X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Can AKSIN: Sorunlara neşter vurma zamanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Can AKSIN: Sorunlara neşter vurma zamanı

  • Giriş Tarihi: 22.6.2013

Ayvalık'la yakından temas kurduğum yıl 1985 yılıydı.
Biz Sabah Gazetesi'ni çıkaralı bir yıl olmuştu.
Rahmetli Ceynur Karagözoğlu da bizim Sabah Gazetesi'nin, Yeni Asır'ın ve grubun, Kuzey Ege temsilcisi idi. Onun sayesinde Ayvalık'la yakından tanıştım ve sevdim.
Ev aldım, her yaz Ayvalık'a tatile geldim. Eşimin vefatından sonra da Ayvalık'a gelip tamamen yerleştim.
Yani 5 yıldır "tam Ayvalıklı" oldum.
Demek ki Ayvalık'la tanışalı 28 yıl olmuş. 28 yıl demek neredeyse bir hayat demek. "Bu 28 yılda değişen ne oldu?" diye geriye bakınca öyle ahım şahım, sorunları çözen bir değişiklik göremiyorum. "Pis koku" yine devam ediyor. Lodosta, yağmurlu havalarda mazgalların dolması, etrafı su basması devam ediyor.
Sağlıksız trafik devam ediyor. Ayvalık dışından gelenlerin, Ayvalık için yaptıkları ise mahkemelerde sürünüyor. Örneğin Ay Işığı Manastırı...
Yazılarımda Ayvalık için güzel bir şey yazdığımda, övgü de alıyorum, yergi de. Yani "yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal" örneği, kimi beğeniyor, kimi beğenmiyor.
Ben, Karadeniz'in Ordu kentindenim ama çok uzun yıllar İstanbul'da yaşadım. Bacanağım Kenan Sönmez ve eşlerimizle birlikte bir Karadeniz seyahatine çıktık ve benim köyüm olan Turnasuyu Köyü'nde ırmağın kenarında bir kahveye oturduk.
Kahve tıklım tıklım doluydu.
Köylülerin kimi aznif, kimi iskambil oynuyordu.
Aşağıda ırmağın kenarında ise köylü kadınlar, sırtlarında sepetlere taş doldurup bir yerlere taşıyorlardı. Benim garibime gitmişti, "Beyler, siz burada oyun oynuyorsunuz, hanımlar taş topluyor.
Gidip Yardım etsenize"
dedim. İçlerinden biri gülerek, "Biz lazık, çalışmazık, hanımlar çalışır biz yerik" dedi.
Gerçekten de Karadeniz'de kadınlar çalışır erkekler oturur. Ayvalık'ta da deniz kenarındaki kahvelerde, ahbap dost toplantılarında hep şikayet edilir ama "çözüm nedir?" diye arayan araştıran olmaz. Çözüm getirenleri ise bir çırpıda yerin dibine sokmak, aslanlara yem yapmak mümkündür.
Son olarak, Küçükköy Belediye Başkanı Mesut Ergin'in, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü ile başlattığı "çevre incelemesi" de yoğun bir şekilde tartışılan bir konu oldu.

BAHANE BULUNMASIN

Genç bir belediye başkanı, 50 yıldır tartışılan ama çözümü için bir adım bile atılmayan sorunların nasıl çözülebileceğinin ortaya çıkması için bir çalışma başlatıyor. Bu çalışmaya destek verileceğine, eleştirmek için bin bahane bulunuyor. Bir "tu kaka" demedikleri kalıyor.
Ben yine de, Ayvalık için "çok hayırlı" sonuçlar doğuracak olan bu çalışmadan son bilgileri vereyim. Başkanı Mesut Ergin'in, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü ile başlattığı "çevre incelemesinin" ilk aşamasının tamamlanmasının ardından yapılan çalıştayın sonuç bildirgesi de belli oldu. Balıkesir Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi'nden öğretim üyeleri ile yerel ilgili uzmanlar tarafından gerçekleştirilen çalıştayda özellikle şu konuların gerçekleştirilmesi önerildi.
1- İç körfeze yapılan kirlilik kaynaklarının kesilmesi için tüm iç körfezi kapsayan bir toplama kolektörü (kanalizasyon) yapılması.
2- Kanalizasyon sistemini takiben ileri arıtma sağlayan (azot fosfor gibi parametreleri gideren) uygun kapasiteli bir Atıksu Arıtma Tesisi yapılması.
3- Atıksu Arıtma Tesisi çıkış suyunun iç deniz yerine mümkünse dış denize deşarjı (derin deniz deşarjı) ile veya geri kullanım seçeneklerinin irdelenmesi.
4- Körfezde su yenilenmesinin (sirkülasyonun) artırılmasına yönelik tedbirler alınması.
Bununla ilgili olarak, Lale Adası Gönül Yolu'nun köprüye dönüştürülerek yeni bir sirkülasyon yolu açılması ya da Sarımsaklı Denizi ile Küçükköy Körfezi arasında bir kanal açılması seçenekleri de gündeme getirilmelidir.
İşte 50 yıldır tartışılan konulara getirilen "bilimsel" çözüm.
Şimdi bir araya gelip bu sorunları ortadan kaldıracak yolları mı arayalım, yoksa "Böyle çözüm olmaz" diyerek işi yokuşa mı sürelim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.