X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Darısı İzmir'in başına
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Darısı İzmir'in başına

  • Giriş Tarihi: 27.4.2014

Güneydoğu gezisinde gördüklerim, özellikle de turizmdeki gelişmeler üzerine "Dilerim bütün bunlar, gün gelir İzmir'de de olur" demekten kendimi alamadım

İzmir, Ege mutfağını, tüm yarışmalardan madalyalarla dönen şaraplarını, tarihi, kültürel zenginlikleriyle birlikte değerlendirsin diyoruz ya hep. Gaziantep bunu yapmış bile. Artık yalnız fıstığını, baklavasını, kebabını pazarlamıyor. Güzelce harmanladığı gurme turizmi ve kültür turizmi ile gümbür gümbür geliyor. Daha geçen yıl Diyarbakır'a yaptığımız ziyarette bölge halkının "Teşvik istemiyoruz. Bizim için en büyük teşvik, barış" demekte ne kadar haklı olduğunu, Urfa ve Gaziantep'e yaptığımız gezide gördük, yaşadık. Medical Park İzmir Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Beken ve Genel Müdürü Veysi Kubba, geçen hafta, Doğu-Batı dostluk köprüsünü kurmak için Güneydoğu'ya bir gezi düzenledi. Urfa ve Gaziantep'i kapsayan ziyaretimizin ev sahipliğini Medikalpark Gaziantep Hastanesi Genel Koordinatörü Hayrullah Kubba ve ekibi, rehberliğimizi de bölgenin en iyisi olduğu söylenen Özgür Çinkay yaptı. Güneydoğu'nun güzel insanının misafirperverliği karşısında ezildiğimiz üç günün ilk durağı, dünyanın en eski, en büyük tapınma merkezi, arkeoloji dünyasının en büyük buluşlarından biri, Urfa Göbeklitepe oldu. Üzerinde hayvan tasvirleri ve soyut semboller bulunan, 40-60 ton ağırlığında, 12 bin yaşındaki T biçimli bu sütunları hayranlıkla incelerken, ilkel el aletlerinden başka bir şeyin bulunmadığı devirde, nasıl taşınıp buraya dikildiğini anlayamadan ve hatta uzaylılardan şüphelenerek, Balıklıgöl'e geçtik. Peygamberler şehri Urfa'da, tek Tanrı'yı savunduğu için Hz. İbrahim'in, devrin zalim hükümdarı Nemrut tarafından mancınıkla atıldığı ateşin suya, odunların balığa dönüştüğüne inanılan gölü ziyaret etmeden olmazdı. Çiğ köfte, kebap, sıra gecesi ile ilk karşılaşmamız da bu şehirde oldu.

YERLİ TURİST CENNETİ

Gaziantep gurme ve kültür turizmini çok iyi harmanlamış dedik ya kültür ziyafetinin ardından kebaba doyduğumuz, 1887 yılından bu yana lezzetin merkezi olan İmam Çağdaş'ın da Gaziantep'teki hareketlilikten fazlasıyla payını aldığı dikkatimizi çekti. Celal Doğan'ın altyapısını tamamladığı, Asım Güzelbey'in süsleyip, kültür yatırımları yaptığı, bundan sonra da Fatma Şahin'in elinin değeceği bu şanslı kent, pek çok ilden fazla yerli turist ağırlıyor. Yalnız sıra geceleri ile sınırlı kalmayan müzik, gündüz saatlerinde de kahvehanelerde, tarihi çarşılarda turistleri coşturuyor. İnsan, Thamisi Kahvesi, Zincirli Bedesten, Bakırcılar Çarşısı'nı gezerken, sanki halkın hiç sıkıntısı yok, her an eğleniyor gibi düşünmekten kendini alamıyor.

