X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İzmir gıdaya dayalı sanayi üssü olacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İzmir gıdaya dayalı sanayi üssü olacak

  • Giriş Tarihi: 24.6.2013

Tarım İl Müdürü Ahmet Güldal, İzmir'in ulusal ve uluslararası gıda sanayisi merkezi yapmanın birincil hedefleri olduğunu söyledi, "Çünkü İzmir iklim ve toprak olarak tarımsal üretime çok elverişli ve bu geleneği var" dedi

EGELİ SABAH'ın geleneksel Sabah Kahvesi'nin bu haftaki konuğu İzmir Tarım İl Müdürü Ahmet Güldal oldu. İzmir'in çok büyük bir tarımsal üretim merkezi olduğunu vurgulayan Güldal, "İzmir çok çeşitli ürünlerin yetiştirildiği, su ürünlerinden gıda sanayisine kadar Türkiye'nin hem üretimine ve hem ihracatına önemli katkılar sağlayan bir merkez. Bu merkezin özelliğini devam ettirmek lazım. Birinci hedefimiz İzmir'i ulusal ve uluslararası bir gıda sanayisi merkezi yapmak" dedi.

İzmir tarım arazisi olarak ne durumda. Ne kadar çiftçimiz var?
Kayıtlı 45 bin. Kayıtlı olmayanlarla bu sayının 115 bin olduğunu tahmin ediyorum. Kayıtlı olandan kastımız, tarımsal desteklerden yararlananlar. Bazı çiftçiler çok küçük ölçekli aile tipi üretim yaptıkları için, tarımsal desteklere başvurmuyor. İzmir'de tarımsal arazi büyüklüğünün ortalaması 15 dekar. 382 bin dekar tarımsal üretim sahası var. Bu az, ancak büyük bir avantaj var. 3 ürünün yetiştirebildiği iklimsel ve toprak özelliklere sahip bir bölgedeyiz. Küçük Menderes, Gediz ve Bakırçay Havzası; Türkiye'nin en verimli toprakları.

Tarım zirvesi düzenlenmesi fikri nasıl ortaya çıktı?
İzmir'i biraz evvel anlatmaya çalıştım. İlk olarak, İzmir'in böyle bir zirveye ihtiyacı var mıydı? Onu anlatayım. Bakanlığın ildeki kuruluşu il müdürlüğü olarak, sektörün her kesimiyle alakadarız. Yılın belli dönemlerinde İzmir'deki tarımla ilgili odalar, ihracatçı birlikleri, üretici birlikleri, Sayın Bakanımızı ve bakanlık yöneticilerini ağırlamak ve sorunlarını, önerilerini paylaşmak istiyorlardı. Bakanımızın ayrı ayrı zamanlarda farklı toplantılar için İzmir'e gelme imkanı yok. İzmir'de üretici kesim var, sanayi kesimi var ve su ürünleri kesimi var. Bunların hepsini kapsayacak bir zirve ihtiyacı ortaya çıkınca, sayın milletvekillerimiz aracılığıyla bakanımıza iletildi. İzmir'de tarım ve gıda sektör zirvesi yapılmasını istedik. Bunu üretici kesime de söyledik. Tarımla ilgili, üniversiteler başta olmak üzere, kuruluşların görüşlerini aldık. Ortak bir mutabakatla tarım ve gıda zirvesinin yapılmasının önemli olacağı vurgulandı. Saydığım kurumların yönetim kademesindeki insanlarla bir araya geldik. Şöyle bir anlayış ortaya çıktı. İzmir'de tüm tarafları toplayıp dinlemek mümkün değildi. 4 ana sektör; bitkisel ürünler, hayvansal ürünler, gıda sanayi ve su ürünlerinde öne çıkan güncel sorunlar ve yakın gelecekteki, uzun vadedeki hedefler nelerdir? Zirveye bu hazırlıklarla girelim diye bir sonuç çıktı. Bitkisel ürünlerle ilgili tüm kuruluşlara ulaşarak toplantıya çağırdık. 3 Haziran'da yaptık. 70 kurumu temsilen 106 kişi katıldı. Beyin fırtınası şeklinde geçen bir toplantı oldu. Amaç orada sorunları dinlemek değildi. Mevcut sorunlara yönelik çözümleri de dinledik. Bunlar çalışma raporlarına yansıdı. Hayvansal ürünler, gıda sanayisi ve su ürünleri çalışma grubu için de farklı günlerde, bugüne kadar yapılmamış türde toplantılar yapıldı. Sektörler tartışarak kendi önceliklerini belirledi.

YOL HARİTASI

Zirvesi yararlı oldu mu?
Tarım ve gıda zirvesi Kaya Termal'de 14 Haziran'da Sayın Bakanım, müsteşar yardımcısı ve 8 genel müdürün katılımıyla yapıldı. Neredeyse Tarım Bakanlığı'nın 3'te 2'si buradaydı. Bu da bir ilkti. Zirve sonunda moderatörler sonuç bildirgelerini açıkladı. Üst bürokratlar zirveyi son derece yerinde ve başarılı buldu. Türkiye'ye model olacağı belirtildi. Bazı il müdürü arkadaşlarımdan dönüş de aldım. Hedef başkalarının örnek alması değildi. Zirveyi, İzmir'in geleceğine katkı sağlasın, yol haritası olsun diye düzenledik. Sayın Bakan İzmir'deki yapılan bu zirve hazırlıklarında öne çıkan hususların altını çizdi bunların hiçbir şekilde rafa kaldırılmayacağını ve bunların bizzat takipçisi olacağını ifade etti. Biz orada sektörün 2023 yılına kadar olan hedeflerini de bulmaya çalıştık. Burada kısa sürede başlanması gereken hedefler var. Bunlar için yasal engel de yok. Müteşebbislerin bir araya gelip İzmir'in potansiyelini harekete geçirip bir şekilde bir eylem başlatmasıyla sonuç alabilecek çalışmalar. Ankara ayağında Sayın Bakan "Ben size destek olacağım ve bunların takipçisi olacağım" dedi. Sorunların çözülmesi noktasında toplantı başlamadan da sonuçlar almaya başladık. Sektöre faydası ilk andan itibaren başladı. Örneğin süt toplama merkezleriyle ilgili 15 gün 1 ay sonra çözülebilecek sorun o anda çözüldü.

ŞİMDİLİK SATIŞ YOK
İzmir için hedefler neler?
İzmir çok büyük bir tarımsal üretim merkezi. İzmir çok çeşitli ürünlerin yetiştirildiği, su ürünlerinden gıda sanayine kadar Türkiye'nin hem üretimine ve hem ihracatına önemli katkılar sağlayan bir merkezdir. Bu merkezin özelliğini devam ettirmek lazım. İzmir ulusal ve uluslararası bir gıda sanayisi merkezi olmalıdır. Birinci hedeflerden biri bu. İzmir, Türkiye'nin meyve fidanı üretiminin yüzde 45-50'sini yapıyor. Bu fidanların bir bölümünü ihraç ediyoruz. Türkiye'de kurulan meyve bahçelerinin fidanlarının yarısı İzmir'den gidiyor. Bundaki bazı genel sorunları ortadan kaldırmak ve tam bir karantina tedbiri uygulayarak fidan üretmek için, organize üretim bölgeleri oluşturmak gerekiyor. İkinci olarak süs bitkileri. Bunu biraz daha modern imkanlarla yapmak için organize süs bitkileri üretim bölgeleri oluşturmak istiyoruz. Yer çalışmaları devam ediyor. Bakan Bey, "Hemen bir müteşebbüs heyeti kurun ve yeri bulun, gelin. Ben her türlü desteği vereyim" dedi. Zirveye katılan müsteşar yardımcısını görevlendirdi. Ağırlıklı olarak Küçük Menderes Havzası düşünülüyor.

Tarım İl Müdürlüğü'nün de bulunduğu Bornova Ağaçlı Yol'daki kamu tesislerinin satılacağı ve konut alanına dönüştürüleceği yönünde bir endişe var. Müdürlüğünüz için de böyle bir tehlike var mı?
Şu ana kadar böyle bir şey duymadık. Orası zeytincilik sahasıdır ve tüm Türkiye'de olduğu gibi kanunla koruma altındadır. Şu anki durum bu.

Burası bugüne kadar çok korunmuş yeşil bir bir alan. Sizin görüşünüz nedir?
Orada büyük anlamda planlayıcıların tercihi var. Böyle bir durum ortaya çıktığında Bakanlığımızın tavrı önemli olacaktır. Şimdiden değerlendirmek erken. Çünkü ortada böyle bir şey yok. n Çınarlı'da Süs Bitkileri İstasyonunuz vardı. Son durumu nedir? Orayı tekrar Tarım Bakanlığı bünyesinde değerlendirmek ve tarımsal kalkınma kooperatiflerinin satış merkezi olarak düşündük. Ama Maliye Bakanlığı'na devredilmişti. O da başka kurumlara tahsis etmiş. Dolayısıyla geri dönüş söz konusu olmadı. Kooperatiflerin talepleri oldu. Başka türlü bir çalışma yapacağız.

JEOTERMALDE MUTABAKAT GEREKİYOR
Jeotermal kaynaklı seralar ile ilgili ne gibi çalışmalarınız var?
Avrupa'nın en büyük jeotarmal kaynaklı seraları Bergama'da. 5-10 kat büyüyebilir. Bu sadece Tarım Bakanlığı'nın desteğiyle olmuyor. Jeotermal kaynaklar üzerindeki planlama yetkisi olan kuruluşların, Enerji Bakanlığı, MTA, İl Özel İdaresi'nin mutabakatı gerekiyor. O kurulacak alanların mülkiyetinin hazine ya da şahıs mülkiyeti olup olmaması da önemli. Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanılması İzmir ve Türkiye için çok önemli. Çünkü biz en kontrollü sebze üretimini seralarda yapıyoruz. Seralarda üretilenlerin yüzde 95'i ihraç ediliyor. TIR'a yüklenirken teknik elemanımız başında. Üretim aşamasında her şey izleniyor. Kullanılan 1 gram gübrenin dahi orada hesabı var. İzlenebilirlik kriteri çok yüksek. O yüzden jeotermal kaynaklarla sera yapmak İzmir'in olmazsa olmazı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.