X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ADNAN GÜLERMAN: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ADNAN GÜLERMAN: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası

  • Giriş Tarihi: 20.5.2013

Bu köşede haftada bir yazmak bazı olayları geriden takip etmeye sebep oluyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından her yıl Mayıs ayının ilk haftasında düzenlenen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Haftası için de bu böyle oldu. Hafta bu yıl İzmir'de düzenlendi. Bunun özel bir anlamı var: 29 Ekim'de Cumhuriyetimizin ilanından tam 7 ay önce Cumhuriyetin ekonomik temellerini belirlemek amacı ile 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında bu kentte, İzmir İktisat Kongresi olarak da anılan Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Yani bu kongrenin toplanmasında bu yana tam 90 yıl geçmiş. Kongrede yazı başlığımızı ilgilendiren önemli kararlar da var. Burada öncelikle şu hususu belirtmek isterim. Daha 7 ay öncesinden Cumhuriyetin ilan edilebileceğine o denli inanılmış ki, devletin ekonomik temellerinin ne olacağının belirleneceği geniş katılımlı bir kongre yapılmış. Bu kongrenin 90 yıl önce neden İstanbul veya Ankara'da toplanmadığı meselesine gelince, aslında o günün şartlarında Anadolu'nun dört bucağından İzmir'e ulaşmak hiç de kolay değildi. Ama, 9 Eylül'de İzmir'in geri alınmış olması tam bağımsızlığımıza kavuşmamızın bir sembolüydü. Dikkati çeken bir husus Kongre'de alınan kararların hemen tamamının, yeri ve sırası geldikçe hayata geçirilmiş olmasıdır. Bu yazımızda amacımız Kongre'de alınan bütün kararları gözden geçirmek değil işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili olanları ele almaktır. Kongrenin açılış konuşmasında Gazi Mustafa Kemal'in konumuz ile ilgili sözleri dikkat çekicidir: "Milletimiz artık bir halk devrinin başlangıcını kurdu. Bence halk devrimi, iktisat devrimi ile anlatılır. Bizim halkımızın çıkarları birbirinden ayrılır sınıflar halinde değil, aksine varlıklarının ve çabalarının bir araya getirilmesi gerekli ve birbirine yardımcı sınıflardan ibarettir. " Bu esas görüşle başlayan Kongrede konumuzla ilgili alınan kararlardan bazıları da şunlardır: -İşçilere sendika kurma ve grev yapma hakkının verilmesi, - Asgari ücret esasının getirilmesi, -Kaza ve yaşlılık sigortasının uygulanması, -Ücretli yıllık izin uygulamasının başlatılması, -Çalışma şartlarının iyileştirilmesi, -Ülkede açılacak bütün işlerin Türk işçilere verilmesi, -Hastalanan işçilere üç aya kadar tam gündelik verilmesi, -Amele yerine işçi denilmesi, -Kadın işçilere doğum öncesi ve sonrası 8 hafta izin verilmesi. Bu kararların tamamının hemen uygulanmasının imkansızlığından, gelişmelere uygun olarak devreye zamanla sokulmuşlardır.

İNCELEMEDE GÖRDÜĞÜM
Bu işin başlangıcının İzmir olmasına, aradan 90 yıl geçmesine ve Avrupa Birliğinde iş kazasında ölüm oranı 100 bin işçide 1-2 olmasına karşılık bizde hala 8-9 arasındadır. Üstelik İzmir'de sanayileşme açısından bazı illerimizden daha geri sıralarda olduğu halde iş kazaları yönünden ikinci sırada bulunmaktadır. Bu hususu görüştüğüm kimseler İzmir'in göç alan bir il olduğunu söyledilerse de, göç olayının öteki illerde de bulunması bu mazereti geçerli kılmamaktadır. Bir süre önce Bornova'daki büyük bir sanayi kuruluşunda yaptığım inceleme sırasında, atölyelerde dolaşırken bana da baret giydirmişlerdi. Makinelerin altına giren, ama başında bareti olmayan bir işçiye "Sen neden baretini giymemişsin?" diye sorduğumda "Sıkılıyorum abi" diye cevap vermişti. Doğrudur, ilk sıralarda baret giymek sıkıcı gelebilir, zamanla alışkanlık kazanılır. Şu unutulmamalı ki uğranılan iş kazası hem kazaya uğrayana, hem işletmeye, hem milli ekonomiye zarar vereceği gibi, iş kazasını gören öteki çalışanlarda da moral bozukluğu sebebiyle bir süre verim düşüşü yaşatır. Üstelik, iş kazasının yüksek olduğu işletmeler adı çıktıkları için çalışan bulmakta sıkıntı çekecekleri gibi, mevcut çalışanlar da daha güvenli bir iş yeri bulabilmek için kendileri içeride, akılları dışarıda olacaktır. İş kazasız ve meslek hastalıksız bir çalışma hayatı dileğiyle.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.