X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şövalye gökdelenlere yenildi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şövalye gökdelenlere yenildi

  • Giriş Tarihi: 1.12.2013

Mehmet Refik Soyer, 40 yıllık cıvata fabrikasını Kültür Sanat Merkezi'ne dönüştürdü. 8 yılın ardından fabrikasının yerini gökdelenlere bırakmak zorunda kaldı

Kültür ve Sanat Fabrikası'nda 8 yıl 'yel değirmenlerine karşı savaşan' Mehmet Refik Soyer, gökdelenlere yenildi. Soyer, değeri 40-50 milyon lirayı bulan arazinin çevresinde gökdelenler yükselirken, "Çocukların kulağına sanat suyu karıştıralım, anneler kendilerinin yapamadığını çocuklarında yaşasın" diye birçok sanat dalını bir araya getirildiği Soyer Kültür ve Sanat Fabrikası'nda, rüzgara karşı koştu. Desteklemeyenlere eleştirenlere inat yaptıklarından mutlu, dimdik ayakta durdu. Buna rağmen, fabrikayı ancak 8 yıl ayakta tutabildi. 40 yıllık cıvata fabrikasını büyük yatırımlarla kültür sanat merkezine dönüştüren Mehmet Soyer, paydaş olan diğer aile fertlerine karşı daha fazla direnemeyip, fabrikanın yerini gökdelenlere terk etmesini kabul etmek zorunda kaldı. "Ve perde kapanır" başlığı taşıyacak bu röportaj, şövalyenin bu başarısı karşısında, "Soyer'de antrakt"a dönüştü. Mehmet Refik Soyer ile boşaltılmaya başlanan Soyer Kültür ve Sanat Fabrikası'nda söyleştik.

Şövalye gökdelenlere yenildi mi?
Evet. Soyer Kültür Sanat Fabrikası'nın bulunduğu aile paydaşlı taşınmaz, diğer aile fertlerinin istemi üzerine yıkılarak çok katlı bir komplekse dönüştürülecek. Yakında güneşli bir hava kalmayacak.

İZMİR, DESTEK VERMEDİ
Çok katlı olunca, belki 10 daire alacağınıza 100 daire alacaksınız. Hala romantizm mi?
Yapacak bir şey yok. İflah olmaz romantiğim. Bir yandan şehri düşünüyorsun. Olmaması lazım diyorsun. Bir yanda da hayatın realitesi var. Olaya rant olarak bakılıyor. Benim önerim üzerine estetik bir şey olacak hiç olmazsa.

Fabrikanın yerini gökdelenlere terk etmesi sürpriz mi oldu size?
Bu benim hiç bilmediğim bir şey değildi. Bir gün böyle bir ihtiyaç zuhur edecek ve çıkacağız diye düşünüyordum. Çok büyük bir şok değil benim için. 1-2 senedir her an olması muhtemel bu değişim nedeniyle giderek bazı faaliyetlerimizi askıya almıştık. Zira özellikle çok kıymet verdiğimiz 3-6 yaş arasındaki çocuklarımız ki iddiamız ve hedefimiz bu körpe yavruların, "kulağına kar suyu yerine sanat suyu kaçırmaktı." Bizler için çok kıymetliydi. İlk iş olarak onların eğitim, öğretim faaliyetlerini akamete uğratmamak için zaten 2 yıldır Selçuk Soyer Ana Okulumuz'u kapatmıştık.

İzmirli'den beklediğiniz desteği gördünüz mü?
Onu da göremedim. Biz çok çaba sarf ettiğimizi düşürüyoruz. Bir dönem geldi ki biz neredeyse senenin 300 gün basında yer aldık. Bu tanıtım açısından iyiydi. Buna rağmen buradaki ana fikri tam oturtamadık. İzmirli'nin kendine has yaklaşımları var bu hadiselere. Böyle işlerde birilerinin o moral desteğine ihtiyacın var. Bir sanatçıya nasıl destek veriyorsun, konserine gidiyorsun, sergisine gidiyorsun, orada bulunuyorsun. Onun istediği o. Katılım sana moral veriyor, düşünceni doğrulatıyorsun. O tarafı, ne yazık ki hiç düşündüğüm, istediğim gibi olmadı.

