X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ADNAN GÜLERMAN: Yayalara saygı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ADNAN GÜLERMAN: Yayalara saygı

  • Giriş Tarihi: 21.10.2013

Kimin kime karşı saygılı olması gerekir diye bir tartışmanın yapılması hatalıdır. Çünkü küçük - büyük herkesin birbirine saygılı davranması mutlaka uyulması gereken ahlaki bir durumdur. Ama ben bu yazımda yayalar için gösterilmesi gereken saygıyı ele almak istiyorum. Okuyucularıma böyle bir ayırıma neden gerek gördüğümü aşağıda açıklayacağım. Yaya yolları, yaşlı, çocuk, engellilerin yanında bir yerden bir yere yürüyerek gitmek isteyenlerin kullanmakta oldukları bir alandır. Bu nedenle yaya yolları bütün kullanıcıların rahatça kullanmasına açık bir durumda bulundurulmalıdır. Gazetelerimizde yaya yollarının bakımsızlığı yanında, mallarını sergileyen esnafın işgali, kafe ve lokanta gibi yerlerin yaya yolu üstüne çıkarttığı masalar, araç sahiplerinin oto parkları vs. gibi pek çok nedenlerle işgal altında bulunmaktadır. Saydığım barikat gibi işgallere takılmamak için dikkatle yürümemiz de yeterli olmayıp, bu yollardaki çukurlar ve yükseklikler bazen tökezlemenize, bazen da boşluğa düşer gibi olmanıza neden olur. Bazıları, "Fırsatını buldu yine belediyelere taktı" diye sitemkar olacaklar ama yolları her türden yayalara açık durumda bulundurmak da belediyelerimizin görevleri arasındadır.

BUNLARI NEDEN YAZDIM

Birkaç gün önce evime 4 sokak uzaklıkta bulunan bir marketten alışverişimi yapıp dönerken yaya yollarının, sağlı- sollu bordür taşları sınırından 2-3 metre ara ile ve kırmızı boyalı babalarla sınırlandırdığını görünce evimize gidip gelirken sıkıntı çekmeyeceğimizi görerek hem sevindim hem de araç sahiplerinin yayalara olan saygısızlığını önlemeye böylesine bir çare bulunmasına da üzüldüm. Gerçi "saygısızlık" sözüm sadece arabalarını yaya yollarını tıkarcasına park edenlere de değil. Ya caddeleri, bulvarları tarlada yürüyormuşçasına, her yerden geçilebilir, her yerde yürünebilir haline getirenlerimiz de aynı eleştirimin sınırları içindedir. Hatırlarsanız, bir ara bazı bulvarlarımızın gidiş-dönüş arası demir parmaklıklarla ayrılmıştı. Sonunda bazı atletik yapılı bayanlarımız bile engelli atleti gibi bariyerlerin üzerinden atlama yeteneğine kavuşmuşlardı. Aslında evinin önünde arabasını yaya yoluna çıkartarak park edenler kendi yollarını tıkadıklarının da farkında olmalı. Ama, bazen kullandığımız "hodgamlıkkendini severlik" ve "diğergamlıkbaşkalarını severlik" karakterlerinden ikincisine sahip olunmaması bu tür davranışların sebebini oluşturmaktadır. Yaya yollarına sıra sıra babaları dizeceksiniz, yeşillendirdiğiniz alanların orasına burasına "çimlere basmak yasaktır" diye yazacaksınız ve benzerleri.. Bu nasıl diğergâmlıktır? Bilen bana da anlatsın. Doğudan batıya pek çok ülkede bulundum. Vitrinleri seyretmek yerine, medeniyet ölçülerini incelemem alışkanlığımdır. Köpeklerin bile karşıdan karşıya geçerken kendilerine yeşil ışığın yanmasını sabırla beklediklerini söylersem inanır mısınız? Bir yandan Ege Temsilcimiz ve Yayın Yönetmenimiz Sayın Ersözlü, (Hepşenkal dostum), "Adnan Hoca lafı evirip çevirip EXPO'ya getirdi" diyecekler. Hani, adaylar hakkında Kasım ayında not verecekler var ya, onlar sadece bir iki günlük gezdirme ve şatafatlı sunumlara göre kararlarını vermezler. Gözleri medyada, kulakları da aday ülkeleri görmüş olan dostlarının anlattıklarındadır. Olumsuz sonuç çıkarsa, "Ama biz onları gezdirip dolaştırdık, parlak sunumlar yaptık, kararları böyle mi olacaktı?" deyip sitem etmeyelim. Değerlendirmeyi yapacak olanlar zannettiğimiz kadar saf kimseler değildirler. Milyarlık değeri kim hak etmiştir, ona bakarlar. Ben olayı sadece EXPO 2020'nin alınması dar çerçevesinde de görmüyorum. Yabancılara kazandırdığımız Türkiye imajı çok uzun seneler faydalanacağımız "bozdur bozdur harca" misali bir değere sahip kılacaktır. Benden söylemesi. KUTLAMA: 29 Ekim 1923'ten bu yana tam 90 yıl geçti. Her geçen yıl Cumhuriyetin temellerini daha da güçlendirdi. Doğum günüm de olan bu günün sonsuza kadar güçlenerek kutlanması dileği ile.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.