X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER CAN AKSIN: Ege'nin havası sağlıklı yapar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

CAN AKSIN: Ege'nin havası sağlıklı yapar

  • Giriş Tarihi: 26.10.2013

Kaç zamandır Ege'de işler iyi gidiyor, yüzler gülüyor. Ülkemizdeki zeytin ağacı sayısı her geçen yıl artıyor. Üreticiler fidan teşviklerinden memnun. Bu yıl zeytin verimi düşük gözüküyor ama yine de üretim fena olmayacak. "Cennette iki ağaç vardır; incir ve zeytin. "İncir, gerçek ağacı; zeytin ise hayat ağacıdır" denir. Benim bahçemde 2 zeytin ağacı var. Sadece zeytin ağacı yok; elma, armut, papaz eriği, kiraz, kayısı gibi ağaçlar da var. Ayvalık'a yerleşip de bir zeytin ağacına sahip olmamak kabul edilemezdi. 5 yıl önce Ayvalık'a taşındığımda, ilk işim bir fidanlığa gidip, saksıda oldukça büyümüş 2 zeytin fidanı almak olmuştu. İşte 5 yıl önce bahçeme diktiğim o fidanlar, şimdi iki kocaman ağaç oldu. Fakat bu yıl zeytinde "yok yılı" olduğu için, "kendi bahçemden kendi zeytinlerimi yiyebileceğim" diyemiyorum. Oysa geçen yıl bayağı zeytin almıştım.

KIZILDERİNİN ÖĞRETTİĞİ

Ayvalık'a gelmeden önce, İstanbul'a yakın bir köyde yaşıyordum. Bir gün köyümüze gelen bir dostum, "Bütün bu ağaçları sen mi diktin, yoksa yetişmiş mi aldın?" dedi. "Ben diktim" dedim. "Dikmeye de devam ediyorum" diyerek, ilkbaharda diktiğim genç fidanları gösterdim. "Onların büyümesini nasıl bekleyeceksin!" dedi. "Beklerim" dedim ve ona Kızılderililerin ünlü atasözünü hatırlattım: "Biz dünyayı atalarımızdan miras değil, torunlarımızdan ödünç aldık." Gerçekten de, çocukluğumdan beri ağaç dikerim. Zaten geleneklerimizde ağaç dikmek "ekonomik açıdan" da önemlidir. Anadolu'da birçok yerde, çocuk doğduğunda hemen bir ağaç dikilir. Bu ağaç genellikle kavak olur. Çocukla birlikte kavak da büyür. Çocuk büyüyüp evlenme çağına geldiğinde, ağaç kesilerek satılır ve düğün masrafları karşılanır. Bizden sonra gelecek kuşaklara güzel bir çevre bırakmalıyız. Nasıl bizden öncekilerin bizlere bıraktıkları "tarihi mirasla" seviniyor ve övünüyorsak, bizler de "hayırla yad edilecek" eserler bırakmalıyız.

KOLESTEROL-ŞEKER KABUSU

Gelelim kolesterol konusuna Önceki yazımda, "Kolesterolün zararı yok, yeter ki oksitlenmesine izin vermeyin" demiştim. Bir okuyucumun isteği üzerine bu konuyu biraz daha açayım. Hepimizin kanında bir çeşit, "iyi kolesterol-( HDL), bir çeşit de "kötü kolesterol- (LDL) var. İyi kolesterol adı üzerinde iyiliğimize çalışır. Bizi damar tıkanmasına ve yüksek tansiyon gibi hastalıklara karşı korur. Kötü kolesterol ise damarda tıkanıklığa sebep olarak sağlığımızı tehdit eder. Oysa ikisinin kökeni de aynı. Kandaki kolesterol bizim yiyecek tercihimize göre iyi ya da kötü olur. Eğer direkt ya da tatlılar yoluyla şekeri çoğaltırsanız, ortaya çıkan "trigliseritler", kolesterolün oksitlenmesine neden olur. Oksitlenen, daha doğrusu paslanan ve "iyi ve yararlı olma" özelliğini yitiren kolesterol, damarlara yapışarak, tıkanmasına neden olur. Hani "kırmızı et zararlı" denir ya. Aslında kırmızı etin tek başına zararı yok. Ama kırmızı etten alınan kolesterol, bir de meşrubat içtiyseniz, trigliserite dönüşüp kolesterolü oksitler ve damar sertliği oluşur. İlaç firmaları kampanyalarla "kolesterol heyulası" yaratıyor ve onu düşürmek için de "kolesterol ilaçları" üretiyor. Hepimizi kandırıyorlar. En pahalı ilaçlar da kolesterol ilaçları. Biz bu ilaçları aldıkça, hiçbir suçu olmayan kanımızdaki, bize yararlı kolesterolü düşürdükçe düşürüyoruz. Bütün hormonlarımızın ham maddesi kolesteroldür. O yüzden anne sütünde kolesterol yüksektir. Çocuğun hormonlarının üretilmesi için başlangıçta anneden aldığı kolesterole ihtiyacı vardır. Kolesterol masumdur, oksitlenirse oksikolesterole dönüşür ve damar sertliği yapar. Peki oksitleyen ne: Şeker. İnsanın gereksinimi olan glikozu da früktozu da vücut üretiyor. İlk çağlarda insanların kan şekeri 60 dolayındaymış. Doğal ortamları sebze imiş. Şeker sadece meyvede olduğu için, kan şekeri de düşük oluyormuş. İnsanlar sebzeleri, bitkileri sanayiye soktukça kan şekeri de değişmiş. Şimdi 100'lerdeyiz. Zaten 120'de şeker hastalığının başladığı söyleniyor. Aman siz siz olun, sağlığınıza dikkat ederken şeker konusunu ihmal etmeyin.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.