X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sigarayı bırak zammı kap!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sigarayı bırak zammı kap!

  • Giriş Tarihi: 9.12.2013

Sigarayı bırakan çalışanlarının ücretlerine zam yapan ve prim veren MÜSİAD İzmir Şube Başkanı Ümit Ülkü, "Son bir yıl içinde 60 çalışanımın sigarayı bırakmasını sağladım"dedi

Sabah Kahvesi'nin bu haftaki konuğu Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şube Başkanı, Türkiye ralli şampiyonu ve İzmir Ülkü Yarış Pisti Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Ülkü oldu. Ev tekstili, zücaciye ve elektrikli ev aletleri ticareti ile uğraşan işadamı Ümit Ülkü sigaraya karşı bir savaş başlattı. Sigarayı bırakan çalışanlarının maaşına zam yapan ve prim veren Ümit Ülkü, bu şekilde son bir yılda 60 kişinin sigarayı bırakmasını sağladı. 210 işçisinden sadece 3'ünün sigara içtiğini anlatan Ülkü, "Sigaraya karşı bir antipatim var. Çalışanlarımın sigarayı bırakmaları için doktordan randevu alıyorum. Tedavi masraflarını karşılıyorum. Akşam saat 22.00-23.00'ten sonra evlerine ziyarete gidiyorum. Sigara içip içmediklerini kontrol ediyorum. 7 senedir yeni işe aldığım kişileri de içmeyenlerden tercih ediyorum" dedi.

Kısa bir süre önce MÜSİAD İzmir Şube Başkanı oldunuz. Nasıl bir dönem olacak?
- MÜSİAD'da hem işimize hem hobimize uygun bir dönem olmasını istiyoruz. 'MÜSİAD'da ne görmek istiyorsunuz? MÜSİAD nasıl daha etkin olur?' gibi gündem maddeleri oluşturduk. Herkes fikrini söyledi. Bunlarla ilgili çalışmalar yapıyorlar. Derneğin bundan sonraki çalışmalarına daha verimli toplantı ve görüşme yapmayı planlıyoruz.

GÜCÜMÜZ ARTACAK
MÜSİAD gençlere önem veren bir dernek. Başkanlığınız döneminde bu süreç devam edecek mi?
- Çok genç işadamı ve iştirakçimiz var. Belki gençler çok ön planda değil ama çok genç işadamımız var. Onların heyecanı ve dinamizmi gücümüze güç katacak.

Üyelerin daha etkin olmaları ve kazanımı konusunda dernek çalışmalarınız olacak mı?
- 8 senedir dernekteyim. Bu süreç içinde dernek üyeliğim ve başkan yardımcılığım oldu. Zaman zaman sivil toplum örgütlerinin aktiviteleri yoğunlaşır. Dönem dönem de rehavete yol açar. Yoğun üye sayısı ile gündem diri tutulur ve gündemler işlenirse, birlik ve beraberlik yılın 365 gününe taşınır.

2014 yılıyla ilgili planınız var mı?
- 14 Aralık Cumartesi günü bölgesel iş geliştirme toplantımız olacak. Toplantımıza Antalya, Denizli, Konya, Uşak, Bursa, Aydın, Afyon'un da aralarında bulunduğu 8 farklı ilden 200 kişi gelecek. Çeşitli sektörlerdeki işadamlarının birlikte neler yapabileceği, ekonomik faaliyetler, güncel konular konuşulacak. Üç yerden teklif aldık. Toplantıyı pistte de yapabiliriz. 13-14 sektörel masa kurulacak.

Çalışma hayatına ilk ne zaman atıldınız?
- Çankaya Mimar Kemalettin Caddesi'nde 9 metrekarelik mağazamız vardı. 1985'ten 1988'e kadar babam işin başındaydı. Dolayısıyla 1988'e kadar hem mağazada iş yapıyorduk hem de bohçacılara mal satıyorduk. Ege Bölgesi'nde haftanın 6 günü minibüsle satış yapıyorduk. Minibüsün tavanına kadar ürün yerleştirirdik. İlk gün satış az olursa minibüste yatacak yer olmazdı. Tavana çok yakın uyurduk. Fazla satarsak iki karış yer oldu mu rahat oluyordu. Ford minibüslerin tavanı da çok kötü kokar. Satış yaptığımız kitle de bohçacılar. Para almak da kolay olmuyor. Her türlü tehdide karşı geliyoruz. 1988'de babam kaza geçirdi. Dolayısıyla o günden sonra işi bıraktı. Ben dışarı satışı bırakıp mağazada kalmaya başladım. Henüz 15 yaşındayken işin başına geldim. Babamın çekini kullanıyordum. Mehmet Tevfik Ülkü ismindeki çeki ben başına yerine anlamında "Y" koyup sonra da Ümit yazarak imzalıyordum. Banka müdürü bu şekilde söylemişti. Bu 3 sene böyle devam etti. 3 sene sonra benim adıma çek çıkardılar. Benim imzam Y.Ümit oldu. Yerine Ümit şeklinde kaldı. Y'nin hikayesi bu. Hayata hızlı başladık. O arada ben gündüz çalışıyorum. Bu nedenle okulu bırakmak durumunda kaldım. Gece de Namık Kemal Lisesi'ne başladım. İkinci senenin sonunda gece liseleri kapandı. Kapanınca okul hayatım bitti, iş hayatı devam etti. Ben bu hızın içinde 18 yaşında evlendim. 21 yaşında oğlum var. Babam evde emekli olarak hayatına devam ediyor.

