X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 24 yılda 50 bin engelli çocuğu tedavi ettiler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

24 yılda 50 bin engelli çocuğu tedavi ettiler

  • Giriş Tarihi: 7.7.2013

Sağlıklı evlatlarının şükran borcunu ödemek için, kendilerini engelli çocuklara adadılar. 24 yılda Türkiye'nin dağ köylerindeki, yurtlardaki, YİBO'lardaki 50 bini aşkın "zor ve zorda" çocuğa diş sağlığı hizmeti verdiler

Ertuğrul Sabah'ın zihinsel engelli çocuklarla yolu, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olduktan sonra doktorasını yapmak için gittiği Almanya'da kesişti. Mezun olur olmaz evlenip Almanya'ya giden Ertuğrul ve Seher Sabah çifti, tüm arzularına rağmen, bu ülkede yaşadıkları 12 yıl boyunca çocuk sahibi olamadı. Ertuğrul Sabah doktorasını tamamlayıp İzmir'e döndüklerinde, evlatlık edinmeye karar verdiler. Kendilerine bir ailenin ikiz çocuklarından biri önerildi. İkizleri ayırmaya gönlü razı olmayan diş hekimi Seher Sabah, her şeyden vazgeçmişken, bebek beklediğini fark etti. İlk kızını kucağına aldıktan bir yıl sonra ikinci kızını dünyaya getirdi. Seher Sabah, kendisine sağlıklı iki bebek veren Allah'a, bu çocukların şükran borcunu ödemek için önceleri süt anneliğine soyundu. Nerede maddi gücü yetersiz bir annenin bebeğinin olduğunu duysa, hemen oraya süt yardımı yaptı. Bu yardımlar ona yeterli gelmemeye başlayınca, "Bize bu sağlıklı çocukları verdiği için Allah'a şükran borcumuzu ödemek zorundayız" dedi. Zaten hastaneye gelen her zihinsel engelli çocuğun tedavisini gönüllü yapan eşi Ertuğrul Sabah'a, muayenehanesinin kapısını sonuna kadar açtı.

HURDA OTOBÜSLE

Ertuğrul Sabah, fakültenin neredeyse hurdaya çıkacak otobüsünü belediyenin garajındaki tanıdığı ustaya toplattırıp, muayenehaneden paketledikleri malzemeler, Seher Sabah, iki küçük kızı ve birkaç stajyer diş hekimi ile yollara düştü. Yıllarca her hafta sonunda dağ bayır gezip, doktora ulaşamayan zihinsel engelli çocukların dişlerini tedavi etti. Ancak eşinin muayenehanesinin malzemeleri, üç beş stajyer ile yeterince çocuğa ulaşamadığını fark edip, Ege Ağız Diş Sağlığı ve Diş Hekimleri Derneği'ni kurdu. Meslektaşlarının kullanmadığı, hastanelerin fakültelerin hurdaya çıkardığı aletleri toplayıp, sanayideki dostlarının yardımı ile kullanılır hale getirdi. Ayni yardımlarla güçlendi, donanımlı bir gezici klinik oluşturdu. İzmir Kalkınma Ajansı da, Derneğin engellilerle ilgili çalışmalarında kullanılmak üzere, İzmir İl Özel İdaresi'ne bir otobüs verdi. Bursa, Afyon gibi yakın illere gittikleri otobüsün mazot parasını başlangıçta gönüllü doktorlar karşıladı, ama baş edemeyince, gidecekleri illerin valilerine, ilçelerin kaymakamlarına, otobüslerine mazot alma şartı koşmaya başladılar. Uzak illere gitmeleri için de tek şartları, uçak biletlerinin alınması ve misafirhane veya yatılı ilköğretim bölge okullarının (YİBO) yatakhanesinde kendilerini misafir etmeleriydi. Ekip, Derneğin kurulduğu 2001 yılından bu yana 100 bin kilometreye yakın yol katedip 150 merkeze ulaştı. Zihinsel engellilerin yanı sıra YİBO'larda kalan çocukların, bazen de yetiştirme yurtlarındakilerin, ıslahevindekilerin diş tedavisini yaptı. Bu sürede, en az 50 bin çocuğun tedavisini tamamladı, onlara diş fırçası, macun hediye etti, dişlerine bakmayı öğretti. Zihinsel özürlü çocukların güveni, YİBO'lardaki çocukların gözlerinden boncuk boncuk yaş akmasına rağmen sesini çıkarmadan koltukta oturması, ıslahevlerindeki çocukların saygılı davranışları karşısında ıslak gözlerle yapmak zorunda kaldıkları işlerinde, ünleri yurtdışına yayıldı. Gönüllü diş hekimleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Sırbistan'ın Yenipazar Sancak bölgesine de aynı amaçla gitti. Bir ay içinde Üsküp'e, ardından Makedonya'ya gitmeye hazırlanan Prof. Dr. Ertuğrul Sabah ve ekibi, şimdi her ay bir ülkeye gitme planı yaparken, biz soruyoruz, onlar yanıtlıyor:

Dişlerini tedavi edeceğiniz çocukları nasıl belirliyorsunuz?
- Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, özel eğitim merkezleriyle çalışıyoruz. Özel okullara gitmiyoruz. Bu okulların sayısı çok fazla. Ayrıca bu işten para kazandıkları için reklam amacıyla kullanabilirler bizi. Belediyelerde de çok seçici davranıyoruz. Bizi, kendi reklamı için kullanmayan belediye başkanlarına gidiyoruz. Vali ve kaymakamların özel daveti ile gidiyoruz. Zihinsel engelli çocukların yanı sıra bir de YİBO'larda kalan, diş hekimine gidemeyen çocukların tedavisini yapıyoruz.

