X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hülya DİNÇEL: Tarım Bilgi Bankası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hülya DİNÇEL: Tarım Bilgi Bankası

  • Giriş Tarihi: 15.11.2013

Sevgili okurum ve dostum Aliağa'dan İl Genel Meclisi Üyesi Tarık Uslu harika bir çalışma hazırlamış. Böylesine değerli bir bilgiyi bizlerle paylaşan sayın Uslu ya yürekten teşekkürler. Söz konusu çalışma tarımsal ekonominin manifestosu olabilir. Bu çalışma kesinlikle değerlendirilmeli. Üstelik Tarık Uslu dostumuz bilgiyi kendisine saklayanlardan değil. Bana yolladı ve ben bunu değerlendirilmesi için ilgililerin dikkatine açıyorum.
Umarım ilgililer de Sayın Tarık Uslu gibi yürekli davranırlar.
Haydi hep birlikte okuyalım sevgili okurlarım.
Hepimiz coğrafya derslerimizden hatırlarız ki ülkemiz ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılık ülkesi şeklinde tanımlanmaktadır.
Avantajlarımızı şu şekilde sıralayabiliriz;
1) Coğrafi olarak çok uygun bir iklim kuşağında, yeterli doğal kaynaklara sahip bir ülkeyiz.
2) Artan nüfus ve alım gücü ile tarım sektörünü destekleyecek kapasitedeyiz.
3) Çoğu Avrupa ülkesi, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da, Rusya ve Türkî Cumhuriyetleri iklim ve su sorunları nedeniyle tarımda dış alıma muhtaç durumdadır.
4) Yurtdışı talebi olan pek çok ürünün üretimi ülkemizde yapılmaktadır.
5) Ülkemiz ürettiği birçok tarım ürünü ile tarım üretiminde dünya sıralamasında yer almaktadır.
Örneklendirmek gerekirse kayısı, incir, fındık ve kiraz üretiminde dünya birincisi, karpuz, salatalık ve nohut üretiminde dünya ikincisi, domates ve patlıcan üretiminde dünya üçüncüsü, zeytin ve soğan üretiminde dünya dördüncüsü, şeker pancarı üretiminde ise dünya beşincisiyiz.
İlimizde ise ülkemizde üretilen; enginarın yüzde 32'si, satsuma mandalinin yüzde 21'i, yağlık zeytinin yüzde 19'u, kirazın yüzde 17'si, salçalık biberin yüzde 12'si, incirin yüzde 10'u, pamuğun yüzde 6'sı ve kurutmalık çekirdeksiz üzümün yüzde 6'sı üretilmektedir. Ülkemizde 24,5 milyon hektar tarım arazisi mevcuttur. Bu alan;
* Lüksemburg'un 95 katı,
* Danimarka'nın 5,6 katı,
* Hollanda ve İsviçre'nin 5,9 katı,
* Moldova'nın 7,2 katı,
* Belçika'nın 8 katı büyüklüğünde,
* İngiltere'nin yüzölçümüne eşittir.
Tüm bu güzel verilere rağmen ülkemizde tarımdan elde edilen gelir istenildiği gibi değildir.
1980'lerin başında tarım ürünleri ihracatı 2 milyar dolar seviyesinde iken aynı dönemde ithalatımız 50 milyon dolardı. 30 yıl sonra gelinen noktada, günümüzde tarım ürünleri ihracatımız 4,3 milyar dolar, ithalatımız ise 4,5 milyar dolara ulaşmıştır. 30 yılda ihracat 2 katına çıkarken, ithalat 90 kat büyümüştür.Lüksemburg'un 6,5 katı büyüklüğünde olan Konya Ovası'nın; ki dünyanın en verimli ovalarından biridir, sadece 4'te 1'i sulanabiliyor.
Ülkemize 100'ü aşkın ülkeden tarım ürünleri ithalatı yapılmaktadır. Türkiye'de en çok ekilen tarım ürünü buğday olmasına rağmen 2008-
2009 üretim dönemindeki ithalat şampiyonu buğdaydır. 2009 yılında 27 ülkeden 902 milyon dolarlık buğday ithalatı yapılmıştır.Buğdaydan sonra en çok ekilen ürün arpadır. 2000'li yıllara kadar 1 milyon ton arpa ihraç eden ülkemiz 2009 yılında yaklaşık 28 milyon dolarlık arpa ithal etmiştir. Yine aynı yıl içerisinde mısır ithalatına 135 milyon dolar para ayrılmış, 38 ülkeden pamuk ithal edilmiştir. Son 10 yılda pamuk ithalatına ayrılan para 8 milyar 381 milyon dolardır.
Ülkemizde 1 milyon yurttaşımızın geçim kaynağÜlkemiz hiçbir ülkenin sahip olmadığı avantajlara sahip, zengin bir tarım ülkesi iken TÜİK'in araştırmalarına göre tarım sektörü 2007 yılında 643 milyon dolar, 2008'de 2 milyar 228 milyon dolar, 2009 yılında da 112 milyon dolar açık vermiştir. 2010 yılının il beş ayında da açık miktarı 646 milyon dolar olmuştur.
Ülkemizdeki bu kadar verimli şartlara rağmen bu durum nedeni ise 2007 yılından beri dillerden düşmeyen ilgili kanun ve düzenlemelerin yapılmayışıdır.

PARSELLER KÜÇÜLÜYOR

Miras kanunu hala daha tarım arazilerimizi küçük parçalara ayırmakta ve ziraat koşullarını yıpratmaktadır. Küçülen parsellere arazi sınırlarının kapladığı alanın yanında traktörle düzenleme yapılan arazide traktör manevra mesafesinin kapladığı alan da eklenince kayıplarımız iyice artmaktadır. Ülkemizde 10 dönüm arazisi olan çiftçi bir traktöre sahip. Hâlbuki 100 dönüm araziye sahip bir çiftçi de bir traktöre sahip. Dolayısı ile ülkemizde traktör yığılması ve traktörü alabilmek için kredi yoğunluğu mevcuttur. Miras kanununda acilen bir düzenleme yapılmalıdırTarım arazilerindeki ifrazdan sonra kalacak en az alan 100 dönüm olarak düzenlenmelidir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.