Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Art Academy'nin mükemmel üçlüsü

Giriş Tarihi: 19.6.2013

Art Academy İzmir, sanatın estetik ve entelektüel hazzını bir nebze daha yaşamak ve yaşatmak için kuruldu. 3 yıldır sanatın birçok dalında profesyonel bir kadro ile hizmet vermeye devam ediyor

Art Academy İzmir'in tiyatro sanatçısı olan sahipleri Özgür Başkaya, Özlem Başkaya kardeşler ve Fatih Paşalı ile söyleşim sizlerle.
Özlem Hanım öncelikle ilk sizden başlayalım! Oyunculuğa ilk ne zaman nasıl merak sardınız?
Küçükken tiyatroya az merakımın olduğunu şimdilerde daha iyi anlıyorum. Abim Özgür'ün bir tiyatrosu vardı ve orada bana uygun bir rol verdi. Tamamen tesadüfen oyunu okudum ve çok beğendiler. Böyle çok alakasız bir biçimde iyatro serüvenim başladı.
Özgür Bey siz ilk olarak nerede eğitim aldınız?
Ankara Üniversitesi'nde Tiyatro Bölümü'nde okudum. Daha sonra drama üzerine yüksek lisans yaptım. O yıllardan beri tiyatro ile içiçeyiz, devam ediyoruz.
Özlem Hanım sanki oyunculuğu biraz abinizden örnek almışsınız...
Özlem Başkaya:
Yönlendirmeden bu iş olmaz zaten. O da ortaokulda Fransızca öğretmeninin, hadi okulda tiyatro yapalım demesi ile başladı bu işe. Ailemiz de hep destek oldu. Özgür şimdilerde yönetmenlik yapıyor. Zaten bu anlamda çok ta yetenekli.
Özgür Başkaya: Benim için tiyatro bir bütün oldu. Yani hani tiyatro yönetmenliği de yaptım, ışıkcılık da yaptım, oyunculuk da yaptım. Tiyatronun bütün dallarıyla birebir ilgilendim.
Fatih Bey sizi tanıyalım şimdi?
İzmirliyim. Benim oyuncu olmamın sebebi zannediyorum Metin Akpınar'dır. Her yıl Metin Akpınar Fuar'a gelirdi ve babam bizi alıp mutlaka her oyuna götürürdü. Yani bilinçaltında o kalmış ki bir anda bu dışa vurdu.
Hepinize sormak istiyorum tiyatro oyunculuğu mu, televizyon oyunculuğu mu?
Ben hemen cevap vereyim kendi adıma kesinlikle tiyatro! Neden derseniz çünkü ben kendi işim olarak en çok onu hissediyorum. Televizyonda da iş yaptım ama tiyatro başka birşey, bir sanat dalı ama dizi televizyon için yapılan işler çok popülere dönük, kalıcı değil, bir süre sonra kayboluyor.
Özlem Hanım sizin için?
Ben seviyorum televizyonu, sinemada yapıyorum. "Benim İçin Üzülme" diye bir dizi çekiyoruz. Orada sette olmayı seviyorum. Hayatımın bundan sonraki kısmında sinema filmi üzerinde çalışmayı düşünüyorum ama tiyatronun yeri ayrı.
Sizin için zor değil mi İzmir'de olmak ve işin bütünüyle ilgilenmek?
Özgür Başkaya:
Benim için İzmir'de olmak pek de kolay değil. Aslında Ankara'da yaşamaya devam ediyorum. İzmir'e haftada 4 gün ders vermek için geliyorum. Ankara'da özel bir tiyatronun yönetmenliğini yapıyorum. Yani son 14 aydır gittiğim başka iller de dahil haftada 2 kere uçağa biniyorum.
"Muhteşem Yüzyıl" ekibinde olmak neler size ne hissettirdi?
Fatih Paşalı:
Bir kere "Muhteşem Yüzyıl" ekibi de "Suskunlar" ekibi de zaten aynı şirkete, aynı yapımcıya ait TİMS'deydi. Bilinçli olarak sete girer girmez kaliteyi hemen anlıyorsunuz. Işıkcısı, yönetmeni, oyuncusu yani çaycısı, makyözü hiç fark etmez Türkiye'de işinde en iyi kim varsa o sette onlar var.
Art Academy İzmir'i kurma amacınız tam olarak neydi?
Nasıl buluştunuz, aynı noktaya nasıl geldiniz?
Özlem Başkaya:
Çok eskiden beri, böyle küçücük sanat merkezimiz olsun, sanatla ilgili bir yere ait olduğum, ait olduğumu hissedeceğim bir yer hep hayal etmiştim. Devlet Sanatçısı olarak İzmir'e tayin oldum.İzmir'e gelince sanat eğitmenliği açısından bir açık olduğunu düşündüm. Kendimce bakındım ve güzel yerler var ama bizim planladığımız şekilde yürüyecek bir sanat akademisi olmadığını gördüm. Çünkü biz burada gerçekten hem akademik, hem sanatsal estetik olarak en yüksek noktada tutabilceğimiz bir yer hayal ettik. Birlikte çalıştığım abim ve Fatih Paşalı ile aynı kafa yapısındaydık. Sanatı ticaretten ayırmak çok zordur. Biz sanatı esas alarak gelen ögrencilere en iyiyi anlatmaya çalışarak Milli Eğitim Bakanlığı'ndan izinli bir okul kurduk.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Art Academy'nin mükemmel üçlüsü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz