ADNAN GÜLERMAN: Tam üyelik sürecinde ilerleme raporları

Giriş Tarihi: 3.7.2013
İzmir'de yayımlanan Gözlem Gazetesi'nin 23 Şubat 2013 tarihli nüshasında yer alan, "Gümrük Birliği Protokolü'nün 40. Yılı" başlıklı yazımızda, Türkiye'nin "Şu andaki durumunuzla sizi ve Yunanistan'ı Topluluğa tam üye olarak alalım" anlamındaki teklife Türkiye'nin 1978 yılında verdiği, "Henüz hazır değiliz" cevabı ile önemli bir fırsatın kaçırıldığını ve ekonomik gelişme yönünden Yunanistan ile aramızdaki rekabette önemli ölçüde geriye düştüğümüzü özet olarak açıklamıştım. Buna rağmen Türkiye, 1963'te girdiği tam üye olma yoluna bıkmadan devam etti. Birliğin özelliklerinden birisi de tam üyelik yolundaki ülkelerin hedefe ilerleme çalışmalarını her yıl yayınlanan, "ilerleme raporları" ile ortaya koymakta. Avrupa Komisyonu da Türkiye'yi AB üyeliğine aday bir ülke olarak ilan ettiği 1999'dan bir yıl öncesindeki 1998 Cardiff AB Konseyi Zirvesi'nde, Lüksemburg AB Konseyi Sonuçları ve Ortaklık Anlaşması'nın 28. Maddesi uyarınca, Türkiye'yi tam üyeliğe hazırlamak için her yıl "ilerleme raporu" yayınlamaya başladı. Raporlardan amaç aday ve adaylığa hazırlanan ülkelerin Kopenhag Kriterleri uyarınca analizlerini yapmak ve kriterleri karşılama seviyelerini belirlemektir. Bu ülkeler tam üyelik yolunda nerede bulunduklarını ve sonuca ulaşabilmek için daha neleri yapmaları gerektiğini öğrenmiş olmaktadır.

15'İNCİSİ YAYIMLANDI

Türkiye için 2004'te yayınlanan ilerleme raporu, özel önem taşımakta. Bu raporda Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'nin siyasi başlık altındaki yeterliliklerini karşıladığı ve 3 Ekim 2005'te üyelik müzakereleri için kapı açıldığı yer almakta. (Başka bir yazımızda Kopenhag Kriterleri'ne ve birlik üyelerinin bu kriterlerin neresinde bulunduğunu ele alacağız.) 2012'de Türkiye hakkındaki ilerleme raporunun 15'incisi yayınlandı. Bu raporla ilgili ele alacağımız husus, ekonomik kriterlerde Türkiye'nin hangi noktada bulunduğu ve daha neleri yapmasının gerektiğidir. Burada bir konuyu önemle belirtmek gereğini duymaktayım. Prosedür hakkında noksan bilgileri olanlardan, "Onlar emrediyor, biz yapıyoruz" biçiminde eleştiriler duyulmakta. Hiçbir ülkeyi zorlayarak tam üye yapmazlar. Tam üye olma kararındaysanız o zamanda kriterlere uyma zorunluluğunuz bulunuyor demektir. Bu tür eleştirilerin, insanların alışkanlıklarından vazgeçmede zorlandıklarından kaynaklandığı kanaatindeyim. Aday ülkeler katılım müzakerelerinde, öteki adaylar için de belirlenmiş olan 35 müzakere başlığında uyum sağlamak durumunda. Başlıklardan bir kısmı hukuki veya yeniden yapılanmalarla ilgili olup, ağırlık noktası ekonomik kriterlere uyum sağlanmasıdır. Birlik ekonomik zayıflıkları giderilme amacıyla kesenin ağzını açmakta, ekonomisi zayıf her yeni üye birliğe yeni bir yük getirmekte. Bu nedenle Türkiye ile ilgili 2012 ilerleme raporunda ekonomik yapı hakkındaki kısımlar önem taşımakta. Ekonomik kriterlerin dışındakiler yasal ve öteki düzenlemelerle uyum haline getirilebildiği halde, ekonomik yapının özellikle uzun dönemde yük olmayacak hale getirilmesi kolay olamamaktata.

FRANSA YUMUŞUYOR

Yakın geçmişte, ekonomik kriterlere uymada birlik normlarının gerisinde kalmış olmalarına rağmen, önceki dönemin demirperde ülkelerinin tamamının bir hamlede birliğe tam üye olarak alınması yanında, Avrupa fonlarıyla yaşamaya alışmış Güney Kıbrıs, Yunanistan, İtalya, İspanya ve Portekiz'in getirdiği yüklerin yanında Türkiye'nin ekonomik performansı büyük anlam taşımakta. Son zamanlarda Fransa'dan başlayan yumuşamanın anlamı önemli. Topluluğun ekonomik göstergelerinde olumsuzluk ifade eden oynaklığa karşı, Türkiye'nin bir süredir gerçekleştirdiği sağlam büyüme, ekonomik temellerin güçlü ve şoklara dayanıklı olduğunu ortaya koymuştur. 2012 yılı ilerleme raporunda bu yöndeki olumlu durumun belirtilmiş olmasının yanında, küresel mali şoklara karşı dikkatli bir politika izlenmesinin ihmal edilmemesine de işaret edilmektedir.

ARKADAŞINA GÖNDER
ADNAN GÜLERMAN: Tam üyelik sürecinde ilerleme raporları
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz