X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER HÜLYA DİNÇEL: "Öğrenci, en önemli aktör"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

HÜLYA DİNÇEL: "Öğrenci, en önemli aktör"

  • Giriş Tarihi: 13.8.2013

Prof. Dr. Üstün Dökmen ile Psikolog- Eğitimci Süleyman Hecebil "Eğitimin Yönderi olacağız" söylemlerinin 'nasıl'ını İzmir'de anlattılar. Dökmen, teknoloji çağında yaşadığımızı anımsatarak, "Çocuğumuzun mesajlaşmaktan başka sevecek şeylerin olduğunu göstermemiz gerek", Hecebil de "Amaç; öğrencinin eğitimde en önemli aktör olmak zorunda olduğunu vurgulayarak rol almasını sağlamaktır" diyor. Üstün Dökmen Yaşam Boyu Gelişim ve Eğitim Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Üstün Dökmen ile İcra Kurulu Başkanı Psikolog-Eğitimci Süleyman Hecebil, Eylül Ayında İzmir'de açılacak olan 2. Yönder Koleji'nin tanıtım toplantısında "Eğitimin Yönderi olacağız" söylemlerinin 'nasıl'ını İzmir'de anlattılar. Dökmen, teknoloji çağında yaşadığımızı anımsatarak, "Çocuğumuzun mesajlaşmaktan başka sevecek şeylerin olduğunu göstermemiz gerek" dedi. Hecebil de "Amaç; öğrencinin eğitimde en önemli aktör olmak zorunda olduğunu vurgulayarak rol almasını sağlamaktır" diyor. Eğitim alanında çalışmalarını sürdüren Akademi'nin 206 yılında Küçük Şeyler Anaokulu'nu açtıklarını belirten Prof. Dr. Üstün Dökmen, Eylül ayında bu sayının 38'e yükseleceğini ,geçen yıl İstanbul'da Yönder Koleji'ni açtıklarını bu yıl İzmir, Didim ve Bursa'da da yeni kolejlerin eğitime başlayacağını bildirdi. "Eğitimde Yönder olma" söylemine işaret eden Dökmen, "Yönder sözcüğünün kelime anlamı; herhangi bir işyerinde farklı görevlerde çalışarak deneyim kazanmış olan, danışılan kişinin hedefine ulaşmasını sağlayacak yolu bulmasına yardımcı kimse, mentor demektir. Biz de bunu eğitimde uygulayacağız" diyor. Öğrencinin öğrenme sorumluluğu olan, araştıran, yaratıcı fikir ve projeler üreten, yönderi ve arkadaşlarıyla işbirliği yapar duruma gelmesini sağlayacaklarını anlatan Dökmen, çocukların sorgulayan, özgüvenli, öfkesine hakim olan, gözlemci ve pozitif eğitime inanarak kararını ertelemeyen bireyler olmalarına sağlayacaklarını söylüyor. Dökmen, teknoloji çağında yaşadığımızı anımsatarak, "Çocuğumuzun mesajlaşmaktan başka sevecek şeylerin olduğunu göstermemiz gerek" diye konuştu. Psikolog-Eğitimci Süleyman Hecebil de yaptığı sunumda Yönder'in Türkiye'nin bir takım gerçeklerini değiştirmek için kurulduğuna işaret ederek 2013 Yılı YGS sınav sonuçlarından çarpıcı örnekler verdi. Sınava katılan 1 milyon 804 bin çocuktan 303 bininin fende, 840 bininin matematikte, 224 bininin sosyalde, 32 bininin ise Türkçede 'sıfır' çektiğini belirten Hecebil şunları söyledi: "Demek ki çocuklarımıza bir şeyler öğretememişiz. Bu nedenle vereceğimiz eğitimle bu gerçekleri değiştirmek istiyoruz. 1984 yılında yapılan sınavda çocukların verdiği doğru yanıt 4.5 iken bu ortalama bugün de 4.5'dur. Görüldüğü gibi kolejlere, dershanelere giden, özel ders alan çocuklarımız bir adım gelişememiş. Bunların bir faydası olmadığı ortaya çıkmıştır. Sorular uzaydan gelmemektedir. Demek ki bizler öğretememişiz. İşte bu gerçekleri Yönder Kolejlerinde değiştireceğiz. Öğrencinin öğrenme keyfini sürekli ayakta tutacağız. Klasik eğitim anlayışının dışında bir kolej ortaya koyuyoruz. Öğrencinin eğitimde, en önemli aktör olmak zorunda olduğunu vurgulayarak rol almasını sağlayacağız"diyerek çocukların Yönder kurumlarında özgün ve özel bir eğitim sisteminde oldukları aktardı. Sevgili okurlarım eğitim doğduğumuz anda başlıyor. Ama 7 yaşına kadar olan eğitimin hayatın temel taşını oluşturduğunu her gün duyuyoruz, okuyoruz. Teknolojinin getirdiği avantajlar kadar da desavantajlarıyla evlatlarımızı robota çevirdiğini de hep beraber yaşıyoruz. Üstün Dökmen hocamızın bu konuda gösterdiği duyarlılığı bir çok defa duyurduk. Yönder Eğitim Kurumları'nı bu anlamda da yürekten destekliyorum. Evlatlarımızın aldığı eğitimler tüm yaşamının mimarı oluyor. Hepinize iyi inşa edilmiş eğitim sisteminde yaşayan yavrularınızın umutlu ve başarılı hayat kuşağında sizlerle olmasını dilerim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.