Genç yaşta işin başına geçtiniz. Zevk âlemlerinden nasıl uzak durdunuz?
- Erken evlendim. Gençliğimde hiç sevgilim olmadı. Bir kişiyi sevdim ve o kişiyle evlendim. 'Keşke iki sene önce evlenseydim' diyorum. İnsanların hayatlarında prensipleri vardır. Mesela arkadaşlarım benim yanımda kesinlikle sigara içemezler. Sigaraya karşı çok fazla bir antipatim var. Şu anda 210 kişi çalışanım var. Sigara içen sadece 3 kişi kaldı. İçenler burada da içemiyorlar. Akşam 22.00-23.00'ten sonra evlerine giderek sigara içiyorlar mı içmiyorlar mı diye kontrole gidiyorum. 60'ın üzerinde sigarayı bırakan çalışanım oldu. Sigarayı bırakanlara prim veriyorum, maaşlarına zam yapıyorum. 7 senedir de işe alacağım yeni çalışanlarımın hiç biri sigara içmiyor. Sigara içmeyenleri tercih ediyorum. Sigara içen çalışanlarımı tedavi ettirdim. Sigarayı bırakma konusunda bir doktorumuz var. Randevu alıyorum, parasını ben ödüyorum. İçenlerin sigarayı bırakmasını da bu şekilde sağlıyorum. 21 gün içmediyse işe alıyorum. MÜSİAD dernek binasında üyelerden cam kenarında içenler oluyordu. Benim o konudaki hassasiyetimi bildikleri için 'Başkan artık hiç içirtmez' demeye başladılar. Bu tür prensipler olduğu zaman kötü ortamlara da gidemiyorsun.

ÇALIŞMAYI SEVİYORUM
Lise eğitiminizi tamamlayacak mısınız? Sonrasında üniversiteyi düşünüyor musunuz?
- Şu an eşimle beraber bu sene liseyi bitiyoruz. Son sınavımız var. Üniversiteyi de düşünüyorum. Oğlumuz üniversiteye gidiyor biz gidemiyoruz. Büyük kızımla aynı konumdayız şu an. Okumayı seçseydim, bilmiyorum ama Rabbim bilir. Bu konumda olmazdım. Çalışmayı çok seviyorum ve zevk alıyorum. Gece lisesi bittikten sonra sabah 05.00'te kalkardım. Sabah 08.30'a kadar Örnekköy, Kuruçay, Tenekeli ve Çimentepe bohçacılarına servis verirdim. Sabah mal sattıktan sonra işyerine gelip mağazamı açardım. Akşam da akşam servisi oluyordu. Ondan sonra büyüme serüvenine geçtik. 9 metrekare dükkandan 24 metrekareye geçtim. Geçen süre içinde orası da çok küçük gelmeye başladı. Oradan da içerisinde 8 dükkan olan bir pasaja geçtik. 8 dükkandan birinde iş yapıyorduk. Sonra 8 dükkanı da aldık. Şimdi orada kardeşim duruyor. Bir süre sonra orası da dar gelmeye başladı. Son olarak da şimdi bulunduğumuz Manifatura Tuhafiye ve Konfeksiyon Toptancıları (MTK) Sitesi'ne geçtik. 'Bu işin imalatına geçelim' dedik. 2002'de Kore'den makine alıp İzmir'e getirdik. O ay 11 gün Koreliler ile birlikte yatıp kalktım. Genetik olarak aileden gelen bir el işi kabiliyeti var. 2 yıl bocalama dönemi olarak geçti. Yavaş yavaş ürettiğimiz ürünleri satmamız gerekiyordu. Pazarlama ekibi kurdum. Ben 17 sene Bursa'ya her hafta gidip geldim. Bursa'da her hafta halı saha maçım var. Sadece gece yolculuğu yapıyordum. Buraya geleli 10 seneyi geçti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.