X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Can AKSIN: Bu balıklar nereye gitti?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Can AKSIN: Bu balıklar nereye gitti?

  • Giriş Tarihi: 7.12.2013

Ben oldum olası balık avına düşkünüm. İstanbul'da Arnavutköy'de otururken, sık sık balığa çıkardım. Bir sabah erken saatlerde Akıntıburnu'nda avlanırken, birden hemen 2 metre önümde kocaman bir orkinos belirdi.
Şaşırmış ve de inanır mısınız o koca gözleriyle bana baktığını görünce korkmuştum. Boğaz'da avlanırken takip ettiği balıkların peşinden ta kıyıya kadar gelmişti. Şimdi bakıyorum da İstanbul Boğazı'nda ne orkinos var ne de doğru dürüst balık.
Bu yıl Ayvalık'ta da balık sıkıntısı var. Geçen gün bir arkadaşımız rapala ile tuttuğu palamutun fotoğrafını göstererek hepimize nispet yapıyordu. Ama denizde doğru dürüst palamut yok. Ara tara, sırtı çek, çapari at bir tane bile palamut çekemiyorsun.
Ya lüfer? Lüferler neden gelemedi körfeze? Nedeni Karadeniz'in kirliliği olabilir mi? Palamut ya da lüfer cinsi balıklar, aynen zeytinde olduğu gibi bazı yıl az olur, bazı yıl çoğalır. Bir bakıyorsunuz bizde her yıl azalıyor.
Neden azalıyor, gırgırlar daha balık Boğaz'a ve Marmara'ya inmeden balığın önünü kesiyorlar da ondan. Tarumar ediyorlar. Karadeniz'de aşırı avlanma olunca palamut da lüfer de Boğaz'a ve Marmara'ya inemiyor. Boğaz'a, Marmara'ya inemeyen palamut, lüfer, Çanakkale Boğazı'nı geçip bizim buralara Edremit Körfezi'ne de giremiyor doğal olarak. Az da olsa girenler de, fırtınalı havalar yüzünden balığa çıkamayan gırgırlardan kurtulmuş olanlar oluyor.

NEDEN 24 METRE BİLEN YOK

Gırgırlara 24 metre gibi bir ağ derinliği verdiler avlanmak için. Ne kadar uyuluyor bilmiyorum. Bizim Ayvalık'ta çakar feneri geçen ağları salıyor. Avrupa'da en az 50 metre olması şart koşuluyor. Bizde neden 24 metre bilen yok. Daha doğrusu "oy kaygısı" ile balıkçıların, balık ağalarının gönlü hoş tutuluyor ama bize de balık kalmıyor.
Yukarıda İstanbul Boğazı'nda gördüğüm orkinosu yazdım. Eskiden Marmara'da orkinos da kılıç balığı da bol bol tutuluyordu. Şimdi nerede? TV'lerin belgesel kanallarında orkinosu, kılıçı görebiliyoruz.
Kıyılarımızdaki balıklarımızı koruyamadığımız, ağ yüksekliklerini Avrupa'da olduğu gibi 50 metreye çıkaramadığımız zaman bugün yakaladığımız balıkları da bulamayacağız. Ayvalık'ta biz amatör balıkçıların bir grubu var. Zaman zaman bir araya gelip, balık sohbetleri yaparız.Hal böyle iken son günlerde hiçbirimizin tadı tuzu kalmadı.
Ne balığa çıktığımızda balık tutabiliyoruz, ne de keyif alabiliyoruz. Hepimizin ortak derdi, balıkçı tezgahlarında gördüğümüz, minicik "bebek balıklar." Bizim ekip, balığa çıktığımızda, küçük balıkları mutlaka geriye denize atarız. Ayvalık Gıda Tarım İlçe Müdürlüğü'nden aldığımız Denizlerde Boy ve Ağırlık Yasakları listesine mutlaka uyarız.
Hatta mercanların ve karagözlerin 20 santimden küçük olanlarını denize salarız.
Oysa yasak boy mercan için 15, karagöz için 18 santim. Biz salıyoruz ama gırgırlar, troller, şebekeler büyük küçük demeden "katliam" yapıyor. "

KAYIT DIŞI" BALIK GELİYOR

Balıkçılığımızın en önemli sorunu yasa dışı balık avcılığıdır. Şebeke çekerek kaçak balık avcılığı yapan tekneler, küçük olmalarına karşın yüksek motor gücü ile peşlerindeki balık ağları ile "avlanılması yasak" bölgelerde cirit atmaktadır. "Balık yatağı" dediğimiz, balıkların ürediği bu yöreleri talan ederek, geleceğimizi kurutmaktadırlar.
Balıkçı tezgahlarında bulunan minicik balık yavruları için, sadece Ayvalıklı balıkçıların günahını da almayalım. Ayvalık dışından da, hatta daha çoğu Ayvalık dışından, çok ucuz fiyatlarla Ayvalık'a getirilip satılan balıklar bunlar.
Trollerin gırgırların denizden çekip aldığı "kayıt dışı" tabir edilen balıklar, kilosu 50 kuruşa, 1 liraya toptan alınarak, ayıklanıp temizlikten sonra tezgahlara çıkarılmaktadır. Türkiye'nin nüfusu her geçen yıl artıyor.
Nüfusun artması demek, halkın protein ihtiyacının artması demek.Protein bakımından çok zengin, en sağlıklı gıdalardan biri olan balık neslini kurutursak geleceğimize ağır bir darbe vurmuş oluruz.
Denizlerimizi yasak avcılıkla tüketir, balık yuvalarını dağıtırsak, belki bugünü kurtarırız ama geleceğimizi yiyip bitiririz.
Bırakın torunlarımızı, bizim çocuklarımız, yiyecek balık bulamazlar..
Balık avcılığının en güzeli "yasal boy" balık avcılığıdır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.