X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Denizler hakimi Özkan
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Denizler hakimi Özkan

  • Giriş Tarihi: 8.9.2013

Kendi yaptığı 7.5 metrelik yelkenli tekneyle, hiçbir elektronik yardımcı seyir araç gereci kullanmadan, 3 yılda dünyayı dolaştı. Gördüklerini, yaşadıklarını bir kitapta topladı. Kitabın satışından kazandığı parayı da gençlere denizcilik eğitimi vermeki için kullanıyor

Özkan Gülkaynak, tüm hayatını tekne ile dünya turu yapmak üzere planladı. Kariyerinin en iyi yerinde işini, sevdiklerini arkasında bırakıp, hayallerine doğru yelken açtı. Kendi yaptığı ahşap teknesi ile ve hiçbir elektronik yardımcı seyir gereci kullanmadan 3 yılda dünyayı dolaştı. Dönüşünde dünyanın en ayrıntılı deniz gezi notlarından oluşan kitabını yazdı. Kitaptan kazandığı para ile çocuklara, gençlere denizi, denizciliği sevdirmek için açmayı düşündüğü eğitim merkezinin temelini oluşturacak bir tekne aldı. Şimdilerde de Karadeniz'in kılavuz kitabı üzerinde çalışan Özkan Gülkaynak ile denize aşık olduğu evinde, denizi, dünya turunu, hayallerini konuştuk.
Denize ilginiz nasıl başladı?
- Çocukken evimizin önündeki iskeleye, iki teknemiz bağlıydı. Bütün çocukluğum o teknelerin üzerinde geçti. Ben kıyıda yürürken, küçük karidesleri, yengeçleri, balıkları, yosunları tek tek izlerdim. Böylece denize bir aşk başladı. Sonra uzun yola gitme hevesi ile kendimi yetiştirmeye başladım. O kadar güzel pratik yapma fırsatı buldum ki bütün adaların arasında hergün yelken yapıyordum, dalıyordum, fırtına seyri ile ilgili bütün okuduklarımı uyguluyordum.
Her şeyi kendi kendinize mi öğrendiniz?
- Evet. Uzun yol denizciliği diye bir şey yoktu Türkiye'de. Tabii ki buradaki büyüklerimden olta bağlamayı, balık türlerini öğrendik ama denizcilik çok daha kapsamlı bir şey. Onların çoğu konusunda kendi kendimi eğittim. Hep kitaplarda gördüklerimi uygulamaya çalıştım. Daha 13 yaşındayken, ailemi ürkütmemek için gece 12'de gizlice yataktan kalkar, tekneme biner, pusulamı takar, Foça'ya gece seyriyle giderdim. Pusulanın nasıl çalıştığını öğrenir, denemeler yapardım. Sabah saat 8'de gelir, gizlice tekrar yatağıma girerdim.
Dünyayı dolaşmaya o yaşlarda mı karar verdiniz?
- Evimizin yakınlarında küçük bir adaya gitmiştim 15 yaşındayken. O ada üzerinde o kadar güzel bir gün batımı yaşadım ki doğa beni çok etkiledi ve dünyayı dolaşma kararı aldım. Sonra bütün hayatımı ona adadım. Denizle ilgili bana lazım olacak teknik konuları sürekli öğrenmekle geçti bütün hayatım. Ciddi çalışmalarım oldu. Akademik düzeyde kendi başıma çalıştım. Belki dünyada rüzgar dümenlerini en iyi bilen 3-4 kişiden biriyim. İş hayatımı denizden kopmayacak şekilde işlere göre düzenledim. Çok daha gelir getiren, kariyerimi daha çok geliştirebileceğim işleri reddettim. Onun yerine denize çıkabileceğim, daha uzun izinli, daha marinaya yakın işleri tercih ettim.
Ne okudunuz?
- Ekonomi ve dış ticaret okudum. Uluslararası nakliye firmasında İzmir bölge müdürü olarak çalıştım. 40 yaşında dünya turu kararı aldım.
Neden 40 yaş?
- Çok sabırsız bir insanım ama 25 yaşında, genç, iyi bir denizci olarak, serseri ruhlu insan olarak, hiçbir hayat deneyimi olmadan bu turu yapmam doğru olmayacaktı. Uluslararası nakliye şirketinde çalışırken bütün dünyada her sektörden, her yerden tanıdığım oldu. Muhteşem bir deneyim. Bir gezginin en önemli silahlarından biri, yaşam deneyimidir. Ben bunun çok faydasını gördüm. Üstelik 40 yaş, beden gücünü kaybetmediğiniz, aynı zamanda da olgunlaştığınız yaş. 41 yaşımda teknemi hazırlayıp yola çıktım.
41 yaşında emekli mi oldunuz?
- İstifa ettim. Çok az paramla, dünya turuna çıktım. Amatör denizci camiasında 30-40 kişilik yakın arkadaş grubu beni destekledi. Kimsenin bütçesini zorlamaması karşılığında kabul ettim. 30-40 dolar aylık bütçelerinden ayırdı insanlar. O sayede bir kaynak oluştu.

