X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hülya DİNÇEL: Sokak sanatına destek!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hülya DİNÇEL: Sokak sanatına destek!

  • Giriş Tarihi: 15.6.2013

Sevgili okurlarım sokak sanatına destek için yazdığım yazı bir okuyucu mektubu ile sonlanıyordu.
Ancak yazının yayınlandığı gün yer olmadığı için okur mektubunu bugün ele aldık. dikkatlerinize sevgiyle sunuyorum. Sevgili Can der ki; Merhaba Hülya Hanım; Ben sizin sürekli takip eden okuyucunuzum.
Öncelikle merhabalar Hülya hanım. Adım Can Uzunkök. Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü'nde okuyorum.
Bu yıl benim ve arkadaşlamın İzmir'deki ilk yılı. Biz üç arkadaş Ankarada iken Dokuz Eylül Üniversitesi'ni hedefledik çalıştık, kazandık ve geldik. Şanslıydık, ama hiç bilmediğimiz bir yerde tek başımıza mücadele etmemiz oldukça güç olacaktı.
Bildiğiniz üzere biz sokak sanatçılığı yapıyoruz. Buna nasıl başladığımızı size anlatmak isterim.
Ankara Kızılay'da ben ve gitarist arkadaşım Yasin gezerken kendisini Youtube'daki videolardan tanıdığımız sokak sanatçısı Koray Avcı'ya rastladık. İnsanları etrafına toplamış sanatını icra edip herkesi eğlendiriyordu.
Ben de hemen Yasine bakıp kardeşim bunu biz de yapabiliriz dedim. Ben sesime Yasin de gitarına güveniyordu. Bir haftasonu Koray Avcı'nın o gün bulunduğu yere biz geçtik ve söylemeye başladık.
Utanıyorduk, insanlar daha tam alışamamıştı bunlara. Bir süre sonra bazı kişilerin bizi videoya çektiğini farkettik. Bizim istediğimiz şey de tam buydu. Birilerini mutlu edebilmek, beraberce toplum olarak eğlenebilmek.
Hem bizim üstümüzdeki sınav stresini atmış hem de insanların sıkıntılarından biran olsun onları uzaklaştırabilmiştik. Bu iş tam bizlikti.
Üniversiteyi kazanıp buraya geldiğimizde buradaki insanların sıcak kanlı ve içten olması bizim bu işi burada daha kolay ve daha keyifli yapabileceğimiz anlamına geliyordu. Bir diğer ev arkadaşım ve yine Ankaradan tanıdığım Çağatay ise darbuka çalabiliyordu.
İlk iş olarak gidip O'na bir darbuka aldık ve Konak Meydanı'nda Akbank'ın önünde çalıp söylemeye başladık. Halk sıcakkanlıydı bizi çok güzel dinlediler. Sonra grubumuzda bir de üflemeli çalgı çalabilen biri olmasını istedik ve yine okuldan arkadaşımız Sinan'ı yan flüt çalmak üzere ekibimize dahil ettik. Artık her şey daha güzeldi. İnsanlar çok hoşlanmıştı üflemeli çalgıdan. Sinan'ın da gelmesiyle beraber vapurda ve metroda çalmaya başladık. İnsanlar burada umduğumuzdan daha çok eğlendi. Bir güvenlik görevlisi gelip bizi susturuncaya kadar bu bizi çok mutlu etmişti. Dinleyenler ve biz çok üzülmüştük. İnsanlar tepki gösterdiler güvenlik görevlisine... Ama onlar da işini yapıyor sonuçta bir şey diyemiyoruz. O günden sonra sadece sokakta olmak kaydıyla çalmaya devam ettik. Bizim insanlardan herhangi bir beklentimiz yok, yüzlerindeki gülümseme hem bizim hevesimiz hem de özgüvenimiz açısından gerçekten çok önemli. Belediye biz ve bizim gibi sokak sanatçılarına biraz daha sahip çıkabilir diye düşünüyorum.
Belediyenin sanatsal aktivitelerinde görevlendirilebiliriz. Metrolarda, vapurlarda, sokaklarda böyle güzel aktiviteleri herkesten görmek isteriz.
İnanın böyle aktiviteler toplumun huzuru açısından çok önemli. İlginiz için teşekkürler. Saygılarımla.
Okuyucunuz
Can Uzunkök İletişim: 0507- 2700632

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.