Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Gediz, Fas'ta çıtayı yükseltti

Giriş Tarihi: 23.6.2013

Gediz Üniversitesi, yabancı öğrenci sayısını her geçen gün artırıyor. Rektör Çevik'in Brezilya ile yaptığı görüşmenin ardından, Genel Sekreter Adnan Yeşildal da Faslılar'la buluştu, 4 olan öğrenci sayısının önümüzdeki yıl içinde 18'e yükselebileceğini söyledi

Gediz Üniversitesi Genel Sekreteri Adnan Yeşildal, medya İletişim Direktörü Özgür Kaynar ve bir grup gazeteci Fas'a gittik. Bu Afrika ülkesine gidiş amacımız, yabancı öğrencilerin ülkemizde okumasını sağlamak, daha sonra da zaman içinde kendi ülkeleriyle ihracat köprüsünü sağlamlaştırmaktı. Gediz Üniversitesi'nin değerli Rektörü Prof. Dr. Seyfullah Çevik, sık sık yurtdışına giderek okuluna yabancı öğrenci kazandırmanın yollarını aradı. Bunun da meyvelerini almaya başladı. Son olarak Brezilyalı üniversiteler ile işbirliği protokolü imzalayan Rektör Çevik, bu ülkenin 58 yüksek eğitim kurumu ile el ele verdi, iki ülke arasında eğitimden bilime diya- log köprüsü oluşturdu. Kendisini kutluyorum. Bu mütevazı, cana yakın hocamızın çalışmasını takdirle karşılıyorum. İnşallah yıl sonuna kadar arzuladığı yabancı öğrenci sayısına ulaşır.

HEPİMİZ KANMIŞIZ

Fas'a gitmeden önce bu ülke hakkında en önemli bilgimiz Kazablanka filmiyle sınırlıydı neredeyse. Oysa onun da gerçek olmadığını öğrendik. Çünkü herkes yönetmenliğini Michael Curtiz'in yaptığı, başlıca rolleri Hamphrey Bogart, Ingrid Bergman, Claude Rains ve Paul Henreid'in paylaştığı 1943 yapımı filmin, bu kentte çekildiğini sanıyorduk. Filmin çekildiği yerin Kazablanka ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını öğrenince şaşırdık. Neyse!... Gelelim bu ülkenin durumuna. 32 milyon nüfuslu Fas, Arap kültürünün en yaygın yaşandığı ülkelerden biri. Son zamanlarda özellikle turizmde büyük ilerleme sağlamış. Güney'deki Marakeş, tam anlamıyla turistlerin cirit attığı, alışveriş yaptığı ilginç bir kent. İlginç diyorum, çünkü bir yıl içinde gelen turist sayısının 12 milyon olduğunu duyduğumda şok yaşadım. Oysa ülkemize geçen yıl gelen turust sayısısadece 36 milyondu. Türkiye'ye gelen toplam turist sayısının üçte birinin bu kente gelmesine bir anlam veremedik. Araştırdık, maalesef nedenini bulamadık. Biz bulamadık, o kentte yaşayan Türklerle konuştuğumuzda, onlar da bulamadıklarını söyledi.

KÜÇÜK HİNDİSTAN

Marakeş, Fas'ın turizmde başkenti. Nüfusun yüzde 60'ı bu sektörden geçiniyor. Burdaki yerel yönetime tamamen turizimcilerin hakim olduğunu, onlar ne derse yerine getirildiğini duyduğumda içimden, "Helal olsun" dedim. Dikkatimi çeken bir başka özellik de, bütün evlerin kırmızıya boyanmış olmasıydı. Ayrıca Marakeş'in Cema el-Fna Meydanı da görülmeye değer. Marakeş'i küçük Hindistan'a benzettim. Burada toplanan Faslılar ellerindeki yılanlarla bizi karşıladı. Ürperdim, uzaklaşmak istedim. Ancak üstümüze üstümüze geliyorlardı. "Korkunun ecele faydası yok" dedeyip bekledik. Yanımıza geldiler. Gruptan bir kaç arkadaşımızla yılan şov yaptılar. Bir taraftan da kobra ve engerek yılanlarıyla eğlencelerini sürdürdüler. Oradan bir an evvel uzaklaşmak istedim. Hatta benimle aynı görüşte olan Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü arkadaşım Adnan Kaya da bana katıldığını söyledi. Bu kentte dikkatimi çeken başka bir şey de çok pis olmasıydı. Leş gibi de kokuyordu. Böyle bir kente yılda 12 milyon turistin gelmesine bir kez daha şaşırdım.

LABİRENTTEN FARKSIZ
Ertesi gün başkent Rabat'a gittik. Burası Kazablanka ve Marakeş'e göre daha derli ve topluydu. Her taraf tertemizdi. Bir başka dikkatimi çeken de Rabat'taki tüm binaların beyaza boyanması ve kentin surla çevrili olmasıydı. Dışarıdan baktığınızda surdan başka bir şey göremiyorsunuz. Ancak içeri girdiğinizde, kentle başbaşa kalıyorsunuz. Rabat'taki alışveriş merkezinde genişlikleri 1-1.5 metre arasında değişen tam 9 bin sokak olduğunu öğrendik. Daha sonra da kendimizi labirente benzeyen bu sokaklarda bulduk. Gezerken Kemeraltı'nı anımsadım. Ancak gezdikçe bizim tarihi çarşımızdan çok daha büyük olduğunu farkettik. Bir de dar sokaklar, beni ve ekipteki tüm arkadaşlarımızı ürpertti. İnanın kendimizi dışarı zor attık. Geceyi Rabat'ta geçirdik. Ertesi sabah ziyaretin son durağı Kazablanka'ya döndük. Bizi üç gün boyunca Fas'ı gezdiren, bilgilendiren Türk Okulları Genel Müdürü Hüseyin Dalan'a buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu arada Gediz Üniversitesi'ne önümüzdeki yıl bu ülkeden 14 öğrencinin daha gelebileceğini öğrendim. Gediz'in Faslı gençlerinin sayısı bir anda 18'e yükselecek. Bu işe gönül veren, ülkemizi eğitim ve öğretimiyle yurtdışında başarıyla tanıtan şimdiye kadar 52 ülkeden öğrenciyi bünyesinde barındıran, yıl sonuna kadar da ülke sayısını 70'e çıkarmakta kararlı olan tüm Gediz Ailesi'ni kutluyorum.

DÜNYANIN EN UZUN MİNARESİ II. HASAN CAMİSİ'NDE
Fas'ta 25 bin kişinin ibadet edebildiği II. Hasan Camisi'nin (solda) minaresi tam 210 metre. Ve dünyanın en uzun minaresi olarak kayıtlara geçmiş. Atlas Okyanusu kıyısındaki bu muhteşem eserin avlusunda da 80 bin kişi aynı anda namaz kılabiliyor. 1987 yılında yapımına başlanan ve 6 yıl içinde de bitirilen caminin inşaatında 10 bin usta görev almış, 2 bin 500 kişi de gönüllü olarak çalışmış.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Gediz, Fas'ta çıtayı yükseltti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz