X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ADNAN GÜLERMAN: İzmir dumanaltı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ADNAN GÜLERMAN: İzmir dumanaltı

  • Giriş Tarihi: 30.12.2013

İzmir'deki derslerim için 1972 yılında Ankara'dan gelip gittim. 1974'te İzmir'e taşındıktan sonra da, bu kez Ankara'ya gidip dönmeye başlamıştım. İzmir'e yerleşme nedenlerimin başında, o dönemde son derece kirli olan Ankara havasının eşimin sağlığına çok zarar vermiş olması gelir. İzmir'e taşınınca o senelerin İzmir'in kenarı olarak bilinen Bornova'daki üniversite lojmanlarında hava kirliliğinden eser yoktu. Lojmanların hemen sonrasındaki zeytin ormanında yürüyüşe çıktığımızda, yolumuzu kaybedeceğimizden korkardık. O zeytin ağacı ormanını Profesörler Sitesi ve benzerlerine dönüştüren ağaç severlerin kulaklarını da çınlatmak isterim.

KÖRFEZ KOKUSU
Başlangıçta uçak ile yaptığım seyahatlerimi, gecikmelerden dolayı, otobüsle gidip gelmeye dönüştürmüştüm. Saat 22.00'de Ankara'dan bindiğim otobüsün İzmir'e geldiğini, Bornova kavşağında duymaya başladığım mide bulandıran Körfez kokusundan, Ankara'ya geldiğimi de ODTÜ kavşağında başlayan ve insanın genzini yakan kömür kokusundan anlardım. Lojmana yerleşmemizden 1,5 yıl sonra, gelişmeyi öğrenmek için gittiğimiz Tepecik Göğüs Hastanesi'nde Başhekim Prof Dr. İlhan Vidinel, Ankara'dan getirdiğimiz filimlerle kendi çektiğini karşılaştırdı. Daha sonra Ankara'dan getirdiklerimizi işaret ederek "Yanlış film getirmiş olmayasınız?" diye sormasıyla, lojmanların temiz havasında oturduğumuz 1,5 yıl içinde akciğerlerin görüntüsünün inanılmayacak ölçüde normale döndüğünü öğrendik.

KİRLİ HAVADA SOLUMAK

Bu hikâyemi kirli havanın insan sağlığını hangi ölçüde olumsuz etkilediğini göstermek için anlattım. Başka bir dostum da "Kirli havada solumak, hiç ara vermeden gün boyu sigara içmek gibidir" diye bir benzetme yapmıştı. Eğer, ben hava kirliliğinden yakınıyorsam, İzmir'de yaşayan herkes de yakınacaktır. Evim İzmir'in en geniş yeşil alanı olan Kültürpark'ın kenarında. Tenis kortlarıyla karşı karşıya olduğu gibi, bütün pencerelerim de sıkı sıkıya kapalıdır. Buna rağmen akşam saatlerinden itibaren kirli hava evimin içinde bile genzimi yakar.

KAÇAK KÖMÜR
Bir süre önce basında, kirli havanın kaçak kömürden kaynaklandığı haberi yer alıyordu. Bunca yıl zehir soluttuktan sonra, keşifte bulunurcasına "kaçak kömür"ü ifade etmeye eskiler "akşamdan sonra sabah şerifleri hayrolsun" der. Yanılmıyorsam kömür, uyuşturucu gibi bir iki gramlık bir nesne olmayıp, kamyonlarla taşınan ve kapıların önüne tonlarla yığılan bir nesnedir. Haydi, kamyonları ve kapıların önüne yığılan kaçak, kalitesiz kömürleri göremediniz, yakıldığı zaman ortalığı dumana boğmasını, nefes aldırmayan ve yedi mahalle ötesine yayılan kokusunu da ilgili ve yetkililerden duyan olmadı mı! Pek çok belediye hizmeti arasında hava kirliliği ile mücadele en önemlilerinden birisidir. Bozuk yollar, yaya yolların otopark haline gelmesi, su kesintileri ve benzerlerinin yanında, hava kirliliği hayatî bir sağlık sorunudur. Çare olarak "Yaşlı, çocuk ve hastalar sokağa çıkmasın" gibi bir öneride bulunmak, sağlığımızı düşünen bir öneri olarak değerlendirileceği gibi "Ben bu sorunu çözme gücüne sahip değilim, herkes başının çaresine baksın" anlamını da taşır. Bana kalırsa, bu sorunun yıllar yılı çözülememiş olması, belediyelerin "İzmir'de kış 4-5 ay sürüyor. Sayılı günler çabuk geçer" gibi bir umursamazlık içinde olduğunu gösterir.

BİR ARPA BOYU
Üstelik, pek çok ev ve apartmana doğalgaz bağlanarak kömür kullanımı azaltılmış olsa da, zehirli havanın etkisinin azaltılamamış olması, belediyelerin işin peşini iyice bıraktığını gösterir. Hatırlar mısınız geçmişte, her kış öncesinde apartman kapıcılarına kömürün nasıl yakılması gerektiği hususunda belediyeler tarafından eğitim verilir, bacalara filtre takılması istenirdi. Yıllar önce, demirçelik üretiminde önemli bir yeri olan Pittsburg'da (ABD) göz gözü göremezken, önlemler sonunda kirlilikten eser kalmadı. "Orası Amerika" mazeretine sığınılmasın. Demek ki, istenince olabiliyor. Özetle, benim İzmir'deki 40 yıllık yaşantım, hava kirliliğini azaltmada bir arpa boyu yol bile alınamadığını göstermektedir.

DİLEK: Sevdiklerinizle ve sevenlerinizle daha nice yıllara.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.