X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Adnan GÜLERMAN: Politikada gelişme
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Adnan GÜLERMAN: Politikada gelişme

  • Giriş Tarihi: 9.7.2013

Geçenlerde bu köşede "Kentleşme sürecine katkı" başlıklı bir yazım yer almıştı (3 Haziran 2013). Bu yazımda İzmir'de "Göçle Gelen Ailelerde Kentlileşme Sürecine Katkı Projesi" başlıklı bir çalışma başlattığımızı ve bu çalışmalarımızla ilgili önemli gelişmelerden okuyucularımı bilgi sahibi kılacağımı yazmıştım. Bu, aslında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik çalışmalarına bir katkı niteliğindeydi. Birlik, dünyanın en zengin bölgelerinden birisi olmasına karşın, Birliğin bölgeleri arasında büyük gelir ve imkan farklılıkları bulunmaktadır. Bunun yanında AB farklı kültür, dil, tarih ve geleneklerden oluşan bir mozayiktir. Bu durumun sebep olduğu toplumsal sorunları en aza indirmek için de 1982 yılında Kentsel Rönesans İçin Avrupa Kampanyası başlıklı bir çalışma başlatılmıştı. İşte bizim İzmir'de başlattığımız ve ulaşacağmız sonuçtan sonra Türkiye çapında uygulamaya konulabilecek bu çalışmamız da aynı doğrultuda ilerliyordu. Bölgesel farklılıklar giderilemediğinde iç göç, hatta dış göç kaçınılmaz bir olgudur. Yasaklamalarla bu göçleri durdurma da mümkün olamamıştır.

GÖÇ YASAL BİR HAK

Mutlu bir rastlantı olarak, Türkiye müzakerelerde yeni bir başlık açılması için üç yıl bekletildikten sonra geçen haftanın ortasında 22 numaralı "Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu" isimli başlığın açılması oy birliği ile kararlaştırılmıştır. Her ne kadar AB'de bölgesel kalkınma stratejileri uygulanarak bölgesel kalkınmayı sağlamak ve bölge içi farklılıkları en aza indirme politikasına benzer bir politika Türkiye'de geri kalkmış bölgelerin kalkın- dırılmasına çalışılarak göçlerin azaltılması, hatta geri dönüşlerin sağlanmasına çalışılıyorsa da "Yerleş-me ve Seyahat Hürriyeti" başlıklı Anayasa'nın 23. Maddesi'nde "Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir" denilerek, göçün yasal bir hak olduğu da belirtilmiştir. O halde, göçün sebep olduğu toplumsal uyumsuzlukları ortadan kaldırmaya çalışmak, bir sosyal politika uygulaması olarak gündemde bulunmalıdır. İşte, İzmir'de başlatmış bulunduğumuz bu "Göçle Gelen Ailelerde Kentleşme Sürecine Katkı Projesi" bölgesel farklılıkların en aza indirilmesine yardımcı olacak bir çalışmadır. Henüz anket düzenleme aşamasında olan bu çalışmadan elde edilen ilk izlenimler, göç eden ailelerin bu çalışmanın sonucundan memnun olacağını ortaya koymuştur. Öyle anlaşılıyor ki, uygulama aşama-sına geçildiğinde bu memnuniyet daha belirgin hale gelecektir. Bu anket çalışmasından aldığımız izlenim, göç eden ailelerin sorunları ile ilgilenilmesinden memnuniyet duymalarının görülmüş olmasıdır.

DERİNLİK KAZANACAK

Bir bakıma İzmir'de başlattığımız bu çalışmanın AB müktesebatı doğrultusunda derinlik kazanacağının beklentisi içindeyiz. Aday ülkeler için yayınlanan ve Türkiye için de 2004'den bu yana yayınlanan ilerleme raporlarının 2011 ve 2012 yıllarına ait olanları incelendiğinde 22 numaralı Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu başlığı ile ilgili çalışmalarda sürekli bir ilerleme görüldüğü değerlendirmesi yer almaktadır. IPA (Instrument for Pre-Accession Assistance-Katılım Öncesi Mali Yardım) koordinasyonunu sağlayan AB Bakanlığımızın ilerlemeye yönelik düzenlemeleri yanında bir tanesi İzmir'de olmak üzere 26 kalkınma ajansının kurulmuş olması hep aynı amaca hizmet etme doğrultusunda atılmış bulunan olumlu adımlardır. Gönül rızası ile göç etmede bile bir tür uyum sorunları yaşanırken, bölgesel farklılıklardan kaynaklanan göçlerde sorunların daha derin olduğu görülmektedir. Çünkü, şu veya bu gerekçe ile gerçekleştirilmiş olan bu tür göçte ait olduğunuz ortamdan zorla koparılmış olma gibi bir duygu görülmektedir. İşte, bizim bu çalışmamız aynı zamanda göçün zorla koparılma olmayacağını, yeni yerleşim yerinde de eskilerin deyimi ile hüsnü kabul görüldüğü ortaya konulacaktır. Dilimizde "Başlamak, bitirmenin yarısıdır" diye bir deyim vardır. Başladık, demek ki yolun yarısına gelmişiz bile.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.