Neleri yaptınız, neyi yapamadım diye üzülüyorsunuz?
İzmir'de böyle bir yer ilkti sanırım. Biz 20'den fazla branşta faaliyet sürdürdük. Bu kolay bir iş değil. Bunu yaşadık, anladık. 10 bin metrekare üzerinde aşağı yukarı 4-5 bin metrekare kapalı alan içinde, çok geniş, ferah, yeşil, sessiz, sakin huzurlu ortamda kültürel faaliyetlerin sürdürülmesi temelinde kurulmuştu.

ANAOKULUNA ÖNEM VERDİ
Çünkü hem o çocuklarla ilgilenmek çok güzel hem de o çocukların kulağına sanat suyu kaçırmanın çok kıymetli olduğunu düşündüm. Çocuklarla sanat yoğun bir eğitim yaptık. Çocukların o sanatla ilgili yeteneklerini ortaya çıkarmak için, branş dersleri verdik. Bizim çok temelde bir hedefimiz vardı. Bu işin çok küçük yaşta çocuklarda başladığı bilincindeydik. 4 yaştan başlayıp lise, hatta üniversite çağına kadar olan insanlarımızla böylesi bir ortamda sanatı buluşturarak, burada bir temel kültür altyapısı yaratmaya çalıştık. Bunu becerdiğimizi düşünüyorum. Öyle hoş geri dönüşler oluyor ki. Geçenlerde birisi, "Ben falancanın annesiyim. Size çok müteşekkiriz. Kızım sizin anaokuluna geldi, sonra bale, dans dersleri aldı. Sonra sizin müzik öğretmeniniz yaptığı bir cd'nin klibinde kızıma rol verdi" dedi. Bu hiçbir şeyle satın alınamaz. Milyonların olsa ne olur? O çocuk bizim çocuğumuz, bu ülkenin, bu dünyanın çocuğu olacak. Sanatın ve kültürün damıtılmışlığı içinden geçip kendi alabildiği kadarını alıp, çok hoş bir insan olarak yaşamını sürdürecek. Bu başkalarını etkileyecek. Buradaki hedef bu. Bunu ben de bulmuş değilim ancak bizimki burada prototip oldu. Zamanın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay burayı gezdi, çok hoşuna gitti. Ankara'da 11 dönüm üzerine benzer bir şey yarattılar. Biz bu çıkışla sanatsal faaliyet sürdüren insanları yeniden bileyledik. Yeniden atılıma kalktılar. Bu işleri düşünüp cesaret edemeyen birçok kurum kuruluş ve kişi bu işlere girmeye başladı. Son senelerde birçok mekan açıldı.

Soyer Kültür Sanat Fabrikanız kaç liranızı yedi?
Ben para konularını konuşmayı sevmem. Önemli değil.

Ben ısrar ediyorum...
Burada binalar zaten vardı, böyle bir dönüştürmeye sanırım 3 milyon liranın üzerinde harcama yaptık. Belli dönemlerde burası para kazandı ama belli dönemlerde destekler gerekti.

"BU İŞE DEVAM EDECEĞİM"
Pişman mısınız?
Hiç pişmanlığım yok. Aksine çok mutluyum. Buna devam edeceğim nasıl olsa. Bu 20 faaliyetin bir kısmını bu inşaat sırasında belli yerler kiralayarak sürdüreceğiz. Sonrasında kendi yerimizde daha derli toplu tiyatrosu, anaokuluyla devam edeceğiz. Annemin beni 5 yaşında alıp Devlet Tiyatrosu'nun çok güzel olan oyunlarına götürmesi, benim hayatımda çok önemli izdir. İlkokul öğretmenim beni etkilemiştir. Lisede sanat tarihi, felsefe hocalarının çok etkisinde kaldım. Faaliyetlerin bir kısmı burada devam edecek. Bir kısım sosyal tesislerin de bu amaçla işletilmesine aile belki imkan sağlayacaktır.

Ben "ve perde kapanır" başlığını koyacağımızı düşünüyordum...
Beni seven birçok insan perdeyi kapatmamı istiyor. Bir de onunla mücadele ediyorum. Yapılan işe destek verilmesini isterim. Buraya gelip, görüp ilham alabilir. Havagazı fabrikası burası görüldükten sonra o hale geldi. Burada ne yapıldıysa o yapılıyor şimdi.