X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CAN AKSIN: Vizyon yoksa başarı da yok!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CAN AKSIN: Vizyon yoksa başarı da yok!

  • Giriş Tarihi: 20.8.2013

Özellikle Ege'de yerel seçimler için yapılan çalışmaları gördükçe biraz "umutsuzluğa kapılmıyor" değilim. Çünkü, Türkiye'nin geleceğini bugünün yerel yönetim adayları belirleyecek. Başkan olmak için yola çıkmış adayların açıklamalarına bakıyoruz, bir yenilik, bir farklılık yok. Dün ne idiyse, bugün de o. "Çöpü toplayacağım", "suyu akıtacağım", "kentimizi yaşanılır yer kılacağım" falan. Ben bildim bileli söylenen laflar bunlar. Bazıları farkındalık yaratmak için, "Ben daha iyi çöp toplarım", "Benim yönetimimde sular asla kesilmeyecek" gibi farklı açıklamalarda da bulunuyorlar. Halkımızın da başkan adaylarından talepleri değişik değil, "Söyle bakalım çevre için ne yapacaksın", "içme suyu havzalarını ve oksijen kaynağı olan doğal alanları nasıl koruyacaksın", "sokak hayvanları için barınak kuracak mısın" v.b. Sakın bunları gereksiz bulduğumu sanmayın. Bunlar zaten yerel yönetimlerin yapması şart olan şeyler. Yapmak zorundalar. Ben aklı uçuran ne var onu arıyorum. Bir zamanlar dünyanın en ünlü kot pantolonu olan Levi's nerede şimdi? Levi's 501 pantolona sahip olmak için insanlar günlerce kuyruk olurdu. Şimdi, "Ben Levi's pantalon aldım" diyen birine rastladınız mı? Kendini yenileyemeyen, bilim ve teknolojiyi dünya düzeyinde yapamayanın, artık bu yeni düzende hiç ama hiç şansı yok. Levi's, o kaçınılmaz sona uğradı. Yeni bir şey söyleyemiyorsan yoksun.

SLOGANLAR DESTEK GÖRDÜ

Ben dağa taşa "Karaoğlan" yazdığımız yıllarda CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in danışmanlığını yaptım. Diğer danışmanlardan ikisi Kemal Derviş ve Işın Çelebi idi. CHP'yi silkeleyen ve Karaoğlan Ecevit'i iktidara götüren, Ecevit'in yeni bir parti yaratacağı beklentisiydi. "Ortanın solu", "Toprak işleyenin, su kullananın" sloganları halk tarafından destek bulmuştu. Halk ve taban "Yeni CHP" diyordu o yeniliği de Ecevit temsil ediyordu. Ecevit'in başında bulunduğu CHP, 1973 seçimlerinde yüzde 33.3 oy aldı. Yenilenme ve halkta uyanan yeni umut, Haziran 1977 seçimlerinde Karaoğlan'ın CHP'sini yüzde 41.4 oy oranına taşıdı. İstanbul yerel seçimlerinde ise CHP yüzde 64 oyla Ahmet İsvan'ı belediye başkanı yaptı. Vizyonu olan iyi bir lider hem partisini hem ekibini başarılara taşır. 1998-2000 yılları arasında Türkiye'nin ilk kadın Başbakanı olan Tansu Çiller'in de baş danışmanlığını yaptım. Liderleri ve liderlerin çevresindeki insanları çok iyi bilirim ve anlarım. 50 yıla yakın gazeteciliğim var. Gazeteciliğimin 40 yılı yöneticilikle geçti. Son 25 yılında ise ya Genel Yayın Yönetmenliği ya da Yayın Grubu Başkanlığı yaptım. Yöneticilik yaparken işe girmek için başvuranlarla bizzat ilgilenirdim. Sorduğum klasik bir soru vardı; "5 yıl sonra ne olmayı düşünüyorsun?" Verilen cevap, o insanın iyi gazeteci olup olamayacağının bir aynası oluyordu. Eğer, "Çok iyi bir muhabir olacağım" derse anlardım ki, içinde bir hırs, bir heyecan yok. Önüne bir hedef koyarak kendi hayatını daha yukarılara çekmeyi düşünmüyor. Böyle kimselerle çalışmazdım. "Siz kızacaksınız ama 5 değilse bile 10 yıl sonra sizin yerinize geçip genel yayın müdürü olacağım" diyen bir arkadaşıma, "Hemen işe başla" derdim. O zat halen iyi bir gazetenin genel yayın müdürü. Benim yerime geçemedi ama bir başka gazeteye genel yayın müdürü oldu.

İYİ EKİP BAŞARILI İŞLER ÇIKARIR
Benimle çalışanlara söylediğim bir söz daha vardı. "Mutlaka ufku geniş olan, çıtayı yüksekte tutmak isteyenlerle çalışın. Yoksa olduğunuz yerde kalır, siz de zamanla ona uyarak tembelleşirsiniz" derdim. Gerçekten de yöneticinin iyi bir "lider" olması ve bütün ekibi kendi peşinden yukarılara çekmesi gerekir. Hem "hedefi olan" lider hem de "hedefi olan" ekip bir araya geldi mi, her zaman başarılı işler ortaya çıkar. Zaten "kendine hedef koyan" bir çalışan, yöneticisinde geniş ufuk ve hedef göremezse, ya o işten ayrılır ya da o müesseseye hiçbir şey veremez. Çünkü getireceği bütün öneriler, değerlendirme yoksunu lider ya da "küçük hedefli ve küçük hesaplı" ekibi tarafından "işe yaramaz" sanılarak, rafa kaldırılır. O çalışanın da bir süre sonra bütün heyecanı ve hırsı yok olur.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.