1200 görsel var
Özgürlük Hattının Batısına kitabınızda neler var?
- Otobiyografimi, denize nasıl aşık olduğumu, denizciliğimi nasıl geliştirdiğimi ve denizcilik tekniklerini, dünya turu sırasındaki anılarımı yazdım. Dünya denizcilik tarihinde yazılmış en kapsamlı kitaptır. 1200 görsel malzeme var. Hem bilgilendirici hem duygu veren bir kitap.

Doğalı yaşamak için
Neden elektronik seyir aleti kullanmadınız?
- Daha doğalı yaşamak istedim. İnsanların aslında teknolojiyi kullanayım derken yetilerini kaybettiklerini, doğal yöntemlerin aslında çoğu zaman daha etkin olduğunu, teknolojinin abartılmadan kullanılması gerektiğini vurgulamak için böyle bir şey yaptım. Elektronik seyir aygıtlarının abartılı kullanımı, insanların yetilerinin gelişmesine engel oluyor. Derinliği hep bir aletle anlamaya kalkarsanız, gözünüzle algılama şansınız olmaz. Sürekli gözünüzle bakarsanız yetiniz gelişir. Rüzgarın ne yönden estiğini teninizde hissetmeye çalışırsanız, yetileriniz gelişir, ama hep bir rüzgar göstergesine bakarsanız, gelişmez. İyi ki de öyle bir şey yapmışım. Doğal, ahşap bir tekne yapmak istedim. El emeği ile yapılmış bir tekne. Bütün metalleri bile bronzdan dökülmüş. Biri gördüğü zaman hayran olsun ve bunun Türkiye'de yapıldığı bilinsin istedim. Tekne her gittiği yerde büyük saygı gördü. Çünkü sıra dışı, çok romantik görünüşlü ve tamamen kendimizin geliştirdiğimiz bir tekne. Avustralya, Endonezya rölesinde en başarılı denizci ödülü verildi bana. Sadece bu tarza saygıdan dolayı.
Bir ilki yaratmak da gurur kaynağıydı tabii...
- Benim asla niyetim, insanlara karşı ben daha üstünüm, benim yaptığımı kimse yapamaz şeklinde bir mesaj vermek değildi. Evet dünyayı dolaşan en küçük Türk yelkenlisi, Kayıtsız II'tür. Ben bunu hiçbir zaman söylemedim. Bu 7,5 metreyse ben bunu 3 metreyle de yaparım. Dünya rekoru da kırarım çok iddialı konuşuyorum. Ülkemize, dostlarımıza bir yararı olacaksa ama ben denizde hırslanmayı doğru bulmuyorum. Denizler, hırslardan arındırılmış alan olmalı diye düşünüyorum. İnsanlar zaten karada gereğinden fazla hırslanıyor, yoruluyor, yarışıyor.

