X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Urla, otoyoldan geçilen şehir olarak kalmayacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Urla, otoyoldan geçilen şehir olarak kalmayacak

  • Giriş Tarihi: 11.5.2014

Doğduğu, büyüdüğü Urla'da bazı şeyleri eleştirmeye başlayınca, elini taşın altına koyması gerektiğini fark etti. Belediye meclis üyeliği için adaylığını koyduğu 2009'da 11. sıraya yazıldı. Seçilme şansı çok düşükken, yerini beğenmeyen iki erkek adayın istifa etmesiyle 9. sıraya yükseldi. CHP Urla'dan 10 meclis üyesi çıkardı, Sibel Uyar da belediye meclis üyesi oldu. Çok şey yapmak istiyor, ancak yasalar her istediğini yapmasına izin vermiyordu. Bunun üzerine 30 Martta yapılan yerel seçimlerde belediye başkanlığına aday oldu. Adaylığı süresince eşinin, babasının mesleği ile ilgili çok söylentiler çıktı. Bunlara çok üzüldü ama asıl canını yakan, canından çok sevdiği oğlu için söylenenlerdi. Bir kadını, bir anneyi nereden vuracağını çok iyi bilenlere cevap vermeden, sadece kendisini anlatarak çalıştı. Kurulduğu 1866 yılından bu yana bir kadının aday bile olmadığı Urla Belediyesi'ne ilk kadın belediye başkanı oldu. Urla'nın ilk kadın Belediye Başkanı Sibel Uyar ile kendisini ve yapacaklarını konuştuk.

Urlalı mısınız?
- Urla'da 500 senelik geçmişimiz olduğu söyleniyor. Annem Güvendik, babam Denizli Köyü'nden. Hayatım Urla'da geçti. Türk Koleji'ni, sonra Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi'ni bitirdim, ardından da hemen evlendim, hemen çocuk doğurdum.

Gıda mühendisi olarak çalıştınız mı?
- Çeşmealtı'nda dedemin 1945'te kurduğu bir balık restoranı var. Hep oradaydım. Gıda firmalarında mesul müdürlük yaptım ama hiç 9-5 mesaim olmadı.

Neden politikaya girdiniz? Ailede başka politikacı var mı?
- Ailede ilkim. Annem "bir şeylere bulaşmasın diye" beni 1 Mayıslarda bile okula göndermezdi. "Çeşmealtı'nda o neden olmuyor, bu neden böyle!" diye eleştirmeye başlayınca, politikaya girmeye karar verdim. Ailemin ise duruşu belliydi. Dedem son 10 yılında yatalaktı, konuşamazdı. Küçüktüm, bana İstiklal Marşını söyletirdi 10 kıta. Gözlerinden yaş akardı. Ninem, Atatürk aşığı bir kadındı. 90 yaşında vefat etti. Şimdi anneannem 90 yaşında.

Uzun yaşıyorsunuz?
- Çünkü doğal, sağlıklı yaşıyoruz. Ananem tarhanasını, yoğurdunu koruk ekşisini, nar ekşisini kendi yapar. Tohumları vardır saklar. Bahçeye çıkar, otunu toplar, yer. Ben de bu şartlarda ve suyun içinde büyüdüm.

Meclis üyesiyken başkanlığı hedefliyor muydunuz?
- Politikaya Urla'ya hizmet için girdim. İlk görevim, Kent Konseyi kurulumuydu. Kadın, engelli ve gençlik meclislerinde de yer aldım. Meclis üyeliği sınırları kanunla belli. Seçmene sorumluluğunuz var, ama istediğim gibi çalışadım. Bir kadının belediye başkanlığına adaylığını koyabileceğini göstermek istedim. 2009'da ilk başladığımda, Türkan Miçooğulları ile tanıştım. Ege Kadın Dayanışma Vakfı yönetim kurulu üyeliği yaptık. Orada biz kadınlara hayatın her alanında yer almaları konusunda telkinde bulunduk.

Biraz kadın aday olmanın sıkıntısını yaşadınız...
- Bir erkek aday olduğunda karısının ne iş yaptığı, çocuğunun ne olduğu hiç önemli değildir. Annesinin babasının ne olduğu önemli değildir. Ama siz kadın siyasetçiyseniz, direk sizin bunu yapamayacağınızı, arkanızda belli bir gücün olacağını, sizin bir şekilde kullanılacağınızı söylerler. Aslında sizin bu iş için yetersiz olduğunuzun detaylandırılmasıdır bu.

