X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER FECİR ALPTEKİN: Bayramda sinema
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

FECİR ALPTEKİN: Bayramda sinema

  • Giriş Tarihi: 11.8.2013

Bayram tatilini şehirde geçirecek olanlar için ziyaretlerden sonra en iyi sosyal etkinliklerden biri, bana göre kalabalıktan uzak ve serin sinema salonlarında film izlemek. O yüzden vizyonda ne var ne yok bir bakalım... Zira az sinemada oynamakla beraber, neredeyse küçük birer beraber başyapıt niteliğinde bazı filmlerimiz var vizyonda...

***

İlk filmimiz, Colin Trevorrow'un yönettiği ve Aubrey Plaza, Mark Duplass, Lauren Carlos, Derek Connolly'nin rol aldıkları "Safety Not Guaranteed/ Zaman Yolcuları". Gazetede gördükleri "Zaman yolculuğu yapacak eş aranıyor" başlıklı ilânın sahibini bulmak için büyük şehirden küçük bir kasabaya doğru yol alan üç muhabirin, aslında modern dünyanın acımasızlığından geçmişin masumiyetine uzanan yolculuğunu anlatan film, çağımızın bunalımları ve bunların karşılığında oluşan özlemlerimizi şairane anlatım ve yaratıcı metaforlarla perdeye taşıyarak etkileyici ve akılda kalıcı olmayı başarıyor. Aynı şekilde, Yaron Ziberman'ın yönettiği "A Late Quartet/ Son Konser" filminde Christopher Walken, parkinson hastalığına yakalandığı için sahnelere veda etmeye hazırlanan ve bir yandan da üyesi olduğu dörtlünün kendisinden sonra ayakta kalması için çabalayan çello sanatçısı rolünde hayatının performansını çıkarıyor. Bağlılık, sorumluluk, dayanışma, onur gibi değerler adına kaçırılmaması gereken bir film!
***

Ve adlı adınca bir başyapıt, "Holy Motors/Kutsal Motorlar"... Yıllar önce "Köprü Üstü Aşıkları" ile bizi kendisine hayran bırakan Leos Carax, oyuncu Denis levant ile işbirliğini bu filme de sürdürüyor; pervasız yönetmenliği ve marjinal sinema diliyle aslında geçen yılın "Bulut Atlası"nı aşan bir varoluş ve medeniyet destanı anlatıyor izleyiciye. Diane Arbus'a gönderme yapan yaratıkları, meczup karakterleri, absürt olay örgüsü, gerçeği hicveden ter köşe müzik kullanımı, fotografik mekan seçimleriyle eşsiz kıldığı film boyunca, evrim teorisinden tüketim toplumuna, insanlık tarihinin kolektif belleğini hallaç pamuğu gibi attırıp yüzümüze iki tokat çakarak yolluyor bizi sinema salonundan. Başyapıt üstü başyapıt! Herkese iyi bayramlar ve iyi seyirler...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.