X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Deniz askı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Deniz askı

  • Giriş Tarihi: 4.8.2013

DTO İzmir Şubesi'nin 2 ay önce göreve gelen yönetim kurulunda başkan yardımcılığı görevini yürüten kaptan Savaş Ercan, ilginç ve başarılarla dolu yaşam öyküsünü Egeli Sabah'a anlattı

Ev hanımı bir anne ve hava astsubayı bir babanın çocuğu olarak Balıkesir'de dünyaya gelen Savaş Ercan, önce İTÜ Denizcilik Fakültesi'ni bitirdi. Ardından gemilerde kaptan olarak çalışmaya başladı. Sınıf öğretmeni olan eşi Özlem Demir ile 1999 yılında evlendi ama kendi deyimiyle, "ev açmadı". Eşi ile birlikte sırtlarına çantalarını alarak gemilerde çalışmaya başladılar.

FEDAKARLIK BORCU

Eşiyle 2.5 yıl denizlerde uzun yolculuklar yapan Ercan, 2002 yılında karaya döndü. Eşinin fedakarlığını anlatan Savaş Ercan, "Beraber uzun yolculuklara, fırtınalı seferlere çıktık. Eşimin bu desteği benim için çok değerliydi. Hep benim yanımda oldu. Benim ofis hayatına başlamamamın bir nedeni de eşimin yaptığı bu fedakarlığın benzerini yaparak, ailem için karaya dönme fedarkarlığı yapmayı düşünmemdir. Eşimin fedekarlığına karşı bir fedakarlık yapmak istedim" dedi. Dünyanın en büyük denizcilik şirketlerinden MSC'in Türkiye ayağında, yürütme kurulu üyeliği, resmi ilişkiler koordinatörlüğü, Türkiye operasyon ve acenta hizmetleri müdürlüğü görevlerini sürdüren Savaş Ercan, Arkas'ta çalıştığı dönemde Lucien Arkas'ın kendisine verdiği desteği de vurgulayarak, kendisine teşekkür etti.

* Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi'nin seçimleri ile ilgili neler söylemek istersiniz?
DTO İzmir Şubesi'ne yeni seçilen yönetimdeki arkadaşlarımızın sektörün bizzat içinden kişiler olması, genç ve dinamik olması sektörümüz için ciddi bir kazanç oldu.Görevimizde1.5 ayı doldurduk. Çok yoğun bir çalışma ortamına girdik. Bu sürede 2 kez odamda oturma fırsatı bulabildim. İlk önce biz herkesi tekrar Oda ile barıştırmak istiyoruz. Oda herkes için var. Kimseye haksızlık etmek istemem. Üyelerimize daha fazla hizmet götürmek istiyoruz. Bir sorunlarında hemen kapısını çalacakları bir oda olmak istiyoruz. Odanın bir binasının olmasını arzuluyoruz. Belki en önemli adımlarımzdan biri olacaktır.

* Denizcilik merakınız aileden mi geliyor?
Hayır. Babam hava astsubayıydı. Annem ev hanımıydı. Ben Balıkesir doğumluyum. Diyarbakır, Ankara, Balıkesir'de bulundum. Üniversiteye hazırlanırken askeri lojmanlarda benden büyükleri görüyordum. Denizci olanları görüyordum. Arkadaşlarımdan ağabeylerimden özenerek mesleğe adım attım. İTÜ Denizcilik Fakültesi'ni kazandım. Daha sonra bu mesleği sevdim işin açıkçası. Ben tekrar dünyaya gelsem, "Bu benim mesleğimmiş" derim ve yine denizciliği seçerim. Yaşayarak öğreniyorsunuz. 2002 yılından sonra karaya çıktım. Yaklaşık 11 yıldır karada yöneticilik yapıyorum.

* Eşinizle ne zaman tanıştınız? Siz denizlerde o karada...
Balıkesir'de tanıştım. Öğretmendi. 1999 yılında evlendim. Evlendikten sonra hiç ev açmadık. Dedik ki, gemide çalışacağız. İstifa etti. Yaklaşık 2.5 yıl benle birlikte gemilerdeydi. Eşimin bu desteği benim için çok değerliydi. Benim yanımda oldu. Benim ofis hayatına başlamamamın bir nedeni de eşimin yaptığı bu fedakarlığın benzerini yaparak eşim ve ailem için karaya dönme fedakarlığı yapmayı düşünmemdir. Eşimin fedekarlığına karşı bir fedakarlık yapmak istedim.

* Yaşadığınız ilginç anılarınız var mı?
Okyanus aşırı sefer yapıyoruz. Mesela eşim hiç uçağa binmemişti. Evlendik. 1 ay sonra Türkiye'den Washington'a uçtuk. Gemiyle Baltimore Limanı'ndan Atlas Okyanusu'nu geçerek Liverpool'a seyahatimiz oldu. İlk yükümüzde rulo kağıt hamuruydu. O zaman ikinci kaptanım. Bir gün, iki gün derken eşimi deniz tuttu. Sürekli rahatsızlanıyor. Baktım eşime eziyet ediyorum. İngiltere'den eşimi Türkiye'ye geri göndermeye karar verdim. Çünkü bunu yapmaya hakkım yoktu. Bir haftalık bir seyahatteyiz. Daha 2-3 gün olmuş. Eşim 3. günden sonra toparladı kendini. Yine bir keresinde Karayiplere giderken iki tane dev fırtınanın arasında kaldık. Şöyle söyleyeyim, 200 metre uzunluğundaki o gemilerin vinçlerinin suya değdiğini düşünün. 20-30 derece gemi yatıyor. Gemideki en ateist adamın namaz kıldığını hesap ederseniz, o ortamda benim eşim ayaktaydı. Sonrasında Arkas'ta İzmir'de operasyon müdürlüğü yaptım. Tüm Türkiye için görevler üstlendim. Sonra kruvaziyer de yer aldım. Arkas çok farklı bir okul. İyi kaptansınızdır ama iyi acentacı iyi bir limancı değilsinizdir. Herkesin uzmanlığı farklıdır. Bende çok iyi bir yerden başladım. Sorumluluklar verildi. Başta sayın Lucien Arkas beni çok destekledi. Onun bana yol göstermesi çok önemliydi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.