X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Can AKSIN: "4'üncü Cemre" Ayvalık'a düştü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Can AKSIN: "4'üncü Cemre" Ayvalık'a düştü

  • Giriş Tarihi: 25.5.2013

Ayvalık'ın tanınmış iş adamlarından, Abis Bilgisayar'ın ortaklarından Hasan Şalmanlı facebook sayfasında şöyle yazmış: "4'üncü Cemre düştü.
Ayvalık'ta kaldırıma düşen 4'üncü Cemre ile yaz sezonuna kesin olarak girildiği bildirildi."
Sadece bu yorumu yapıp bırakmamış, bir de fotoğraf paylaşmış. Fotoğrafta Caterpiller bir iş makinesi, 06 tabir edilen bölgede kaldırımları sökerken görülüyor.
Doğal olarak yol daralmış, trafik biraz sıkışmış. Hasan Şalmanlı'ya destek yorumları da gelmiş. Örneğin Sabahattin Peker, şöyle yorum yapmış: "Evet, bu cemre Caterpiller isimli ve Ayvalık'ın özel cemresidir. Yazın başladığının ispatıdır. Espridir ama gerçektir."
Vural Sineması
ise yorumu biraz eleştrisel yapmış: "Yerli ve gelen misafirlere çile çektirmeye bayılır Başkan. Yaptığı da iş olsa bari." Önümüzdeki yıl yerel seçimler var. Belediyeler kendilerini, gösterme yarışına girecekler.
Halkta, "çalışılıyor" izlenimi bırakacaklar.
Vatandaş bu durumu görüyor ve olaya "şık" esprilerle yaklaşıyor. Hazır yazıya esprilerle başlamışken, şu Cumartesi günü, ben, hem "başkan adaylarına" hem de sizlere bazı öğütlerde bulunacağım ve bir de "ders veren bir hikaye" anlatacağım. 1- Büyük aşklar ve büyük başarıların, "büyük risk" taşıdığını hesaba katın. 2- Kaybettiğinizde, aldığınız dersi de kaybetmeyin. 3- Üç 'S'yi hep uygulayın: Saygı, kendiniz için, Saygı, başkaları için ve Sorumluluk, tüm davranışlarınız için. 4- İstediğinizi alamamanızın bazen ne kadar büyük bir şans olduğunu hatırlayın. 5- Kuralları iyi öğrenin ki, onları düzgün bir şekilde ihlal etmemeyi bilesiniz. 6- Küçük bir aksaklığın, büyük bir arkadaşlığı yaralamasına izin vermeyin. 7- Hata yaptığınızı anladığınız zaman, düzeltmek için derhal gerekli adımları atın. 8- Biraz yalnız zaman harcayın. 9- Kollarınızı değişime açın, ama değerlerinizin kaybolup gitmesine izin vermeyin. 10- Sessizliğin bazen en iyi yanıt olduğunu hatırlayın. 11- İyi ve şerefli bir hayat yaşayın.
Yaşlandığınızda ve dönüp geçmişinize baktığınızda, ikinci kez keyif alın.
12- Sevgi dolu bir ev, hayatinizin temelidir.
Sakin, düzenli bir ev yaratmak için elinizden gelen her şeyi yapın. 13- Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde, sadece mevcut durumla ilgilenin, geçmişi getirmeyin. 14- Bilginizi paylaşın. Bu ölümsüzlüğe giden yoldur. 15- Dünyaya ve herkese karşı nazik olun. 16- Yılda bir kez, daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin. 17- En iyi ilişkinin, birbirinize karşı duyduğunuz aşkın, birbirinize olan ihtiyaçtan daha fazlalaştığı zaman olduğunu hatırlayın. 18- Sevgiye ve yemek pişirmeye, sonuçlarını hiç düşünmeden girişin.
Bu kadar ahkam kestikten sonra şimdi de güzel bir fıkra dersi ile yazıyı bitirelim. Ateist bir adam, bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp, mest oluyormuş.
Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta, ayının daha yaklaşmış olduğunu fark ediyormuş.
Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış. Tam vurmaya hazırlanırken adam "Allah'ım" diye bağırmış.
Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş. Birden orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerinde parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses: "Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun?
Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"
demiş. Adam utanç içinde, "Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki ayıyı dindar yapabilirsiniz.
O zaman acır bana, yemez beni."
demiş. Ses, "Peki" diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş. Nehir tekrar akmaya başlamış. Her şey eski haline dönmüş.
Ayı kaldırmış olduğu pençesini adamın beynine indirmiş. Sonra iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve duaya başlamış: "Allah'ım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdiğin nimetlere."