X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ÖZGÜR KAYNAR: Bisikletlere de özgürlük
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ÖZGÜR KAYNAR: Bisikletlere de özgürlük

  • Giriş Tarihi: 12.10.2013

Bisiklet, karne hediyesi olmanın ötesine geçiyor sonunda... O iki tekerlekli sevimli araç, çocukça sevinçlerin dışında, başka şeyler de taşıyor artık bizler için... Yollardaki adım başı engellere, görünür görünmez tuzaklara, sürücülerin tacizlerine, kent yöneticilerinin görmezden gelmesine rağmen direniyor. Çocukça sandığımız o sevinç giderek tutkulu bir bağlılığa dönüşüyor. Hem de koca koca insanlar için... Evden işe, işten eve bisikletle gidip gelenleri tek tük de olsa görüyorsunuzdur. Pedala bastıkça keyif bulduğun, direksiyonun üzerinden sana doğru esen rüzgara kendini bıraktıkça rüya alemine daldığın ve sağlıklı yaşama 'merhaba' dediğin bisiklet, bir ulaşım aracı olarak algılanıyor artık. Bisikletseverler için doğru düzgün yol olmasa ve de bisiklete binmek hala hayati tehlikeyle eşdeğer görülse de, dolu dizgin ilerliyorlar bildikleri yoldan. Önümüzde yerel seçim varken ve de gözler başkanlık koltuklarına dikilmişken, onlar için birşeyler yazmak gerekir diye düşündüm. Mesajım şu: Dünyanın her yerinde bisiklet el üstünde tutuluyor, teşvik ediliyor. Yetmiyor, daha çok kişiyi araçlardan indirip bisiklete bindirmenin derdine düşülüyor. Avrupa'da, Amerika'da ve Asya'da bisiklet orduları yollarda mekik dokuyor. Toprak fakiri Hollandalılar'ın Amsterdam'da araçlardan daha çok alanı bisikletler için otoparka dönüştürdüğünü görünce, gözlerime inanamamıştım. Bisiklete değer, bisikletliye ayrı bir önem veriliyor oralarda. Malum, çağımızın hastalığı hareketsizlik. Kronik rahatsızlıklar, hareketsizliğe ve kilolara bağlanıyor. Çözüm yollarından biri olarak da bisiklet görülüyor. Hem gideceğin yere hem sağlıklı ve zinde bir yaşama bisikletle ulaş, keyif de al deniyor. Ben umutluyum, bu bilinç bizde de artık ağır basacak, bisiklet ve bisikletliler görmezden gelinemeyecek... Unutmadan bir de yaşanmış hikaye anlatayım. Bundan 20 yıl kadar önce Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne Hollanda'dan konuk öğretim üyesi gelmiş. Ülkesinde olduğu gibi burada da işyeriyle evi arasında ulaşımını bisikletle sağlamış. Koskoca bir profesörün bisikletle gidip gelmesi haliyle yadırganmış, "Bu nasıl hoca" diyenler bile çıkmış. O gün bugündür konuşulur dururmuş. O zamanlar biraz da alay konusu edilen o bisikletli profesör, aslında bize en güzel dersi vermiş, tabi anlayana...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.