X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ADNAN GÜLERMAN: Korkusuzca yaşamak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ADNAN GÜLERMAN: Korkusuzca yaşamak

  • Giriş Tarihi: 31.3.2014

Sık kullandığımız ata sözlerimizden biri de "Dünyada mekân, ahirette iman"dır. Ben bu sözü yenilerde dilimizden düşürmediğimiz, dört gözle yolunu gözlediğimiz, "kentsel dönüşüm" projesi için ele almaya çalışacağım. Kentsel dönüşüm ile ilgili olarak 16.5.2012'de yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi adındaki kanunun 1. maddesi "Afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerden fen ve sanat norm ve standartlarına uygun sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenileme" olarak bu dönüşüm işinin çerçevesini belirlemiştir. Gazete sayfalarında, TV ekranlarında bazı illerimizdeki hızla sürdürülen dönüşüm çalışmalarını izlerken çalışmaların İzmir'de de ne zaman başlatılacağını hep merak ederim. Bu sözüme "Başladı ya" diye itiraz edenlerimiz olacaktır ama, ben göstermelik olanından değil, kaybedecek zamanımız olmadığı için işin özüne ineninden söz ediyorum. Dönüşümde temel unsur, bu işin gönüllülük esasına, yani mülk sahibinin, "Ben dönüşüm istiyorum" demesine dayalıdır. Böyle olabilmesi için de mülk sahibinin, dönüşümü yapacak olanın, yani öncelikle belediyelerin bu işi yapabileceğine inanması, güvenmesi lazımdır. Bir anlamda, bir yerleşim yerinde işler yavaş gidiyorsan bunun bir anlamı, orada yaşayanların yönetimin bu işin üstesinden geleceğine inanmadıklarını da gösterir. Bir gazetecinin İzmir için "Uçaktan baktığımda merkezi yerin dışındakileri Mogadişu'ya benzetiyorum" sözünü yabana atmayalım. Hem, bu perişanlığı görmek için uçağa binmeye de gerek yok. Biraz yüksekçe bir yerden bakıldığında da aynı perişanlık hemen görülmektedir. İzmir'deki binaların yarısından fazlasının gecekondu tipi binalar olmasının yanında, ötekilerinin büyük bir kısmı da içinde yaşanılması riskli olan yaşlı binalardan oluşmaktadır. Kentsel dönüşümde İzmir Büyükşehir Belediyesince 19 aydır adım atılmadığının basında yer alması üzerine Kent Bilimci Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp "Yöremiz 1. derecede deprem tehdidi altında. Çok hızlı hareket etmeli, vizyonist projelerle deprem özürlü eski yapı stokumuzu yenilemeliyiz. Mevcut yaklaşım ve yapı sistemleriyle bu yenilemeyi gerçekleştirmek yarım asır alabilir" uyarısında bulunmaktadır. Aynı uyarıyı MÜFED Başkanı Necip Nasır da yapmaktadır. Güvenli olmayan yapıların baş sorumlusu belediyelerdir. İnsanların barınma, eğitim, sağlık, ticaret, sağlık vb. ihtiyaçları için konut, iş yeri kamu hizmet binaları doğanın şartlarına uygun olarak planlanmamış ve yapılmamışsa bunların yer seçiminden kurdele kesme aşamasına kadar her aşamasındaki izin ve denetimleri belediyelerin başlıca görevleri arasındadır. Anlamı, güvenli olmayan yapıların ortaya çıkmasının baş sorumlusunun belediyeler ve onların ilgisizliğidir.

BİLMEK BAŞKA YAPMAK BAŞKA

Olaya sadece deprem riski açısından da bakılmamalıdır. Tüm doğal afetlere ve atmosferik oluşumlara dayanıklı olmayan yapılar da kentsel dönüşümün kapsamı içinde görülmelidir. Kentsel Dönüşümle bir yapının yıkılarak yerine yenisinin yapılması, önceki için kullanılan bütün girdilerin çöpe gitmesi demektir. Bu nedenle, yenilemelerde elden geldiğince "sürdürülebilir yapı" niteliğinde olanlara öncelik verilmelidir. Türkiye İMSAD'ın Güvenli Yapılar Yol Haritası yayınına göre, inşaat sektörü küresel enerjinin 1/3'ünü tüketen ve sera gazı salınımı en yüksek sektördür. Su kullanımının yüzde 12'sinden ve katı atık oluşumunun yüzde 40'ından, küresel kaynak tüketiminin 1/3'ünden sorumludur. İlk başta yatırım maliyeti yüksek olan sürdürülebilir nitelikteki binaların kısıtlı bir bütçe ile yüksek oranda tasarruf sağlanır. Aslında, bu yazdıklarımı belediyelerimiz benden iyi bilirler ama bilmek başka, yapabilmek daha başkadır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.