X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ENGİN YAVUZ: Mükemmelin peşinde
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ENGİN YAVUZ: Mükemmelin peşinde

  • Giriş Tarihi: 19.12.2013

Narlıdere Belediyesi Fotoğrafçılık Kursu'nun birbirinden başarılı kursiyerleri Argonotlar son gezilerinde Bergama'daki antik kent Pergamon'u keşfettiler

2014 yılı başında düzenleyecekleri iki farklı sergi için hazırlıklarını sürdüren Narlıdere Belediyesi Fotoğrafçılık Kursu kursiyerleri, sergileyecekleri görsel malzemeleri biriktirmeye devam ediyor. Eğitmenleri Bahadır Kocabıyık'ın öncülüğünde birbirinden başarılı fotoğraflara imza atan Argonotlar, bu kez İzmir'in Bergama ilçesindeki antik kent Pergamon'u ziyaret ettiler. Yaklaşık 50 kursiyer Bergama fotoğraf gezisinde sırasıyla Askleapios, Kızıl Avlu ve Athena Tapınağı'nı ziyaretlerinde, en güzel fotoğraf kareleri için birbirleriyle yarıştılar. Havanın kapalı ve puslu oluşu hayal edilen fotoğraf karelerine ulaşmayı zorlaştırsa da Argo- notlar, aldıkları eğitimin birikimiyle, antik kalıntılardaki en ince ayrıntılardan her zamanki gibi en güzel fotoğrafları çıkarmayı başardılar. Sizi Argonotlar ile birlikte Pergamon'da tarihe yolculuğa çıkarırken dilerseniz Pergamon Krallığı'nın başkentini tanıtalım... Bergama ilçe merkezinin bulunduğu yerde kurulu olan antik kent Pergamon, MÖ 282-133 yılları arasında da Pergamon Krallığı'nın başkentiydi,adı söylence kahramanı olan Pergamos'tan gelir Pergamon günümüzde İzmir'e bağlı Bergama ilçe merkezinin yerinde kurulu antik kentin adıdır. Pergamon, eski çağlarda Misya bölgesinin önemli merkezlerinden biriydi. MÖ 282-133 yılları arasında da Pergamon Krallığı'nın başkentiydi. Pergamon adı, bir söylence kahramanı olan Pergamos'tan gelir. Pergamos'un, Teuthrania kralını öldürdükten sonra kenti ele geçirdiği ve kendi adını verdiği sanılır. Başka bir söylenceye göre de Teuthrania Kralı Grynos savaşta Pergamos'tan yardım istemiş, zaferden sonra iki kent kurdurarak birine onun onuruna Pergamon, ötekine de Gryneion adını verdi. Yazılı belgelerde Pergamon'dan ilk kez MÖ 4.Yüzyıl'ın başlarında söz edilir. Kent daha sonra Pergamon Krallığı'nın başkenti oldu. Bu dönemde saray, tapınak, tiyatro gibi yapılarla yapıldı, kent kule ve surlarla çevrildi. Pergamon, krallığın Roma'ya bağlanmasından sonra da Batı Anadolu'nun sayılı kentlerinden biri olarak kaldı. Eski kentin kalıntılarını, 1870'lerde Batı Anadolu'da demiryolu döşenmesinde çalışan Alman mühendis Carl Humann buldu. Pergamon'da ilk araştırma ve kazı çalışmalarına da 1878'de başlandı. Kazılar ve onarım çalışmaları günümüzde de devam ediyor.

PERGAMON AKROPOLÜ

Pergamon kentinin Akropol'ü (kentin yukarı bölümü), Bakırçay'ın suladığı ovaya egemen bir tepenin üzerinde yer alır. Büyük bir kale görünümündeki Akropol'ün ana kapısına varmadan solda Heroon'un kalıntıları vardır. Heroon, Antik Yunanistan'da bir kahraman ya da yarı tanrı adına yapılmış ve çevresi sütunlu bir galeriyle çevrili kutsal yerlerin adıydı. Heroon'da, dinsel törenin yapıldığı oda (kült odası) geniş bir ön galerinin arkasındaydı. Heroon'un kuzeyinde Helenistik dönemden kalma, dükkanlardan oluşan uzun bir yapı yer alıyordu. Kentin koruyucusu sayılan akıl ve savaş tanrıçası Athena adına yapılan Athena Tapınağı, Akropol'ün en önemli mekânıydı. Tiyatro terasının üzerinde bulunan bu tapınak, Dor düzeninde yapılmıştı. Kazılarda Athena Tapınağı'nın birçok parçası Berlin'e götürülerek aslına uygun biçimde orada yeniden kuruldu. Pergamon'da ise yalnızca temelleri kalmıştır. Athena Tapınağı'nın kuzeyinde dört salonlu bir kütüphane vardı. Burası Helenistik dönemin en büyük kitaplıklarından biriydi. Kütüphanede "Pergamon derisi" olarak adlandırılan parşömen üstüne yazılmış 200 bin kitap bulunduğu bilinmektedir. Romalı asker ve devlet adamı Marcus Antonius, MÖ 41'de kitapların tümünü Mısır Kraliçesi Kleopatra'ya armağan etmiştir. Athena Tapınağı'nın güneyindeki bir terasta Zeus Sunağı yer alıyordu. Zeus Sunağı da Berlin'e götürüldü ve onarılarak oradaki Pergamon Müzesi'ne (Pergamon Museum) koyuldu. Helenistik dönemi mimarisinin en güzel örneği olan sunağın Pergamon'da yalnızca temelleri kaldı.

10 BİN KİŞİLİK TİYATRO

Athena Tapınağı'nın batısındaki dik yamaçta, yaklaşık 10 bin kişilik bir tiyatro yer alır. Helenistik dönemde yapılan tiyatronun uçuruma bakan ön tarafı setlerle sağlamlaştırılmıştı. Tiyatronun ahşap bir sahnesi vardı ve bu sahne sökülüp takılabilecek biçimde yapılmıştı.

YALNIZCA TEMELİ VAR

Yukarı Gymnasion'un batısında yer alan Asklepios Tapınağı'nın günümüze yalnızca temelleri ulaşmıştır. Hekimlik tanrısı Asklepios adına yapılan tapınak dinsel özelliklerinin yanı sıra tıp alanında araştırma ve deneylerin gerçekleştirildiği bir okuldu. Hastalar, bitkilerden elde edilen ilaçlar, ameliyat, su ve çamur banyosuyla iyileşiyordu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.