X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CAN AKSIN: Bereket ve tehlike
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CAN AKSIN: Bereket ve tehlike

  • Giriş Tarihi: 6.10.2013

"Eyvah zeytinler kavrulacak" diye hayıflandığımız günleri geride bıraktık. Yağmur bir geldi, pir geldi. Biraz daha gecikseydi, hasada başlayabilmek için yağışları bekleyen ve ağaçların kurumaya yüz tutmasından endişelenen çiftçi, neredeyse "yağmur duasına" çıkacaktı. Komşular, "Zeytinlere bereket yağıyor" diye çok sevindi. Çocukluğumda, yaz aylarında serin yaylalara çıkar, temiz hava alır, kente daha dinç, daha diri dönerdik. İlk kez orada rastlamıştım "bereket" sözcüğüne. Yağmur yağıyordu, rahmetli annem "Bereket yağıyor" demişti. Bakmış, bakmış, yağan bereketi görememiştim. Ertesi sabah, komşumuz Züleyha teyze, bize kahvaltıya gelmişti. Kahvaltıdan sonra, sofra toplanırken, Züleyha teyze, "Allah Halil İbrahim bereketi versin" demişti. Bereketi henüz bilmiyordum, bir de buna, "Halil İbrahim bereketi" eklenmişti. Yıllarca, yağmur yağıyorsa, ya "rahmet" yağıyordur, ya da bereket diye bellemiştim ama, "Halil İbrahim bereketini" uzun süre öğrenememiştim. Bereketi, sadece mal mülk, para, pul olarak algılamamak lazım. Allah, birine mal mülk verir ama o malın mülkün bereketi yoksa bir işe yaramaz. Bir diğeri parası daha az olandır ama Allah onun malına mülküne bereket verdiği için, çok daha az mal mülk ile çok daha mutlu bir yaşam sürebilir. "Halil İbrahim bereketinin" Hz. İbrahim'e ait olduğu da söylenir. Hz. İbrahim, sofraya misafirsiz oturmadığı, çok cömert olduğu için böyle bir yakıştırma da yapılmış olabilir. Bir de şöyle bir hikaye var. Çok eskiden, birbirini çok seven iki kardeş varmış. Büyüğü Halil, küçüğü ise İbrahim imiş. Halil, evli ve çocuk sahibi, İbrahim ise bekarmış. Halil ile İbrahim'in ortak bir tarlaları varmış. Ne kadar mahsul çıkarsa, ikiye pay ederlermiş. Kendi payları ile de geçinip giderlermiş. Bir yıl yine harman yapmışlar ve çıkan buğdayı ikiye ayırmışlar. Sıra taşımaya geldiğinde, Halil, İbrahim'e "Kardeşim, ben gidip çuvalları getireyim, sen burada bekle" demiş. Halil çuvalları getirmeye gidince, İbrahim düşünmeye başlamış. "Ağabeyim evli ve çocuklu. Onların evine daha çok buğday lazım." Böyle diyerek, kendi payından bir miktar buğdayı, ağabeyi Halil'in payına katmış. Az sonra, Halil çıkagelmiş ve "Haydi İbrahim, haydi sen doldur da taşı ambara" demiş. İbrahim, kendi payından bir çuval doldurup yola koyulmuş. O gidince, Halil düşünmeye başlamış. "Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var ama kardeşim bekar. O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek." Böyle düşünerek, kendi payından birkaç kürek İbrahim'in payına atmış. Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından, birkaç kürek, diğerinin payının üzerine atmış. Birbirlerinden habersiz bu böyle sürüp gitmiş. Allah, bu iki kardeşin düşüncelerini ve hareketlerini çok beğenmiş. Buğdaylarına bir bereket vermiş ki, kardeşler, günlerce taşımalarına rağmen buğdayları bitirememişler. Kendilerinden önce, kardeşini düşünen bu iki kardeş, bu işe şaşıp kalmışlar. Buğdayları azalacağına aksine çoğalmış, ambarları dolup taşmış. İşte bugün "bereket" denilince, akla bu kardeşler geliyor. Onun için bu bereketin adına, "Halil İbrahim bereketi" deniyor. Yağmurun zeytinlere bereket getirmesi iyi de, zamanında "yanlış karar veren" yöneticiler yüzünden bizleri elektriksiz bırakması kötü. TEAŞ tarafından 1985 yılında Ayvalık'taki bir dere yatağına kurulan ana trafonun her yağmurda yaşadığı bu tehlike tedirginlik veriyor. Sular altında kalan trafodaki bir küçük kaçak, Ayvalık, Burhaniye ve Altınoluk'un yanı sıra Çanakkale ve Ezine'yi de elektriksiz bırakma tehlikesi yaratıyor. Her yağmurlu havada bu tehlikenin yaşanmaması için, dere yatağına yapılmış olan bu trafonun çok daha güvenli alanlara kaydırılması gerekiyor. Çünkü trafo merkezi, yanlış yer seçiminin yanı sıra denize tahliye olan suyun tek geçiş noktasında bulunuyor. Bu nedenle hemen her yıl su baskınına maruz kalıyor ve sistemde arızalar meydana geliyor, enerji kesintileri yaşanıyor. Özetle, zeytin üreticisine "mutluluk" veren yağmur, aynı zamanda elektrik kesintileri nedeniyle "kaygı" da getiriyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.