X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AYTEN DİRİER: Hemşehrimiz Homeros
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AYTEN DİRİER: Hemşehrimiz Homeros

  • Giriş Tarihi: 14.7.2013

İzmir'in kandilleri

Geçmişe doğru katman katman inildikçe, 8 bin 500 yaşındaki İzmir'in her döneminde Ege toprağının altın çağları yaşadığına tanık oluruz. 6 bin 500 yıllık yazılı dönemden günümüze doğru Lelegler, Amazonlar, Hellenler, İonlar, Frigler, Lidler, Persler, Makedonlar, Bergamalılar, Romalılar, Bizanslılar ve 11. asırdan itibaren Beylikler, Osmanlılar, Cumhuriyet Dönemi'yle Türkler karşımıza çıkar. Rum ve Levantenlerle harmanlanan yöreye Cumhuriyet Dönemi'nde gelen göçmenler de özgün bir doku katar... Bu kadar uygarlığı bağrında barındıran Ege'nin yetiştirdiği "kandillerden" en önemlilerinden biri de kuşkusuz Homeros'tur. Onun değerini anlayan İzmirliler, hala adını bazı coğrafya parçalarına veriyor (Bornova'daki Homeros Vadisi), adına festivaller düzenliyor (Bornova Belediyesi'nin düzenlediği Homeros Festivali).

HOMEROS KİMDİR?

MÖ 800-701 yılları arasında yaşadığı varsayılan Homeros'un yaşamı hakkında çok az bilgi var, ama hakkında yapılan araştırmalar o kadar çok ki, "Kendisi bunların altında ezildi" demek yanlış olmaz! O bilimin olmadığı çağların adamıdır ve bilimden arınarak eserlerini okumak, onu anlamaya yeter... Kendisinden çok sonraları gelen Antik Çağ yazarları tarafından Troya Savaşı sırasında (MÖ 12. asır) yaşadığı rivayet olunmuşsa da, destanlarında kullandığı dilden hareketle, günümüz araştırmacılarınca MÖ 9-8. asırlar arasında yaşadığı ileri sürülür. Tarihçi Heredotos (MÖ.484-424), Homeros hakkında bazı bilgiler ulaştırır bize. Kendisinden 400 yıl önce yaşayan Homeros'un İzmirli, kör ve yaşlı bir şair olduğu, oradan oraya dolaşarak şiir okuyup ekmeğini kazandığı, uzun yıllar Ege adalarında yaşadığını söyler. Aristoteles (MÖ 385-322) Homeros'u ilk filozof sayar. Hakkındaki en doyurucu bilgiyi, 5. asırda yaşayan "Edebiyat Üzerine Bir El Kitabı"nı yazan Proklos verir: "Homeros 7 şehrin yurdu olmakla övündüğü bir dünya yurttaşıdır. Yunanistan şairlerinin iddiası gözönünde tutulmaya bile değmez. O Maion İonyalıdır. Babasının adı 'muş. Smyrna'daki (İzmir) Meles ırmağının kıyısında doğduğundan Melesigenes adı verilmiş. Köle olarak Khioslular'a (Sakız) verildiğinden ona Homeros adını takmışlar. Homeros'un birkaç anlamı var: köle, kör... Gerçekte Homeros; Aiol lehçesindeki kör değil, köle anlamına uygundur." Eserlerindeki canlı tasvirler, olaylar kurgusu dünyada çok şey gördüğünün kanıtı... Öyle ki, Alman zengini Heinrich Schliemann, Homeros'un tarifine dayanarak Çanakkale'ye gelmiş ve Truva'yı bulmuştur. Yine de destanlarını yazdığında kör bile olsa, bir zamanlar gözlerinin gördüğü ve zamanla zayıfladığı düşünülebilir.

BATI'YA ETKİSİ

Grek dini ve mitolojisinin temellerini atan Homeros' un eserleri, asırlar boyunca Yunan okullarında temel kitap olarak okutulup, çocuklar bu kitapla eğitildi. Yunan ve Latin epik şairleri tarafından yetkin bir örnek olarak benimsendi. Bunların Yunan toplumundaki işlevi, M.Ö.4. asırda Platon'un Devlet adlı yapıtında eleştirilinceye dek hiç sorgulanmadı. Rönesans Dönemi'nde (XV.asır) Homeros Destanları'nın farkına varan Avrupalılar kendi dillerine çevirdiler. İngiliz Shakespeare "Troilus ve Cressida", İrlandalı James Joyce "Ulysses" adlı eserlerini bu destanlardan etkilenerek yazdılar. İlyada'ya konu oluşturan Troya, Batı Kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilse de, son dönem Arkeoloji dünyası ile kazıları yürüten Prof. Korfman artık bu fikirde olmayıp, Troya'nın Antik Çağ Anadolu kültürünün bir parçası olduğunu belirtirler. Savaşta bütün Anadolu'nun yardım göndermesi de bunu kanıtlar. Arkeologlar bu düşünceleriyle, 1453'te İstanbul'u fethettikten sonra Truva harabelerini gezerken; "İşte şimdi Hektor'un öcünü aldım!" diyen Fatih'i haklı çıkarırlar. Anadolu Uygarlıklarının mirasçısı olarak hemşerimiz Homeros ve eserlerine sahip çıkan, Batı'nın iddialarını çürütenlere gönülden teşekkürler.



kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.