Yeterli aletiniz var mı?
- Şu anda iyi bir diş hekiminin hangi şartı varsa, dünyanın en iyi yerinde hangi donanım varsa ona sahibiz. 7 çocuğu bu şartlarda aynı anda tedavi edebiliyoruz.

Aletleri nasıl temin ettiniz?
- İmece, salma usulü ile. Diş hekiminin muayenehanesinde kullanmadığı bir alet var, rengi hoşuna gitmez falan, bize veriyor. Diş hastanesine gidiyorum, fakülteye gidiyorum. Atılmak üzere olan aleti alıyorum, sanayide arkadaşlarım var onları toparlıyor, cilalıyorum. Bu arada bağış da oluyor. Biz şimdiye kadar 100 liralık bağış almadık. Dernek aidatımız da yok. Biz, "Bize kaç lira vermeyi düşünüyorsunuz? 800 lira mı? Falan yerde bir kompresör var, onu alın bize" diyoruz. Onlar da daha rahat oluyor. Ayni yardımlarla götürüyoruz işi.

Zihinsel engelli çocuğun diş tedavisi zor değil mi?
- Zaman ayırmak gerekiyor. Bir eve 10 misafir gelsin, evin kedisi gider birinin ayaklarının dibine oturur. Ondan zarar görmeyeceğini anlar. Bu çocuklar da bizim onlara zarar vermeyeceğimizi anlıyorlar. Biz sisteme ulaşamayan zihinsel engellilere kendi okullarında servis veriyoruz. Öğretmenleri bir zihinsel engelli çocuk için her şeydir. Dışarıya açılan tek penceredir. Öğretmeni yanında, ailesi yanında, arkadaşları yanında. "Ben burada güvendeyim, bana zarar verilmez" diyor. Ağzını açmayanın da uyutularak tedavisi gerekiyor. Bazı illerde valiler, sağlık müdürleri devlet hastanelerinde uyutulmalarını sağlıyor, onları da tedavi ediyoruz. Bizim herkesin tedavisini yapmamız mümkün değil ama bunun yapılabileceğini göstermek istiyoruz. Örnek olduk. Adana'da Diş Hekimliği Fakültesi, Sağlık Müdürlüğü ile protokol yaptı. Biz gittikten sonra, onlar da çalışıyorlar çevre ilçelerle. Balıkesir'de Diş Hekimliği Fakültesinin 5 tane engelli hastası vardı, ücretsiz servis veriyorlar. En güzeli, dağlarda, ovalarda bizimle çalışan 1000 stajyerimiz var. Bunlar şimdi Afyon'da, Ağrı'da, Gümüşhane'de. Engelli geldiği zaman, herkes bakınırken, "Ben yaparım" diyorlar. Bu önemli.

Hayaliniz ne?
- Bizi Türkiye'nin her yerine ulaştıran bir sistem olsa, bu ekibi her hafta dağına taşına gönderebilecek güçte ve donanımdayız. Kendi uçağımız olmasa bile, pilotlarının keplerinde Türkiye Ağız ve Diş Sağlığı Diş Hekimliği Vakfı yazacak uçağa binip, "Çek oğlum Elazığ'a" demek. Hayalimiz bu. Kucağında salyaları akan bir çocukla bir anne, İzmir'in en iyi restoranına girdiği zaman garson, şef garson, lokanta sahibinin oradaki yemek yiyen müşterinin yüzleri ekşimiyorsa o zaman medeniyiz. O günleri hayal ediyorum.

HERKES BİR ŞEYLER YAPABİLİR
Bizler ne yapabiliriz zihinsel engellilerin yaşamını kolaylaştırmak için?
- Herkes sağlığının şükran borcunu ödemek zorunda. Eve sağlam gideceğinizin garantisi var mı! Sağlam çıktığınız yolun sonunda engelli olabilirsiniz. Engelli çocuğu olan bir komşunuza, "Ayda bir defa engelli çocuğuna ben bakacağım. Sen de alışveriş mi yapacaksın, yemeğe mi gideceksin, banyo mu yapacaksın, yap" deyin. Çocuğun bacağı mı yok? Gözü mü görmüyor? Oturtursun köşeye, durur. Ancak zihinsel engelliyi 24 saat, uykusunda bile izlemek zorundasın. AVM'lere bir tane engelli odası yapın Allah için. Anne engelli çocuğunu getirsin, orada hemşireye teslim etsin, iki saat rahat alışveriş yapsın. Bir hemşire çok mu para? Ayda bin lira. Çocuklar için oyun alanı yapıyorsunuz da engelli için niye yapmıyorsunuz!

HER GÜN NÖBETÇİ DİŞ HEKİMİ VAR
İzmir'de engellilere bakan bir klinik var mı?
- Karşıyaka Örnekköy'de, Milli Eğitim Bakanlığı'nın Özel Eğitim Merkezi'nde bizim kliniğimiz var. Diş hekimimiz her gün nöbetçi. İzmir'deki tüm engelliler oradan randevu alır, gider. Çevreden de gelirler. Para pul sormadan, vatandaşlık numarasını dahi sormadan, tedavisini yaparız.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.