X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYTEN DİRİER: Dilimin sınırı evrensel
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYTEN DİRİER: Dilimin sınırı evrensel

  • Giriş Tarihi: 7.6.2013

Tohumların ilk saçıldığı yerde üç gün süren 11. Türkçe Olimpiyatları Kültür Şöleni, 21. asır başlarında hüzmeleri süzülen yeni bir çağın sabahı gibiydi... Dil insanları yakınlaştırır, uzaklarla köprü kurar. İzmir Kültürpark'ı çiçek bahçesine döndüren, Dünyanın beş kıtasından 140 ülkeden gelen elvan elvan 1000 gencin dilimizle konuşmaları, unuttuğumuz bazı değerleri hatırlatmaları bize mutluluk verdi, projenin mimarlarının değerini katmerlendirdi. 1990'lı yıllarda özgürlüğüne kavuşan ata ocağının en uzak köşelerine giden öğretmen arkadaşlara hüzün yüklü bir gıptayla bakardım. Küllenmiş milli ruhların alazlanmasını sağlayan fedakar öğretmenlerimiz, dünya barışı için gül esintisiyle beş kıtaya yayıldıklarında, Huntington'ın "Medeniyetler Çatışması"nı çatırdatacaklarından emindim. Barış çabaları hala yakın coğrafyamızda dinamitlense de, Türkçe'nin sağladığı Kültür Şöleni'nin er geç her yanı saracağı kesin. Aynı dili konuşan bu gençlerin, ülkeler arası ilişkilerin düzelmesine katkıda bulunup, dünya barışını sağlayacaklarına inanıyorum... Eskiden Tuna boylarından Çin Seddi'ne uzanan coğrafyada dolaşanlar, aynı dilin farklı lehçeleriyle karşılaşsa da, zorlanmadan birbirini anlayabiliyordu. Şimdiyse dünyanın her yerinde Türkçeyi musiki ahengiyle duymak insana coşku veriyor.

FUAR RUHU GERİ GELDİ

Kültür Şöleni aynı zamanda, yıllardır dinamizmini yitiren İzmir Fuarı'nın 1970'lerdeki evrensel ruhunu diriltti. Ülke stantlarını dolaşırken o yılları yaşar gibi oldum. Ata ocağı standlarında dolaşırken, unuttuğumuz nice değerle karşılaşmak çok duygulandırdı. Özenle tasarlanan can Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan stantlarında geçmişle iç içeydim. Ulu Türk büyükleri heykellerine bakarken, binlerce yıl ötesine uzanan şanlı mazimiz resmi geçitte gibiydi. Mardin'e özgü bildiğim yaz aylarında avlu veya damda ailece üzerinde yattığımız tahtın, Türkmenistan standında tapcan adıyla karşıma çıkması, kökenin çok eski bir halkasını yakalamanın yaşattığı sevinci anlatmak zor. Moğolistan standında merakla aradığımı bulamayınca, Moğol gence "Orhun Abideleri nerede?" diye sorduğumda, önce şaşırdı. "Bilge Kağan..." deyince hemen anladı. Kapının girişindeki kalabalıktan göremediğim anıtı gösterdi. Elim, Göktürk alfabesiyle yazılmış, şölenin ruhunu yansıtan Türkçe'nin bengü (ölümsüz) anıtı üzerindeki kelimelerde dolaşırken; zihnimde Bilge Kağan, Kültigin, Tonyokuk'un vasiyetleri canlandı. Tanrı dağlarından Akdeniz'e uzanan sonsuz koşu, Viyana önlerinde duran nal sesleri ve geri çekiliş asırları devire devire İzmir rıhtımında durdu.

SÖKEn ŞAFAK

Afrika standında tamtam sesleri eşliğinde ülkelerin naif stantlarında dolaşırken, varlık içinde yokluk çeken bahtsız insanların şafağının sökmekte olduğunu anladım. Az ve özle yetinen, güzel gözlerinde hüzün, inci dişlerinde çağıl çağıl Türkçe akan, bindallı ve efe giysili gençlerin ilerde bencil sömürgecilere "yeter!" diyerek kaderlerini değiştireceklerini hayal ederken; Atatürk'ün 1933'te sabaha karşı Mısır elçiliğinde söylediklerini hatırladım: "Bugün sabahın ağardığını nasıl görüyorsam, ilerde bütün Doğu uluslarının da uyanışını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve özgürlüğüne kavuşacak olan çok kardeş ulus vardır... Bütün güçlüklere ve engellemelere rağmen galip çıkacaklar ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerine uluslar arasında hiçbir renk, din ve dil ayrımı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği egemen olacaktır." 3. binyılı (milenyum) barış misyonuyla başlatan özel gençler; sizlerle tanışmak, konuşmak çok güzeldi. Size emek vererek dilimizi evrenselleştiren, Atatürk'ün hayalini gerçekleştirenlerle alnınızdan öpüldünüz... Kültürparkı çınlatan türkü, şarkı ve oyunlarınızla yine bekleriz! Kültür Şölenimiz daim olsun...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.