3 soğutma merkezi var. Bu işler organizasyon işi. Süt işinden sonra yem olayına 1.5 girebildim. Süt işinde sorunda yok. İyi gidiyoruz

Çobanın bilançosu oldu
Tire Süt Kooperatifi'ne İzmir Büyükşehir Belediyesi de ciddi destek verdi...
- Bize bu konuda destek sağlayan yok. Bu işe başladığımızda devlet desteği de yoktu. Ben 2008'de başkan oldum. Bunu siz üreticiyle aktaramadığınızda üretici yine yararlanamıyor bundan. Neden? Mandıralarda mutlak suretle makbuz alıyorlar. Eğer makbuzunu almaz bize getirmezse üreticiliğini ispatlamamış oluyor. Devlet desteğinden yararlanamıyor. Biz "Gramına kadar faturanızı alın" diyoruz. Biz aslında bir yerde insanları kayıt altına alıyoruz. Bankaların da işine geliyor. Üretici bankadan kredi istediğinde resmi olarak bilançosunu vermiş oluyoruz. Bunları yapmadan bu iş kurtulmazdı. Bu insanlar bugüne kadar hayvancılık üzerinden çok para kazanmışlar. Allah bin bereket versin desinler. Birazda köylümüz hayatını düzgün yaşasın. Çoban dediğiniz de, toplumda en düşük kesim aklınıza geliyor. Bizim çobanlarımız bankaya giremiyordu, bir yere gidemiyordu. Şu anda bankaya gittiklerinde çay ısmarlıyorlar, oturtuyorlar sohbet ediyorlar. Şuanda üreticilerimiz bu durumdan memnun. Önceden bu insanları dikkate alan yoktu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.