Eskilerden etkilendim
Döndünüz, parasız, işsizdiniz...
- Dönünce Allah kerim dedik. Çok değerli bir kitap yazdım. Kitap dağıtıcıları yüzde 60'ını almak istediler. Çok fazla. Para kazanmayı istiyordum. Hem oradan geçineceğim hem bu geliri birtakım denizle ilgili idealist projelere aktarırım diye düşündüm. Gerçekten de bunu becerdim. Türkiye'de en çok satan deniz kitabı oldu. 6 bin civarında ama sadece web sitemden sattım. Kitapçıya falan girmedim. Kitaba çok ciddi emek verdim 2 sene ve bunları teker teker kargoya ben taşıyıp okuyucuya ulaştırdım. Sunumlar yaptım, bazı şirketler toplu aldı. Geliri ile bir tane klasik 12 metre boyunda çok değerli eski bir tekne ile Seferihisar'da dağın tepesinde 18 dönüm tarla aldım. Tekneyi restore ediyoruz. Gelecek yaza hazır olacak. Çocuklar ve gençler, denizciliği bu teknede öğrenecek.
Karaya uyum sağlamanız zor oldu mu dönüşte?
- Zor olmadı. Çok kitap okuduğum için, uzun süre kaldıkları denizden dönen denizcilerin psikolojilerini biliyordum, hazırlıklıydım. Ancak dönüşte doğada gördüğüm yağmalama, bozulmadan çok etkilendim.
Tur sağlınızı nasıl etkiledi?
- Çok olumlu etkiledi. Yalnız Endonezya'da tifo oldum. Çiğ istiridye yemiştim denizden. O beni çok hırpaladı, psikolojimi bozdu. Bütün ters mevsim, motor arızaları o anda üst üste geldi. Tifo pankreası da bozduğu için şeker oldum. Şekerden, yol boyunca hep uyku hali, halsizlik falan yaptı. Kilo verdim biraz diyet falan yaptım, normale döndü şekerim.
Sizi etkileyen oldu mu?
- 1950"li yılların denizcilerinden çok etkilendim. O zaman bu insanlar kendilerini çok iyi yetiştiriyorlardı. Sürekli okuyorlar, sürekli düşünerek kendi yöntemlerini geliştiriyorlardı. Kendi donanımlarını yapıyorlardı. O zamanın bir de bu işin kültürel tarafından çok etkilendim. Bunlar sanayi devriminden sıkılıp, kaçıp kendilerini denizlere atan insanlar. Bir kültürün oluşmasını sağladılar. Bu kültürde paylaşma, dostluk, arkadaşlık tevazu vardı.

Yeni kitap ve projeler geliyor
Yeni projeleriniz var mı?
- Üretmek istiyorum ama destek bulamıyorum. Eğitim konusunda çok farklı şeyler yapabilirim. Ben kişisel gelişim için en yararlı olgunun denizcilik olduğunu düşünüyorum ama denizciliği teşvik için motoryat vergilerini düşürdüler. Motoryatların çoğu eğlence aracı. İnsanın kişisel, gelişimini etkileyecek bir araç değil. Marinalar denizciliğe değil, sermayeye hitap eden yapılar. Genç insanların yararlanabileceği bağlama platformlarına yaygın şekilde yaparsanız, deniz kültürünü ve denizcilik eğitimini bu insanlara buna göre verirseniz, denizden insanlar yararlanır ve denizleri korur. Kuşaklar boyunca bunu yapar. Marinaya belli bir yaştan sonra maddi gelişimini tamamlamış kişiler geliyor. Adam 60 yaşından sonra mı bireysel gelişimini sağlayacak.

ZATEN YARIŞIYORLAR

Yelken kulüpleri çocukları yarış atı gibi yetiştiriyor. Çocuklar zaten yarışıyor, bir de denizde hırslandırıyor. Halbuki ben çocukların birbirleriyle yarışmaktansa birbirlerini koruyup kollayacakları, kendi kendilerin aşmayı sağlayacakları bir düzen oluşturmak isterdim.
Yeni kitap geliyor mu?
- O yörenin bir kılavuz kitabı olmadığı için, Karadeniz üzerine kitap yazıyorum. Dünyadaki en kapsamlı Karadeniz kitabı olacak. Geçen yıl 150 tane barınağa, limana girerek teker teker derinliğini ölçerek Bir sürü kitap yazmak istiyorum denizcilik, fırtına seyri, yatçılıkla ilgili. Bir de belgesel hazırlığım var.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.