YATIRIMLARA BÜYÜK HIZ

Bölgeye barışın gelmesinin etkisiyle artan turist sayısı, yatırımcıları turizme yönlendiriyor. Tanınmış 5 adet 5 yıldızlı otelin bulunduğu Gaziantep'te, yine 5 yıldızlı 5 otel daha yatırıma başlamış. Gaziantep'in 11 bin olan yatak sayısı hızla artacak, bu yataklar da pek boş kalmayacak gibi görünüyor. Gaziantep, sadece tarihi, kültürü ile değil, modern yüzü ile de etkiliyor. 18 bin dönüm ile Türkiye'nin en büyük parkı, MinyaTürk, Masal Parkı, Botanik Parkı, küçük bir Disneyland olan Harikalar Diyarı, Türkiye'nin en büyük hayvanat bahçesi ve 15 müzesi de en az tarihi mekanlar kadar ziyaret ediliyor. Şehir içinden geçen tramvayı ve kadın vatmanları da ilgi uyandırıyor.

CİTTASLOW HALFETİ

Hiç içinden nehir geçip de güzel olmayan, turizmle tanışmayan kent gördünüz mü? Budapeşte, Venedik, Paris, Londra, Floransa, Hamburg, Prag, Zürih akla ilk geliverenler. Halfeti'nin içinden de Fırat geçiyor. Fıstık ağaçları arasından süzülerek gidilen Halfeti, hep güzel ama adını baraj yapımı nedeniyle sular altında kalınca duyurabildi ancak. Doğa harikası Halfeti'yi, büyük kısmı sular altında kalan Savaşan Köyü'nü, Rumkale'yi , Fırat'ın serin suyunun üzerinden geçerek görebilmemiz için bir de tekne turu ayarlamış Madicalpark Gaziantep Koordinatörü Hayrullah Kubba. Tekne turunu yine müzik eşliğinde yaptık kahve içerken, yemek yerken, sıra gecelerinde olduğu gibi. Tekneler Fırat üzerinde vızır vızır işliyor. Hiçbiri boş durmuyor. Fırat Nehri kıyısındaki lokantalarda, gölün özel "şabut balığı", yine Urfa'nın, Gaziantep'in ünlü kebaplarıyla birlikte sunuluyor. Kara gülün ev sahibi, Sakin Şehir (Cittaslow) Halfetililer turizm ile barışmış görünüyor. Gördük ki Güneydoğu barış rüzgarı ile turizmde koşar adım ilerliyor. Bize de

ÇİNGENE KIZ TAMAMLANIYOR
Medikalpark Gaziantep Hastanesi'nin ardından, dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Zeugma Müzesi'ne geçtik. Roma villaları ve bu villaların tabanındaki mozaiklerin sergilendiği büyüleyici müze, dünyaca ünlü "Çingene Kız"a da ev sahipliği yapıyor. Rehberimiz Özgür Çinkay, Çingene Kız diye bilinen mozaiğin çalınan parçalarının Amerika'da bulunduğunu, kısa sürede Zeugma'ya getirtilebileceğini ve "Çingene"nin asıl cinsiyetinin de ortaya çıkacağını müjdeledi.

250 BİN SURİYELİ
Gaziantep'te yalnız yerli turistler değil, Suriyeliler de dikkati çekiyor. Nüfusu yaklaşık 250 bin olan Suriyelilerin bir kısmı Suriye plakalı lüks araçlarıyla gezerken bir kısmı da belli parkları ellerinde bulunduruyor. Bu parklara Gaziantepliler pek girmiyor. Hemen her işletmede bir Suriyelinin çalıştığı, Ticaret Odası'na kayıtlı Suriyeli sayısının 400'ü bulduğu biliniyor.

5 YILDIZLI OTEL GİBİ
Gece geçtiğimiz Gaziantep'te, sabah, ilk olarak, Medicalpark Gaziantep Hastanesi'ni ziyaret ettik. Kalp damar cerrahisinden, ağız diş sağlığına, estetik cerrahiden onkolojiye kadar tüm bölümlerin bulunduğu genç hastane, 174 yatağı ile ortaklara üniversite kurma imkanı veriyor. Bölgedeki birçok ülkenin hastalarını tedavi ederek sağlık turizmine büyük katkısı olan Gaziantep Medicalpark'ın odaları da bence hastaneden çok 5 yıldızlı oteli hatırlatıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.