X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yaşam için üçü bir yerde
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yaşam için üçü bir yerde

  • Giriş Tarihi: 5.11.2013

Sağlık alanında yaşamsal önemi büyük olan kemik iliği, kordon kanı ve insan doku bankaları Tepecik Hastanesi'nde tek çatı altında buluşacak, veriler güvende olacak

Kemik iliği bankası, kordon kanı bankası ve insan doku bankası Türkiye'de ilk defa bir çatı altında toplanıyor. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 1 yıldan önce temellerini attığı İnsan Doku Bankası ile Türkiye'de İstanbul ve Ankara'dan sonra üçüncü merkezi hayata geçiriyor.

YİNE BİR İLK

Birçok hastalık ile savaşma konusunda hayati önem taşıyan kök hücrelerin kayıt altına alınmasını sağlayan kemik iliği bankası, kordon doku bankası ve insan doku bankası Türkiye'de bulunmasına karşın, ayrı ayrı yerlerde faaliyetlerini sürdürüyor. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni diğer merkezlerden ayıran en büyük özellik, bu 3 merkezin de aynı binada bulunacak olması. Merkezde, kan kanseri başta olmak üzere, 60'a yakın genetiğe bağlı hastalığın tedavi edilebilmesinde kullanılacak kök hücreleri depolanacak ve veri tabanına kaydedilecek. Ayrıca insan doku bankası ile kadavralardan alınan organlar ve hücreler bu merkezde saklanacak.

RED TARİH OLACAK
İlik nakli yapılan hastanın vücudunun hücreleri reddetmesi, doku nakli merkezinde yapılan işlemlerle ortadan kaldırılacak. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnsan Doku Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. İbrahim Pirim, Merkezin faaliyetlerinin sadece İzmir ve Türkiye ile sınırlı kalmayacağı bilgisini verdi, şunları söyledi: "Şu an 500 kadar kayıtlı donörümüz var. Bu rakam çok az. Bu yüzden sınıfta kalıyoruz. Sayı o kadar az ki dünya taramasına giremiyoruz. En alt sıralarda kalıyoruz. Mümkün olduğunca genç, uzun yıllar yararlanabileceğimiz donörlere ihtiyaç var. Kemik İliği Bankası'nda donörleri veri tabanına kaydediyoruz. Kordon Kanı Bankası'nda da kök hücreleri toplayıp depoluyoruz. İnsan Doku Bankası'nda kadavradan alınan organlar toplanacak, uzun süre saklanabilecek. Türkiye'de bu üç merkezi bir arada bulunduran hiçbir yer yok" dedi. Donör olabilmek için cerrahi müdahaleye gerek olmadığını belirten Prof. Dr. Pirim, "Sadece kan alınıyor. Alınan kan örnekleri veri tabanına kaydediliyor. Kan değerleri ve içindeki kök hücrelerden, ihtiyacı olan hastalara uyumluluk aranıyor. Olası bir uyum sırasında doktorlar donörlere ulaşıp, kan verip vermeyeceğini soruyor. Kabul ederse, en yakın hastaneye gelip kan vermesi yeterli oluyor. İlgili doktorların yaptığı çalışma sonucu alınan kan kök hücrelerine ayrılıyor" dedi.

DONÖR UZAKTAYSA BİZ ORAYA GİDERİZ
Hastayla eşleşmesi durumunda, donöre mutlaka ulaşıldığını söyleyen Pirim, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazen donör İzmir'de kayıt oluyor. Daha sonra şehir veya ülke değiştiriyor. Ulaşabilirsek kendimiz gidiyoruz. Eğer donör çok uzaktaysa ya en yakın sağlık kuruluşuna gidip kan vermesini istiyoruz. Burada önemli olan çaresiz bir insanın sağlığına kavuşması. Gerekirse bu masrafları kendi cebimizden bile karşılarız. Yeter ki insanlar sağlığına kavuşsun" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.