X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kızıldere köyü sakinleri elektrik santraline karşı imza kampanyası başlattı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kızıldere köyü sakinleri elektrik santraline karşı imza kampanyası başlattı

  • Giriş Tarihi: 19.12.2013 11:43

Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar: 'Kızıldere halkına ve çevre insanına doğrudan ve dolaylı olarak önlenemez tahribatlar oluşturuluyor'

'ın Buharkent ilçesine bağlı Kızıldere köyü sakinleri, çevre ve insan sağlığına zarar verdiğini iddia ettikleri jeotermal elektrik santraline karşı imza kampanyası başlattı.

Kızıldere köyü ovasında özel bir firma tarafından üçüncüsü yapılacak olan jeotermal elektrik santraline tepki gösteren köylüler, yeni bir santralin yapılmaması için harekete geçti. Kendi aralarında imza kampanyası başlatan köylüler, taleplerini hazırladıkları bir raporla Ankara'ya iletti.
Kızıldere köyündeki jeotermal elektrik santralinin 2013 yılı içinde enerji üretimine geçtiğini anımsatan Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, 'Santral Buharkent ve Aydın'a ait atmosfere, yeraltı sularına, tarım topraklarına Büyük Menderes sulama sularına, mevcut yasaları ihlal ederek verdiği zararlarla Kızıldere halkına ve çevre insanına doğrudan ve dolaylı olarak ileride önlenemez tahribatlar oluşturacaktır. Mesai saatleri içerisinde yasalara uygun görünümü içinde görünse de özellikle geceleri, Cumartesi ve Pazar günleri jeotermal sıvı akışkanları Büyük Menderes'e deşarj ederek tarımsal sulama amacı ile kullanılan bu akarsuyun kirlenmesine, başta bor olmak üzere tarım topraklarının kirlenmesine ve verimsizleşmesine neden olmaktadır.

Kuyu ağzı elemanlarının temizlenmesi amacı ile bir asit çeşidi olan 'inhibitör' uygulaması plansız, programsız ve çevre halkını bilgilendirmeden yapılmaktadır. Yeni kurulan enerji üretim santrali yasal ses kirliliği sınırı olan 60 desibel üzerinde gürültü üreterek halk toplum sağlığını olumsuz etkilemektedir. Enerji üretimi sırasında açığa çıkan elektrik kondaktivite yasal sınırın üzerinde gerçekleşmektedir. SAR oranı ise yine yasal sınırın çok üzerindedir. Sondajı yapılan kuyular yanına açılan atık havuzlarında yeterli ve dikkatli izolasyon yapılmadığı için tarıma zararlı maddeler akışkanlarla beraber tarım topraklarına karışmaktadır' dedi.

'SAATTE YAKLAŞIK 5 BİN TON ZARARLI SIVI AKIŞKAN BÜYÜK MENDERES'E KARIŞMAKTADIR'

Santralden ve kuyu bacalarından atmosfere sürekli gaz salındığını iddia eden Özdamar, 'Atmosfere değişik zararlı gazların karışmasına neden olunmaktadır. Başta hidrojen sülfür kokusu çevre kirliliği oluşturmaktadır. Yasanın amir hükmü olan re-enjeksiyon şartı mesai saatleri dışında ihlal edilerek saatte yaklaşık 5 bin ton zararlı sıvı akışkan Büyük Menderes'e karışmaktadır. İnhibitör uygulaması ile asit yağmurları oluşmakta, bu yağmur, işletmenin sıcak su sağladığı iki ılıcada kullanılmakta ve insanlar bu inhibitörlü su ile banyo yapmaktadırlar. Aynı asitli su çevrede geniş alanlar kaplayan incir alanlarına zarar vermektedir. İncir, yüzde 60-61 nispi neme gerek duyan bir meyve olup, atmosfere salınan su buharı belirttiğimiz nem oranını aşarak incir kalitesine ve miktarına zarar vererek üreticilerimizi gelir kaybına uğratmaktadır.

Enerji üretim santralinde yeterli yalıtımın olmayışı nedeniyle ortaya çıkan santral gürültüsünden Kızıldere Köyü halkı rahatsız olmakta, uyuyamamaktadır. Elektrik kondaktivite yasal sınırın üzerinde gerçekleşmekte, bu konuda odamıza enerji üretim sahası yakınında konutu bulunan bir vatandaşımız tarafından değişik zamanlarda şik'yette bulunulmuş. Toprak kirliliğine neden olan SAR oranlarının yüksekliği tarım topraklarımızı etkilemeye devam etmektedir. Adı geçen şirket daha fazla üretim yapmak amacı ile tarım toprakları içinden fahiş fiyatlarla tarla ve bahçe satın alarak çevresindeki tarım topraklarını, açtığı havuzları yeterince izole etmeyerek kirletmektedir. Açtığı sondaj kuyularından santrale uzanan buhar ve sıcak su akışkan boru nakil hatları çevrede suni bir ısınma yarattığı gibi görüntü kirliliği ve ulaşım engellemesi oluştrmaktadır" iddialarına yer verdi.

Özdamar, Kızıldere köyü ovasında üçüncüsü yapılacak olan 165mg/Watlık elektrik santralini istememe nedenleri ise şöyle sıraladı: "İnşa edilen Jeotermal akışkan boru hatları yüzey morfolojisini, bitki ve hayvan yaşamını etkilemektedir. Denetlenmeyen akışkanlar yeraltı tatlı sularını kirletmektedir. Büyük Menderes'e deşarj edilen Büyük Menderes'te biyolojik canlılığı yok ettiği gibi akışkanda mevcut litrede 63mg bor, Büyük Menderes Ovasında bir milyon dekar arazide tarımı tehdit etmektedir. Yüksek sıcaklıklı Jeotermal akışkanlar Büyük Menderes yüzey sularında yüzeysel ısı kirliliği yaratmakta ve bu akarsu IV. kalite su sınıfına düşmüştür. Elektriksel iletkenlik (EC) 700 µs/cm sınırı üzeri sular tarımsal sulamaya uygun değilken bu oran Kızıldere 'de 2 bin EC üzerindedir.

Havaya yağış olarak Karbondioksit, hidrojen sülfür ve diğer gazlar salınmaktadır. Kızıldere Ovasının çukur bir bölge olmasından gazlar tüm ovayı etkilemektedir. Biyolojik çevreye zararlar her geçen gün artmaktadır. Toplam üretimde ses etkisi yüksek olup Kızıldere ahalisi 110-120 db gürültüden etkilenmektedir. Kızıldere Jeotermal alanı incir bahçelerinin doğusunda ve üretim kuyuları incir Bahçeleri arasında yer olup incir hassas bir ürün olmasından dolayı yüzde 60-61 nispi nemin üzerinde çürüme kalite ve randımanında olumsuz etkiler görülmektedir. Atmosfere salınan serbest buhar inciri olumsuz etkilemektedir. Kızıldere Köyünün temel geçimi tarım olduğundan dolayı, gelirlerini zedeleyecektir. Santralin çevresinde oluşan elektro manyetik alan ve çevreye yaydığı radyo aktif dalgalar çevresindeki insan ve hayvan, bitki varlığına zarar vermektedir. Bitkilerin üzerinde kalıntı bırakmaktadır'

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.