X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Adnan GÜLERMAN: Demedim mi, nazlı yarim ben sana! (1)
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Adnan GÜLERMAN: Demedim mi, nazlı yarim ben sana! (1)

  • Giriş Tarihi: 2.12.2013

Egeli Sabah'ta 11 Ekim 2011 tarihinde bu köşede başlayan ve her hafta yayınlanan 135 yazımdan 22 tanesinde EXPO'ya kısmen veya tamamen yer vermişim.
Belki dikkatli okuyucularımdan bazıları "Adnan Hoca, EXPO'ya aklını neden bu kadar takıyor, konu kıtlığı mı çekiyor?" diye kendilerine sormuşlardır.
Benim derdim İzmir'in EXPO 2020'yi mutlaka alabilmesinden başka bir şey değildir.
Bir de şu husunun bilinmesini isterim: Benim yazdıklarım ve yazacaklarım hiç kimseyle hesaplaşmak veya hesap sormak amacını taşımıyor. 1974 yılında Ankara'daki baba ocağını bırakarak İzmir'e yerleşmiş bir kimse olarak, İzmir'i çok seviyorum ve daha iyi olmasında katkım olsun istiyorum.
Sorabilirsiniz: Sen EXPO'yu ne kadar biliyorsun da aleme akıl vermeye kalkıyorsun? "Arabanın tekerleği kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur" diye bir söz vardır. Benimki öyle değil.
Ben çok önceden yol göstermeye başlamışım.

BERKSÜ'NÜN MÜJDESİ

Anlatayım:
İnceme fırsatı bulduğum ilk EXPO Montreal (Kanada) 1967. Ayırabildiğim 4 günde ancak 5 pavyonu inceleyebildim.
Aya gidip dönen Gemini 7 ABD pavyonundaydı. Fazla zamanım olmadığı için 4. günün sonunda istemeyerek üniversiteme döndüm.
2006 yılında, Barselona'da düzenlenen 1929 yılının EXPO alanını gördüm. İspanyollar kalıntıların meyvesini hala topluyorlardı.
Ve 2015'i kazanan Milano.
Burası rakip tanımayacak kadar EXPO için dünden hazır ve tecrübeli.
2005 yılında, İzmir İl Genel Meclisi üyeliğim döneminde Meclis Başkanımız Hakkı Berksü katıldığı bir toplantının müjdesini verdi: Arkadaşlar İzmir EXPO 2015'e aday.
Ben bu haber üzerine "Sayın Berksü EXPO'nun ne biçim bir şey olduğu hakkında bilgi var mı?" diye sorduğumda da "Hocam, büyük bir fuarmış" cevabını aldım. Ben de kendisine "Benim dolaşıp inceleme yaptığım EXPO'larla ilgili evimdeki albümümde resimler var. Yarın onları getiririm. EXPO'nun nasıl bir fuar olduğunu görürsünüz" demiştim. Sonraki gün de getirdiğim resimler A4 kâğıtlarına çoğaltılıp "İşte EXPO'lar böyle bir fuar denilerek elden ele dolaştırıldı.
İnanır mısınız, o günden bu yana da hiç kimse bana "Sen bu EXPO'ları bir akademisyen olarak adım adım incelemişsin.
Nasıl bir şeydir anlatır mısın?" diye sormadı.

KİMSE SORMADI

Bu bilgi ve tecrübemle, yukarıda yazdığım gibi Egeli Sabah'ta 22 köşe yazımın bazılarında tamamen, bazılarında da kısmen EXPO'yu işledim. Önceki dönemde olduğu gibi cümbür cemaat 'Phuket' gibi yerlere de götürülmeyi ve bir unvan verilmesini de beklemediğim halde, kimse de bana "Gel arkadaş bu yerler nasıl yerlerdir?" diye sorma gereğini de duymadı.
Tamamından alıntılar yapmam için yerim yeterli değil.
Ama, yazılarımdaki uyarılarımdan birkaç örnek vermek isterim:
Daha ilk yazımda Egeli Sabah Yayın Yönetmeni Ünal Ersözlü'nün yazılarına da değinerek (Ersözlü de yazılarında sık sık EXPO'yu alma arzusunu dile getirmişti. Kaybetmemize en çok kahrolanlardan birisi olduğunu tahmin ederim.) "Ben de aynı tutkunun içindeyim. Çünkü EXPO 2020 sadece İzmir'in, Egenin değil, Türkiye'nin büyük bir kazanımı olacaktır. Aman sakın EXPO 2015 için alınan oy miktarını kazanılmış bir ölçü olarak görüp aldanmayalım" demişim.
Sonraki yazılarımda da,
İzmir hakkında karar verecek olanların arka sokakları bile dolaşacaklarının bilinmesinde fayda vardır (17 Ekim 2011)
Çünkü adaylar için oylarını kullanacaklar, köşeyi, bucağı adım adım dolaşacaklardır. (21 Kasım 2011)
Pek çok ilimizde İzmir'deki kadar yarıda kalmış yatırım yoktur. (2 Ocak 2012)
Tekrar ediyorum: EXPO için karar verecek olanlar, değerlendirmelerini, güzel logoya, edebi cümlelerle yazılmış broşürlere bakarak yapmayacaklardır. (23 Ocak 2012) Bu günlük "Buca'da yolumu kaybettim" başlıklı yazımdan (18 Kasım 2013) bir cümle:
Ben olsam 30-40 milyon turistin geleceği bir aday ilin caddesinde, sokağında turist yolunu kaybedecekse ben o adaya EXPO düzenleme şansı vermem.
Görüldüğü gibi, İzmir'in EXPO 2020'yi alabileceği hakkında daha başından bu yana kuşkuluydum. Keşke haksız çıksaydım.

Devam edecek

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.