X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ekrem DEMİRTAŞ: 2014’te dikkatli olmalıyız
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ekrem DEMİRTAŞ: 2014’te dikkatli olmalıyız

  • Giriş Tarihi: 11.12.2013

Son günlerini yaşadığımız 2013 yılına ekonomik olarak tedirgin başladık. Gerek küresel ekonomide yaşanan çalkantılar, gerekse içinde bulunduğumuz coğrafyadaki siyasi çalkantılar, zor bir yıl yaşayacağımızı gösteriyordu. Yılın başında AB'nin tökezleme olasılığı ve hatta işin Birliğin dağılacağı öngörüsüne kadar götüren değerlendirmeler vardı. Dış ticaretimizin büyük bir kısmını gerçekleştirdiğimiz bir bölgenin çökecek olması, bizi fazlasıyla etkileyebilecek bir olaydı. Zaten biz de Türkiye ekonomisi olarak düşük değerlerle büyümeye geçiyorduk.
Ticaret partnerimizde işlerin iyi gitmemesi, bizi daha zor duruma itebilirdi. Risk büyüktü.
Avrupa'nın durumunun yanı sıra ekonomik ve siyasi riskler de gündeme geldi. Bunların en önemlisi FED'in bol para-düşük faiz rejimini değiştirebileceği yönünde verdiği işaret oldu. Belirsizlik arttı.
Risk büyüdü. Birçok ülkeden sermaye kaçışı oldu.

KÜRESEL EKONOMİ

Yılın sonuna doğru ise puslu hava dağıldı. Gelişmiş ülkeler daha iyi bir konuma geldi. ABD ekonomisi hızlandı. Avrupa toparlanmaya başladı. Emtia ve petrol piyasaları ise sakinleşti.
ABD-İran arasındaki nükleer gerilimin azalmış olması, dünya ekonomisini olumsuz etkileyecek siyasi risklerde birinin devre dışı kalacağını gösteriyor. Diğer yandan komşumuz Suriye'de iç savaşın devam etmekle birlikte batı dünyasını da kapsayacak şekilde genişlemesinin son anda önlenmesi de bölgemizi rahatlattı.
Özetle 2014 yılının 2013 yılındaki seyre benzer geçeceği ancak son gelişmelerle birlikte küresel ekonominin biraz daha olumlu gelişebileceği görülüyor. Ülkemiz ekonomisini ise 2014't de zorlu bir yıl bekliyor.
2014-2016 Orta Vadeli Programı da, ölçülü ve temkinli olma hassasiyetini ön plana çıkarıyor. 2014 için ölçülü bir büyüme öngörülüyor. Geçmiş yıllarda yüzde 8-9 gibi büyüyen ülkemiz, bugün yüzde 3 civarında büyüme oranları ile yetiniyor.
Önümüzdeki yıl yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak, bir sonraki yılda genel seçimler var. 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren yerel seçim süreci resmen başlıyor.
Tüm bunları birlikte değerlendirdiğimizde 2014 yılında üyelerimizin ve tüm iş dünyasının temkinli olması ve aşırı risk almaması gerekiyor.
Eylül 2013 itibariyle, kısa vadeli dış borç stoku, 2012 yılı sonuna göre yüzde 24.5 artışla 125.3 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Bugün dolar kuru, 2 liranın üzerinde yerini sağlamlaştırdı.
2000'li yıllar öncesi ve hatta 2001 krizi sonrası kur tırmanınca, vatandaş da dövize dönerdi. Bu gelenek son yıllarda bozuldu. Türk Lirası itibar kazandı. Önce alım durdu. Sonra kur artışı döviz satışı getirmeye başladı.
Bugün de, yine piyasalarda dolar ve euro alınması gerektiğine dair tavsiyeler var. Bu durum, Türkiye ekonomisini zorluyor.
Kurun hızlı bir şekilde yükselmesi, üyelerimizi ve İzmirli firmalarımızı zorda bırakır. Bankaların kur riskine yakalanmalarını ve dolayısıyla bankacılık sisteminin zarar görmesine yol açar.

KOŞMAMIZ LAZIM

Merkez Bankası Başkanı Sayın Başçı "Piyasalarda iniş çıkışların devam edeceğini, dalgalanmalara hazırlıklı olunması gerektiğini" söylüyor. Piyasalarda her zaman dalgalanmalar olacak ama bizim günlük gelişmeleri ve istikrarsızlıkları bir kenara bırakıp, uzun vadeli düşünmemiz gerek.
Küresel krizin etkilerinden bir türlü kurtulamayan ülkelere karşılık Türk ekonomisinin büyümesini sürdürmesi oldukça önemli. Ancak bizim ülke olarak büyümeye şiddetle ihtiyacımız var. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Nihat Ergün'ün de söylediği gibi, Türkiye'nin yürümeye değil koşmaya, basamakları birer birer değil, üçer beşer çıkmaya ihtiyacı var.
Büyümeyi kısarak 2023 hedeflerine ulaşmamız çok zor.
Ekonomide güven en önemli faktör.
2014 yılında öncelikle ekonomik istikrarın korunmasını talep ediyoruz. "İstikrar bozulmayacak" mesajı güçlü bir şekilde verilmeli. Mali disiplinden taviz vermeyen, firmaları kendi kaderlerine terk etmeyen, iç piyasayı daraltmayan bir ekonomi politikası sürdürülmesini bekliyoruz.
2013 yılında ise kentimiz açısından kuşkusuz en önemli konu EXPO 2020 adaylığımızda. Ne yazık ki EXPO 2015'in ardından EXPO 2020'yi de kazanamadık. EXPO'ya ev sahibi olamamamız hiçbir zaman "Dünya Kenti" hedefinden vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Önümüzdeki yıl da devam eden ve yeni oluşturacağımız projeler ile bu hedefe ulaşmak için tüm gücümüzle çalışacağız.
Bunun ilk örneği olarak da World EXPO İzmir 2023 Projesi'ni hazırladık ve İzmir kamuoyuna sunduk.
Önümüzdeki yıl başta olmak üzere, İzmir'in dünya kenti olması için yeni projeler üzerinde çalışmaya devam edeceğiz.
Kuşkusuz İzmir için 2014 yılının en önemli konusu yerel seçim olacak.
Partilerin adaylarının açıklanması beklenirken, dileğimiz seçim sürecinde projelerin tartışılması, kentimizin önünde yeni ufukların açılması ve İzmir'in enerjisinin tekrar yükseltilmesi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.