X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ÖZGÜR KAYNAR: Suhulet
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ÖZGÜR KAYNAR: Suhulet

  • Giriş Tarihi: 17.11.2013

Sene 1869. İstanbul Boğazı'nda ulaşım sandallarla ve teknelerle sağlanıyor. İnsanlar karşıdan karşıya geçiyor geçmesine ama araçlar kalıyor. O dönem taşımacılığı yürüten Şirket-i Hayriye'nin müdürü Hüseyin Haki Efendi, umum müfettişi İskender Bey ve Hasköy Tersanesi Başmimarı Mehmet Usta kimsenin aklına gelmeyeni düşünüyor. "Neden olmasın!" diyerek işe başlıyorlar ve o güne dek benzeri görülmemiş bir vapur projesi hazırlıyorlar. Dünyanın ilk arabalı vapuru Suhulet, işte böyle hayat buluyor. Yolcularla birlikte araçların da taşınabildiği feribotlar, denizcilik tarihine Türk zekası ve girişimiyle giriyor. 'Kolaylık' anlamına gelen Suhulet, 1958 yılına kadar tam 87 sene Sirkeci-Harem hattında hizmet veriyor, yaşamı kolaylaştırıyor ve hiç unutulmuyor. Egeli Sabah'taki ilk yazıma işte bu ifadelerle başlamıştım. Kolaylaştırmaya vesile olması niyetiyle şimdi bir kez daha yazma lüzumu hissettim. Önemli bir sürecin içinde, hatta sonlarındayız çünkü. Partiler, mart ayındaki yerel seçimde belediye başkanlıklarına kimleri aday göstereceklerini belirlemek üzere. Kamuoyu araştırmaları ve temayül yoklamalarının da ışığında bizleri yönetecekler takdir ediliyor. Bir şehrin emanet edileceği isimler seçilirken, meslekte 20 yılı geride bırakmış bir gazeteci olarak, birkaç kelam etmek bize de düşmeli. Öncelikle, kentlerimizin yönetimine getirilmeye namzet görülenlerin düsturu suhulet olmalı. Keza bir belediye başkanı yaşamı ne kadar kolaylaştırıp güzelleştiriyorsa o kadar başarılı ve sevilendir. Bilginin güç olduğunu bilen; bilgisini nezaketle kullanmayı ve gücü arttıkça tevazusunun da artması gerektiğini daha iyi bilen de olmalı bir şehri emin. "Benim aklım herkese yeter" deyip başkalarının aklını kullanmayı eziklik görerek ve gömlek değiştirir gibi yönetici değiştirerek kentleri basiretsizliğe mahkum kılan takıntılı ruh halinden arınmış kişiler oturmalı o koltuklarda. Bir eleştiri ya da öneride hemen celallenmeyip "Neden olmasın!" diyerek yaklaşmalı, kentlinin sesini kılavuz edinmeli, herkesle barışık olmalı da muhakkak... Ve... Tek ikbali sadece hizmetten ibaret olmalı. Sayın parti yöneticileri, başta yaşadığım İzmir olmak üzere, kentlerimize lütfen yukarıda saydığım anlayışta isimleri aday gösterin. Bu minvalde son mesajım şu hadistir: Müjdeleyin, nefret ettirmeyin... Kolaylaştırın, zorlaştırmayın...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.