Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'İzmir, iyi filmi biliyor'

Giriş Tarihi: 29.11.2013

İzmir Sinema Derneği Başkanı Kayhan Kırmızıgül, "Seyircilerimiz çok antrenmanlı, kötü filme toleransları yok. Böyle bir seyircinin varlığı söz konusuyken sanatçı ile seyirciyi mutlaka buluşturmamız lazım"dedi

Kısa film alanında Türkiye'nin en önemli festivalleri arasında yer alan Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali bu yıl 14'üncü kez sinemaseverlerle buluştu. İzmir Sinema Derneği tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Başbakanlık Tanıtma Fonu katkıları ile düzenlenen festivalde katılımcılar Altın Kedi Ödülü için yarıştı. Festivalde tüm filmler Fransız Kültür Merkezi'nde gösterildi. Dereceye giren filmler 23 Kasım Cumartesi günü yapılan ödül töreninde sahiplerine verildi. İzmir Sinema Derneği Başkanı Kayhan Kırmızıgül gösterimlerin büyük bölümü sanatçılar ve yönetmenlerin katılımı ile yapıldığını belirtirken festivale 63 ülkeden 1365 başvuru olduğunu söyledi. Türkiye'de ilk kez Türkiye Sinema Yazarları Derneği SİYAD işbirliği ile kısa film alanında SİYAD ödülü vermek üzere jüri tayin edildiği festivalde, jüride Burcu Aykar, Murat Emir Eren ve Çağdaş Günerbüyük görev aldı. İzmir Sinema Derneği Başkanı Kayhan Kırmızıgül'ün evine konuk olduk, 14. Kısa Film Festivali'ni ve projelerini konuştuk.

* Sinema Derneği, Kısa Film Festivali... Buralara gelene kadar neler yaptınız?
9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde sinema okudum. İzmir Kısa Film Festivali ben üniversitede 3. sınıftayken başladı. Bir dönem üniversiteye ara vermiştim, o dönem televizyonda çalıştım. Medyaya yakınlığım buradan geliyor. Okula döndüğümde kısa film festivali fikri oluştu. O dönemde İzmir'de festival yoktu. En son yapılan festival, 1999'da yapılan Uluslararası İzmir Film Festivali'ydi. Üniversitede son 2 yıl festivalde gönüllü çalıştım. 2000 yılında bu festival yapılmayınca biz bir şeyler yapmaya karar verdik. Bunlardan önce birçok kısa film, belgesel çekmiştim.

* Kısa film festivali projesi bugünlere gelene kadar nasıl bir süreç izledi?
İlki çok amatördü, tamamen gönüllü çalışmaya dayanıyordu. Konak Belediyesi ile görüştük, salon bulduk. Nasıl olacak, neler yapacağız diye hiç endişelenmedik. Kendi imkanlarımızı yarattık. Etrafımızda ne kadar festivallerden tanıdığımız isim varsa hepimiz toplandık. Bu projenin içinde çok önemli isimler vardı. Erdal İzgi, Emre Erkmen çok önemli bir görüntü yönetmeni Aslı Özge, İdil Ünel, Derya Erkenci... Bütün bu isimler festivale destek verdi.

* Bu proje sizin için yalnızca bir heves olabilirdi. Ne oldu da bu projeyi gelenekselleştirmeye karar verdiniz?
Bu projeyle ilgili birçok şey tasarladık. Festivalin ikinci senesinde online başvuru yapılıyordu. Türkiye'de bir ilk oldu. 2001'de internet olanakları günümüzdeki kadar gelişmiş değildi. Bizim için çok büyük bir başarı oldu. 2005'te Avrupa Film Festivali Birliği'ne kabul edildik. İlk 3 yılda 45 ülkeden film yer aldı. Bunlar yan yana geldiğinde festival kendi büyüklüğünü ortaya koymuş oldu.

* Festivalin bu kadar başarılı olmasını neye bağlıyorsunuz?
Bizim başarıyı elde etmemizin en büyük nedeni seyircinin bu programın içeriğinin dolu ve alışıldık olmadığını bilmesi.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
'İzmir, iyi filmi biliyor'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz