X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Adnan GÜLERMAN: Eğitimin böylesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Adnan GÜLERMAN: Eğitimin böylesi

  • Giriş Tarihi: 30.9.2013

Yaygın olmamakla birlikte, biz Ankaralıların sık kullandıkları bir deyim vardır:
Oğlan ağlar derdi çörek.
Bu deyimi daha çok "bir şeye aklını takmak", "bir şeyde ısrarcı olmak" anlamında kullanırız.
Ömrünün yarıya yakın bir bölümünü üniversiteye vermiş biri olarak zaman zaman bu köşede "eğitim"den ve özellikle "yüksek öğretim"den söz etmemi yadırgamayınız.
Nitekim geçen hafta da Muğla'nın yapısını tepeden tırnağa değiştiren, yeni bir Muğla haline getiren Sıtkı Koçman Üniversitesi'nden söz etmiştim.
Sözü buraya getirmişken, bu Üniversite'nin kuruluşunda, temellerinde alın teri bulunan Kurucu Rektör Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı dostumu da saygı ile anmaktayım.

EGE'NİN PARLAYAN YILDIZI

Bugün, İzmir'in parlayan değeri Gediz Üniversitesi'nin Genç Patronlar Ustalara Emanet isimli yeni bir uygulamasından söz etmek istiyorum.
Önce bir anıma yer vereyim: 1960'larda Michigan State Üniversitesinde (MSU) lisansüstü çalışmalarımı yaparken, seçmeli olan derslerde en çok öğreteceğine inandığımız hocanın dersini seçerdik. Bir dönem ulaştırma (transportation) dersini verecek olan Prof.
Dr. Mosman'ı önerdiler. Hemen kaydımızı yaptırdık. İlk derste kürsüye iki kişi çıkmıştı.
Bunlardan dersin hocası olan Prof. Mosman, "Gençler size her dersimde ABD'de ulaştırma alanında otorite olan ve ulaştırmanın zirvesinde bulunan kimseleri davet edeceğim. Konumuzu onlardan dinleyeceksiniz" demişti.
Nitekim 14 hafta boyunca da öyle oldu. Her sınıfa ancak 40 öğrenci kayıt yaptırabilmesine karşılık, başka pek çok öğrenci de dersi dinlemeye geliyordu.

TARİHİ İPEK YOLU HATIRASI

Prof. Mosman, Türkiye'den geldiğimi öğrenince benimle de görüşmüş ve Van ilimize kadar gelip tarihi İpek Yolu'nu incelediğini de anlatmıştı. İnanır mısınız, aldığım dersler arasında en çok aklımda kalanlar o derste dinlediklerimdir. İlk günlerde "Oh ne iyi, başkaları anlatacak, sen de hocalık yapacaksın" gibi olayı hafife almamız olmuştu, daha sonra yanıldığımızı anladık.
Ben de bir gün işçi sendikacılığı konusunu anlatması için, bölümümde doktora unvanını almış olan Belediye İş Sendikası Şube Başkanı Erşen Görgün'e kürsümü bir dersliğine bırakmıştım. Sınıfımın bu kadar dolduğu başka bir günü çok az yaşadım.
Bunları neden anlattım? Egeli Sabah'ın 31 Ağustos 2013 tarihli sayısında "Genç patronlar ustalara emanet" başlıklı bir haberde "Anadolu Kaplanları-
Ege efeleri dersi konuldu" denildikten sonra, iş dünyasından duayenlerin dersleri verecekleri belirtilmekteydi.
Yeri geldiği zaman, üniversite-iş hayatı ilişkilerini dilimizden düşürmemize karşın, bu ilişkilerde iş yerlerine stajyer öğrenci göndermekten öteye gidemediğimizi görmekteydik.
Fakat Gediz Üniversitesi, devamını ve yaygınlaştırılmasını dilediğim bir ilke imza atmış bulunmaktadır. Bu uygulama "Sadece ben bilirim" görüşünden sıyrılma anlamını da taşıyacaktır. Bu örnek uygulama sadece öğrencilerin duayen iş adamlarından dinledikleri ile sınırlı kalmamalı, üniversitelerin iş hayatına uygun olarak yeni bir düzenlemeye girmelerine de vesile olmalıdır.
Mezun olan öğrenciler çalışma ortamında görev alacaklarına göre, eğitimin iş hayatını beklentilerine uygun bir yapıya kavuşturulmasının yanında, iş hayatı da kendisini bilimsel gelişmelere ve bu gelişmelerin gereklerine göre yeniden yapılandırmalıdır.

DİĞERLERİNE ÖRNEK OLMALI
İzmir'deki üniversitelerimizden zaman zaman "bir dünya üniversitesi" olma amacını taşıdıklarını duymaktayız. Dünya üniversitesi olabilmek sadece yabancı ülke gençlerinden kayıt yaptıran öğrenci sayısından çok, dünya ülkelerinin ihtiyaç duyduğu türden eğitim verebilen bir programa da sahip olması ile mümkündür. Başka bir anlatımla mezuna kazandırılacak bilgi ve tecrübe uluslararası bir geçerliliğe sahip olmalıdır.
Ülkenin bir bilgi ve teknoloji üssü olarak gelişebilmesi için bu işbirliği ön sırada yer almalıdır.
Beğendiğim daha önceki hamlelerine Gediz Üniversitesi'nin bu hamlesini hem genişletilmesini, hem de öteki üniversitelerimizin de bir yarış içinde olmasını dilerim.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.