Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ayşe KİLİMCİ: Hayat güzel be...

Giriş Tarihi: 9.6.2013
Huuu ey insanlar, Biz dünyanın yüzünden geçeli epeydir, nassısınız hepiniz?
İyi olun iyi.
Bizim Dere sokağının orada otobos firması vardı, hani şu güreşçi, neydi ya onun adı?
Hatırlarım birazdan, herneyise işte, o yazıhaneye takılırdık biz Haratilerin Memet'le. Karadut üstadı kendisi, idi demem lazım, evet, bizden on yıl falan sonra o da geçti sınırı.
Fotografi aldırmışız, kahveci Giritli Mıstfa, ben, bi de Memet usta. Üçümüzün de başında kasket, ben ters takmışım niyeyse!
Dünya güzel, hayat güzel be... Yaşaması zor, evet, hakkınız var, sanki ölmek kolay mı! Sır bir alemden gelip yaşıyorsun madem, insan gibi yaşa, çirkinleşme... Bize mübadeleyle giden Niko beylerin bağını verdiler Karabağlar'da. O vakit adı öyle değil idi, bizden sebep öyle söylendi. Vardı büyükçe bağ, zeytinlik, bitişik parseli de ben aldım, kuşağımdaki liralarla. Çok çalıştık, bilmem o kadar çalışmalı mıydık!Nenem vardı, gören bilen Aişe derler idi, nasıl görürdü, hayret... Alışmış kendi, görmeye, işitmeye, biz de alıştık giderek, her şeye alışıyor insan dediğin. Bir gün oturuyoruz, bağ dediğim de 400 dönüm ha.
Bağkulesinin önündeyiz, delmemişiz yeşil çayı, siyah çayla beraber, şekeriyle kaynatıyor, maltızda, anam, ıtırı koparmış saksıdan, koymuş çaya. Bi yanda, bakır tabakta yerfıstığı kavruluyor.
Tam en safalı yerinde, dikti bu gözlerini kuyudan taraf, bakıyor dikkatle, tamam dedik, gene gördü... Baktı böyle beş dakka falan, sonra çıkardı koynundan mendilini, sildi gözlerini. Dedik "Nedir?" "Ney değil?" dedi. "Zulüm görmüşler be yavrum, ağlıyorlar habire, öldürmüş düşmanları, doldurmuşlar kuyuya." "Hangi kuyuya? Sakın bizim bağın kuyusuna?.."
Sustu, derin derin baktı, anlatmadı ötesini. Ne zaman gelirdiyseler, kalkınırdı yüreciği gören bilen Aişenin. Böyle işte, dünya aynı dünya, yaşamak güzel, ama, çeker bazıları herkesin yükünü, şaşarım, neden?

ŞANIN KALSA...
Kimin kalburu delik değil?
Herkesin... Kimin ciğerinde hicran lekesi yok, var hepimizin. Ömür bir selli yağmur, geliyor hışmınan, yağıyor, toprak suyu emiyor, sel gidiyor, kum kalıyor. Sen hayata saygılıysan, şanın kalıyor. Bunun parayınan pulunan, bahtınan ilgisi yok, sahiden yok. Terbiye lazım, terbiye. Akıl içün de evin içün de, evladü ayal, elindeki hüner içün de... N'oldu, büyük kızı okutmadık, dikişe yolladık, dedik okusun gelmiş geçmiş atasına bi Fatihacık, hocaya saldık.
N'ooldu? Oğlan hekim olacağıdı, bıraktı, babası batınca, ekmeğin derdine düştü.
Üç ay kursa yazılıp, oldu pırpırlı...
Ama harp zamanı ak un getirdi eve. Öteki öğretmen okuluna gitti, son numara çekti gitti, meçhule...
Gün geldi, hepsi elinde mesleği, cüzdanda nikahıyla dönüp geldi, el öptü.
Konu komşu bizim gibi şanslı değildi, onlarınkiler dönmedi. Baht dediğin memleketine benzer, ne vakit yaşadığına, kimin karnına düştüğüne benzer... Helal lokma ye, elinin hünerini ye, helal süt emmişe düş, dünya zenginisin.

AAAA

Ha, bilirim, geldiler benim çalıştığım yere. Sigorta yeni icadolmuş idi, dediler şikayet et patronu, emeğini söke söke al... Töbe dedim, ekmeğini yediğim yer, töbe yapmam.
Sonra neler icadoldu, bilsen, sigorta, emeklilik, örfi idare, ihtilaller hep sonradan icadoldu. Ama gördüm ki, iki insanın arası en yakın mesafe hem de en uzak...
Aşk bile icadoldu, biz bilirdik maillik, gönlün kaynamasa da, kaynar zamanla, erkekte aranmaz güzellik, erkek erkektir. Bizim devirlerde erkek kıttı, eh şimdi bolarmış, alırız haberini, alırız ya neye yarar! Gene ortada yok erkek, harp devrinden beter. Kadınların gözünün yaşı dinmez, üstelik bizimkiler koca safası sürerdi, ama az, ama çok, şimdi erkekler sürüyormuş hatun safasın, bahusus kıymet bilmeden...
Ben severidim rahmetliyi.
O pek sevmezdi bu fakiri, bilirdim. Eh, aşk denen marifette biri kenar gezer, diğeri ardında koşar, bizde tersiydi, bu da bir kader.
Sayardı beni ya, ben onu baş üstünde gezdirirdim, ikisi başka şeyler. Sabah erken uyanırdım, ezanla, git namaza dön evine, aç radyoyu, bilirdim çata pata üç dört lisan, arardım lambalı radyoda civelek şarkılar. Vakta ki hatunum nargilemin suyuna birkaç yasemin çiçeği atar, hah derdim, az soluklanıp gidecek sevmek dediğin, olsun ama, geldi ya...

ÖMRÜ ARAYA VERME
Ömrün kıymetini bilin.
Bak, o fotografide ne yasemin çiçekleri var, ne bulduğum istasyonlardaki güzelim
şarkılar, ne ağı
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Ayşe KİLİMCİ: Hayat güzel be...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz