X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aile şirketleri de kurumsallaşmalı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aile şirketleri de kurumsallaşmalı

  • Giriş Tarihi: 16.12.2013

TAİDER Başkanı Şerife İnci Eren, aile şirketlerinin ekonominin bel kemiği olduğunu, bir anayasa gerektiğini söyledi, "Türkiye'deki işletmelerin yüzde 95'i aile şirketi. Evle işin ayrılması şart" dedi

Geçtiğimiz Ağustos'ta İzmir'de kurulan alanında bir ilk olan Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şerife İnci Eren, bugüne kadar yaptıkları etkinlikleri, çalışmaları ve hedeflerini anlattı. Egeli Sabah'ın geleneksel Sabah Kahvesi söyleşilerine konuk olan Eren, "Aile şirketleri dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok önemli. 60 ülkede örgütlenen Uluslararası Aile Şirketleri İletişim Ağı'na (FBN) 2012'de üye olduk. İzmir Merkezli TAİDER olarak 2018 yılında yapılacak olan dünya zirvesini ülkemizde gerçekleştirmek yakın hedeflerimizin en önemlilerinden biri. Bir diğeri de TAİDER Akademi" dedi.

İsterseniz TAİDER'in kuruluşu ile başlayalım.
- Uluslararası Aile Şirketleri İletişim Ağı'nın, 2011 yılında Singapur'daki 22. Dünya Zirvesi'ne katılmam ile başladı. Türkiye'den kardeşim Peri ile birlikte biz katılmıştık. Diğer ülkelerden de 600 kadar aile vardı. Cumhuriyet Bayramımıza denk gelmişti. Yönetim kurulu, Türkiye'den de katılım olsun istiyordu. Bizden önce katılanlara Türkiye'de de bir derneğin kurulması fikrini iletmişler. Ama olmamış. Bana da aynısını söylediler. Ben de tüm arkadaşlarıma, "29 Ekim'e denk gelen Dünya Zirvesi'nde, Atatürk'ün ışıklı yolunda, bu konuda çalışmak istiyorum" diye mesaj attım. İlk toplantıda 30 arkadaş bir araya geldik. FBN'yi anlattım. Herkes "Biz de varız" dedi. O kadar güzel birlik olduk ki... İstanbul'dan gelen arkadaşlar, "Yönetim İzmir'de olsun ama merkezi İstanbul'da olsun" dediler. İzmir'deki arkadaşların sahip çıkmasıyla bugünlere geldik. Sonrasında TAİ- DER'in FBN üyeliği geçen yıl Londra'daki genel kurulda onaylandı. Üye sayımız kurum ve aile olarak 90. Bazı şirket ve ailelerden birkaç kişi girebildiği için 230 civarı üyemiz var.

İstanbul kıskanıyor mu?
- Öyle düşünmüyorum. İstanbul çok büyük bir şehir, yoğun bir şehir. İlk 100'deki aile şirketleri yönetimleri o kadar yoğunlar ki... Bu tip aileler, aile şirketinde kurumsallaşma konusunda artık üstün seviyelere gelmişler. Bazı şeyleri aşmışlar. İhtiyaçları da yok. Tüm Türkiye'yi kucaklayan bir dernek olmak istiyoruz. Bunu da İstanbul zirvemizde gösterdik. Adana'dan, Gaziantep'ten, Konya'dan, Antakya'dan, Aydın'dan, Manisa'dan, İstanbul'dan, Bursa'dan yani kısaca yurdumuzun dört bir tarafından katılımcılar vardı. Hedefimiz zirvemize gelenlerin memnun kalmasıydı, bunu da başardık.

TAİDER ismindeki "T" harfinin anlamı nedir?
- Önce birlik olarak kurulacaktı. Ancak birlik kurmak için, Bakanlar Kurulu onayı gerekiyormuş. Bu karar da hemen çıkmıyormuş. Biz, üyeliğimizin onaylanacağı Londra'daki 23. Dünya Zirvesi'ne yetişmek istiyorduk. Bunun üzerine dernek olarak kurulduk. Uluslararası faaliyetlerimiz 2 yılı bulunca "Türkiye" adını ismini alabileceğimiz belirtilince, biz de şimdiden olsun dedik ve derneğimizin kısaltmasına "T" harfini koyduk, TAİDER oldu.

İstanbul'daki zirveniz hakkında bilgi verir misiniz?
- Ulusal Aile İşletmeleri Zirvesi'ni 29-30 Kasım tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirdik. Zirveye işletme sahiplerinden, genç nesil üyelerine kadar konusunda uzman danışmanlardan akademisyenlere kadar 200'ün üzerinde kişi katıldı. Bizim için çok önemli bir zirveydi. Ülkemizin büyük kuruluşlarının önemli isimleri konuşmacı ve katılımcı olarak aramızda oldu. "Kurucu olmak ve geleceği düşünmek", "hissedarlar arasında hisse temsili kurallarının belirlenmesi" ve "kurumsallaşmadan ne anlıyoruz?" başlıklı konular ele alındı. Panelde aile şirketinde hissedar yapısı oluşturulurken; her bir hissedar grubunu kimin temsil edeceği, bilginin paylaşılmasının sağlanması ilk kuşağın pozisyonu, eşlerin ve çocukların durumu konularının detaylı bir biçimde planlanması gerektiği vurgulandı. Panelde öne çıkan diğer bir konu da genç aile üyelerinin kariyer planlarının aile büyükleri tarafından çizilmesi yerine kendi isteklerine önem verilmesi gerektiği oldu.

FBN'in bir dünya zirvesine ev sahipliği yapmak istiyor musunuz?
- Anlattığım gibi biz 2012 yılında yeni onaylandık. Dubai bizden önce onaylanmıştı. O zirvede soruldu, Dubai ev sahipliği yapmak istedi. Tabii biz bir yılını bile doldurmamış bir dernek olarak böyle bir istekte bulunmadık. Ulusal zirvemizi İstanbul'da yaptık. Tahminim 2018 Dünya Zirvesi'ni ülkemizde yapabiliriz. Çünkü Dubai'den sonra Tokyo'da yapılacak. Sonra Avrupa'ya gelecek. Daha sonra Amerika'ya gidecek. Sonra yeniden bölgemize gelecek. 2018'de, bizim ellerimizden öper gözüküyor.

ZİRVEYE KATILIM YOĞUN OLDU
İstanbul Zirvesi'ne katılım yoğun oldu mu?
- Türkiye'nin en önemli isimleri zirvemize katıldılar. EKU Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu, Levent Kimya San ve Tic A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Atıl Pekşen, Uluslararası Aile Şirketleri Kurumsallaşma Uzmanı Dr. Haluk Alacaklıoğlu, Borusan Holding CEO'su Agah Uğur, ETİ Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Firuzhan Kanatlı ve Yönetim Danışmanı Doç. Dr. Oğuz Babüroğlu, Psikolog ve İletişim Uzmanı Doğan Cüceloğlu ve AGT A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO M. Semih Söylemez konuşmacı olarak katılan isimlerdi. Panelin konuşmacıları; Kurtsan Holding Hissedarı Meltem Kurtsan, Kadooğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve TUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Tarkan Kadooğlu, Bayraktarlar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Bayraktar oldu.

ANAYASAYI HERKES KENDİSİ YAZAR
Ülkemizdeki aile şirketleri ile ilgili bilgi verir misiniz?
- Türkiye'deki işletmelerin yüzde 95'i aile şirketi... İstihdamın yüzde 85'ini oluşturuyorlar. Gayri safi milli hasılanın yüzde 75'i aile şirketleri tarafından karşılanıyor. Kaç şirket olduğu konusunda bir şey diyemem. Aile şirketi sahiplerinin çeşitli şapkaları var. Bir aile boyutu, iki işletme ve iş boyutu, birde ortaklık boyutu. Bunların kesiştiği noktalar var ortada. Bazı aile üyeleri üçüyle de kesişiyor. Bazıları sırf ailede kalıyor, bazıları sırf iş boyutunda kalıyor. Bu 3 boyutunda farkında olmak gerekiyor. Bizim kendi şirketlerimizde de bunlar oluyor. Bir konuya tam tartışıyorsun, sonra bir bakıyorsunuz, "Bu iş, işin aile boyutunu ilgilendiriyor. Bunu aile meclisinde konuşmamız lazım" diyoruz. Biz bu konuda ailelerin bilinçlenmesini, farkında olmasını sağlamayı istiyoruz. Bu noktada "TAİDER bizim anayasamızı yazar mı?" diye talepler de geliyor. Böyle bir şey yok. Biz başkasının işini yapamayız. Her aile kendisi aile anayasasını hazırlayacak. Aileler bunu istemediği sürece, isterse bu konuda çuvalla para harcasın yine de olmaz. Bu arada İstanbul zirvesine katılanların yüzde 35'inin aile anayasası varken, yüzde 42'sinin aile anayasasının olmadığı yaptığımız anketle ortaya çıktı.

GÖNLÜMÜZDE YATAN ASLAN: AKADEMİ
TAİDER Akademi hedefiniz olduğunu biliyoruz, bilgi verir misiniz?
- İleri boyutta biz TAİDER Akademi ya da aile işletmeleri ile ilgili bir akademik platform olsun istiyoruz. Gönlümüzde yatan aslan bu. Bir yılda bunu gerçekleştirmek zor tabii. Bundan sonraki 2018 Dünya Zirvesini gerçekleştirmek istiyoruz. TAİDER Akademi, bizim rüyamız. Kolay değil ama olacak. Burada bilginin üretilmesi, ülkemizdeki kendi kültürüyle özgünleşmiş örneklerin çoğalması adına zemin oluşturması için böyle bir oluşum gerekiyor. İlk günden beri rüyam diyorum. Rio bunu yapmış. Üniversitelerarası bir platform oluşturmuş. Özellikle aile şirketleri ile ilgili eğitimi veren bir birim oluşturmuş. Lozan'da, Singapur'da var. Benim isteğim bir üniversite ile değil, 3-5 üniversite ile birlikte bir platform. Bir üniversitenin çatısı altında TAİDER bölümü olsun. Orada özellikle sırf üniversite talebeleri değil, aile şirketleri ihtiyaç duydukları dönemlerde özel eğitim programları düzenlesinler. 2014 Ocak'ta büyük ihtimalle Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği'nin düzenlediği eğitimlerden yararlanarak İzmir'de de yapacağız. Minik bir adımdır.

Aile şirketlerine yönelik tavsiyeleriniz var mı?
- Öncelikle iletişim çok önemli. Birbirini anlamaya çalışmak ve farklılıkların aslında bir renk olduğunu, zenginlik olduğunu kabul etmek gerekiyor. Aile kültürünü çok güzel işleyen bir kitap var. Duygusal Sermaye... AGT firmasının CEOsu Mehmet Semih Söylemez'in kitabı... Ailede biz olmakla ilgili çok önemli bir kitap. Okunmasında çok yarar var. Çünkü ailenin kültürü zaman içerisinde şirketin de kültürü oluyor. Kendileri yaşadıklarını anlatıyorlar. Nesiller arası iletişimde çok önemli. Herkes kendi bulunduğu nesli iyi anlarsa daha iyi olacak.

AİLEDE DUYGU İŞTE AKIL
Aile ile iş arasında ne gibi farklılıklar var?
- Ailede daha ziyade duygular hakim. Halbuki işe geldiğinizde duygulara yer yok. İşin gerekleri yapılmalı. İşletmelerin kaidelerini kurallarını diğerleri ile hem fikir kalarak iyi günlerde, kötü günlerde değil, ailenin kurallarını yazmak lazım. Bu da ailenin anayasası oluyor. Her aile o kadar özgün ki... Mesela bizde İnci Holding'te başkanlık 3 yıl. Olmadı en fazla 6 yıl yapabiliyorsunuz. Sonra değiştiriyoruz. Bu bizim aile için çok normal. Ama bir başka aile için böyle bir şey mümkün olmayabiliyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.