X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Okul kabus olmasın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Okul kabus olmasın

  • Giriş Tarihi: 27.8.2013

Uzmanlara göre yalnızca ilkokul değil ortaokula başlayacak öğrencilerin velilerine de büyük sorumluluk düşüyor. Uzmanlar, "Önemli olan çocuğun hazır olması" dediler

Okulların açılmasına az bir zaman kaldı. İzmir'de bu yıl yaklaşık 628 bin öğrenci ders başı yapacak. Bu öğrencilerin yaklaşık 55 bini ise ilk kez okulla tanışacak. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesi anne-babalar da çocukları kadar heyecanlı ve telaşlı. Bu yıl 66 aylık çocukların okula gitmeleri için istenilen rapor sistemi kaldırılınca karar verme sorumluluğu artık velilerde. Bu durumda anneler ve babalar ne yapmalı? "Çocuğumun gelişim düzeyi yeterli mi? Eğitim yaşamına başlamaya hazır mı? Daha hala 'küçük' mü, yoksa artık 'büyüdü' mü? Okulda düşmeden sınıfına kadar gidebilecek, tuvalet, el yıkama gibi gereksinimlerini kendi kendine karşılayabilecek mi?" Ve daha birçok soru, okula yeni başlayacak çocukların anne ve babalarını, karar verme sürecinde zorlayacak. Bu zorlu süreçte, Yaşar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ilgın Başaran, velilere tavsiyelerde bulundu.

ÖNEMLİ OLAN ÇOCUK
Yrd. Doç. Dr. Ilgın Başaran, anne-babaların bu kararları kendileri verebilecekleri gibi uzmanlardan da yardım alabileceğini belirterek şöyle dedi: "Önemli olan çocuğun ilkokula hazır olma düzeyidir. Dil ve bilişsel gelişim düzeyleri izlenmelidir. Çocuğun dil gelişimi, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edecek düzeye gelmiş midir? Çocuğun bilişsel gelişimi ise müfredatı kavrayacak düzeyde midir? Renk, sayı, şekil algısı, karşılaştırma ve muhakeme becerisi yeterince gelişmiş ve yaş grubuna uygun mudur? Bu değerlendirmeleri, eğer çocukları kreş, anaokulu gibi eğitim ortamlarında bulundularsa, okullarındaki eğitimcilere danışarak yapabilirler. Ancak eğer çocuk evde bakıldı ise ve bakan kişiler aşırı korumacı bir tutum içinde çocuğu yetiştirdilerse, karar vermede zorlanacakları kaçınılmaz. Hele bir de aile bireyleri birbirine çok bağlı ya da bağımlı iseler, genellikle biri öbürüne bir şey olacağı korkusunu yaşayacağı için 'okul korkusu'na zemin hazırlayabilir ve çocuk okula gitmek istemeyebilir."

KORUMACI OLMAYIN

Bu durumla karşılaşacak annebabaların, çocuklarının korkularını ortadan kaldırabilmek için hiç tanımadığı bir ortam olan okul ile ilgili çocuklarına bilgi vermeleri gerektiğini ifade eden Başaran, "Anne ya da babada çocuğundan ayrılma kaygısı varsa çocuk kendi başına kalacağı için kendini güvensiz hissedecek ve okula gitmek istemeyecektir. Ya da aşırı koruyucu anne-babadan sıkıldığı için çocuk kendisi okula gitmek isteyecek"dedi.
"TEKNOLOJİ ÇOK GEREKLİ"
İzmir Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Elif Öztürk Yılmaztekin, kriz anında çocuğun eline cep telefonu verilmesinin önemli sorunlara davetiye çıkardığını söyledi. Öztürk, "Cep telefonlarının internet bağlantılı hale gelmesi, dizüstü bilgisayarların her yere taşınabilecek kadar hafiflemesi, tablet bilgisayarlar ve benzeri teknolojik ürünler, anne babalar ile çocuklarının ilişkilerini her geçen gün farklı bir boyuta taşıyor. Artık aile yemekleri için lokantalar seçiliyor" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.