X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Truva antik kenti'ni dünyada tanımayan yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Truva antik kenti'ni dünyada tanımayan yok

  • Giriş Tarihi: 11.12.2013

Alman amatör arkeolog Heinrcih Schliemann'ın Çanakkale Tevfikiye civarında ortaya çıkardığı tarihi antik kentten götürülen çok sayıda eser, bugün Almanya ve Rusya'da da bulunuyor

Dünya
mirası Truva 1870 yılında keşfedilen, 1988 yılında "Dünya Mirası Listesi"ne alınan ve 1996'da milli park ilan edilen antik kent İlyada'da sözü edilen Truva Savaşı'nın geçtiği yer olarak biliniyor. Truva Antik Kenti veya Truva, Kaz Dağı (Antik İda Dağı) eteklerinde bulunan ve Homeros tarafından yazıldığı sanılan iki manzum destandan biri olan İlyada'da sözü edilen Truva Savaşı'nın gerçekleştiği yer olarak biliniyor. 1870'li yıllarda Alman amatör arkeolog Heinrich Schliemann'ın Tevfikiye köyü civarında keşfedilen antik kentte çıkan eserlerin çoğu, günümüzde Türkiye'nin yanı sıra Almanya ve Rusya'da bulunuyor. 1988 yılında "Dünya Mirası Listesi"ne alınan antik kent, 1996 yılında milli park ilan edildi. Kentin kurucusu Tros'un oğlu İlios. Frigya Kralı'nın düzenlediği bir yarışmayı kazanır ve ödül olarak verilen siyah boğayı takip ederek, boğanın durduğu yere bir kent kurmaya karar verir. Boğa, tanrıça Ate'nin düştüğü yerde yere çöker ve İlius kentini bu tepeye kurar. Kente kurucusundan dolayı İllion, İlius'un babası Tros'dan dolayı Truva denir. Kentin adı Yunanca belgelerde (Troia) olarak geçer. Bazı uzmanlar, kentin Türkçe "Truva" olarak anılmasının daha doğru olduğunu savunuyor. Antik kent, Çanakkale'nin Tevfikiye köyünün batısında, "Hisarlık Tepesi"nde bulunuyor. Tepe 31 metre yüksekliğinde ve 200x150 metre boyutlarında.

ÖNEMİNİ YİTİRDİ
İlk olarak Efes ve Miletos antik kentleri gibi denize yakın olan kent, Çanakkale Boğazı'nın güneyinde bir liman kenti olarak kurulmuş. Zamanla Karamenderes Nehri'nin kent kıyılarına taşıdığı alüvyonlar nedeniyle denizden uzaklaşmış ve önemini yitirmiş. Bu yüzden yaşanan doğal felaketler ve saldırılar sonrasında yeniden iskan edilmeyip, terk edilmiş. 1871'de amatör arkeolog Schliemann tarafından keşfedilen antik şehrin kalıntılarında, ilerleyen zamanlarda yapılan kazılar sonucunda, aynı yerde yedi kez (farklı dönemlerde) kent kurulduğu ve farklı dönemlere ait 33 katman olduğu saptanmış. Truva'nın tarihinin bulunan kalıntıların ışığında M.Ö. 3 bin yılına kadar uzandığı kaydediliyor. Truva Antik Kenti'nin Hisarlık'ta olabileğine ilişkin ilk yorumlar, 1922 İskoç Charles Maclaren tarafından yapılmış. İlk arkeolojik araştırma, bölgede bir höyüğün olabileceğini tespit eden İngiliz Frank Calvert tarafından 1863-1865 yıllarında yapılmış. Fakat bu Kentin Truva olduğu görüşünün kesinlik kazanması ve yaygın şekilde tanınmasının Schliemann'ın kazı çalışması sonucunda olduğu söyleniyor. Asıl işi tüccarlık olan Heinrich Schliemann, Hisarlık'ta ilk geniş kapsamlı kazıları yapan ve "Truva Hazinesi" ya da "Priamos Hazinesi" adlı koleksiyonu bulan kişi. Osmanlı Devleti'nden kazı izni alarak 1870 yılında tamamlanan sondaj çalışmalarının ardından, 1871-1874 yılları arasında ilk grup kazılarını yapmış, 1890'lara kadar kazılara devam etmiş. Schliemann'ın kazılarda bulduğu hazineleri yurtdışına kaçırdığı da biliniyor. Uzmanlara göre gerek Schliemann'in arkeoloji kökenli olmayışı, gerekse arkeoloji biliminin o dönem yeterince gelişmemiş olması nedeniyle, bu dönem yapılan kazılarda çıkan eserler yeterince iyi değerlendirilememiş ve birçok başka arkeolojik bulguda tahribata yol açmış. Bir süre ara verilen kazılar, Cincinati Üniversitesi desteğiyle 1932-1938 döneminde yapılmış.

AT YAPMA FİKRİ GELİYOR
Odysseus'un Truva surlarını aşmak ve şehre gizlice girmek için yaptırdığı tahtadan at maketidir. Savaş yaklaşık 10 yıldır sürmektedir. Askerler bıkkın ve yorgundur. Zekası yüzünden Athena tarafından da sevilen Odysseus'un aklına tahtadan bir at yapma fikri gelir. Plana göre Akhalılar savaştan çekiliyor gibi gözüküp, geride çok büyük bir tahta at bırakırlar. Odysseus ve diğer seçkin komutanlar atın içine gizlenirken, diğerleri denize açılıp gemileri Bozcaada'nın arkasına, Truvalılar'ın onları göremeyeceği bir şekilde gizlerler. Planın yürümesi için, görevi tahta atın Truva'nın surlarından içeri girmesini sağlamak olan bir Akhalı aske ri atın yanında bırakırlar. Akhalı asker, ağlayıp, sızlanarak , yalanlar söyleyerek atın içeriye alınmasını sağlar. Gece barış kutlamalarıyla coşan ve alkolün etkisiyle sızan Truvalılar, atın içindeki Akhalı savaşçılara gafil avlanırlar.Truva Atı deyimi daha sonra yaygınlaşır ve halka malolur.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.