Sizi çok mu üzdüler?
- Ben bu yola girerken üzüleceğimi biliyordum ama esas ailemle ilgili söylenenelere, oğluma "Serseri" denmesine çok üzüldüm. Oğlum fen lisesinde okuyor, sporcu. Serseri dedikleri gün, İstanbul'da, Avrupa Parlamentosu simülasyonunda Dünya Sağlık Örgütü delegesiydi. Hiç birine cevap vermedim, sadece kendimi anlattım. Ben başkasını kötüleyerek bir iş yapmayacağım.

Bundan sonraki süreçte ne yapacaksınız?
- Özellikle, bana oy vermiş veya vermemiş kadınlara karşı sorumluluğum var. Broşür dağıtmak, kapı çalmak değil; aktif siyasete girmek, yönetimde de söz sahibi olmak istiyorlar. Ancak, seçilmiş kadınların iyi çalışması lazım ki; bir sonraki seçimde, "Gördün mü kadını seçtik, neler yaptı" demeliler.

"Mazbatanızı almadan belediye tiyatrosunu kapattınız mı?
- Toprak Sahne Tiyatrosu'nu kapattığım yazıldı. Söz konusu değil. Onlar bir dernek. Belediyenin görsel sanatlar merkezini kullanıyorlardı. Oranın anahtarının değişmesi oldu. Oradaki arkadaşlarımız da belediyenin hizmet alımlarıyla işe alınmış arkadaşlar. Anahtarın alınması, tiyatro kapanıyor diye gürültü kopardılar.

Akademi Urla'yı kurdunuz...
- Urla, İzmir ve Çeşme gibi 2 cazibe merkezinin arasında kalmış bir yer. Cazibesini yaratamamış, otobandan geçilen bir yer olmuş. Tarihi, denizi, tarımı var, şarapçılık var. Teknopark var, üniversite var. Ama ne kadar yararlanabiliyoruz? Ben seçim öncesi, "Hiçbir fiziki proje ile çıkmayacağım" demiştim, çıkmadım. Biz yönetim tarzını değiştireceğiz, sorunu yaşayanlarla birlikte masaya oturacağız, çözüm önerilerini beraber tartışacağız. Akademi Urla tamamen özgür, belediye ile eşgüdüm içinde çalışacak. Proje jeneratörü olacak. Urla'da yaşayan, Urla için bir şeyler yapmak isteyen, yüreği Urla için çarpan herkes yönetime katılacak. Çünkü, ben yaptım oldu istemiyorum. Ben anneannemin öz değerleriyle büyüdüm. Bunu torunuma taşımak istiyorum. Bir yerel yönetici olarak Urla'yı bozmadan, aldığımız gibi gelecek nesillere emanet etmek istiyoruz.

ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAPIYORUZ
Başkan Uyar, özellikle "Çat Kapı" projesi ile Urlalılar'a dokunacaklarını, dertlerine çare arayacaklarını söylüyor
Urla için öncelikleriniz neler? - İlaçlamayı hızlandırdık. Bütün parklarımızı boyadık, temizledik, yaza hazırlanıyoruz. Spor aletlerimizin bakımını yaptık. Kıyısı bu kadar uzun olan bir yerin denize girilememesi, ciddi bir handikap. Kıyı ıslahını yapacağız Büyükşehir Belediyesi ile beraber. Urla'dan Konak'a vapur seferleri başlamak üzere. Test sürüşüne başlıyorlar. Bizim için çok önemli. Ada Hastanesi taşınacak yeni yerine. Tahaffuzhane'nin göz önüne çıkarılıp, çalışır halde müzeleştirilmesi lazım. Çeşmealtı'nın girişinde Koç'ların sponsorluğunda yapılan ve Klazomenai'den çıkan eserlerin sergileneceği müzemiz, sonbaharda açılacak. Çeşmealtı Marina açılacak. Güzel şeyler yapıyoruz. Üniversitelerin bütün olanaklarından yararlanacağız. Ankara Üniversitesi, İzmir Yüksek teknoloji Enstitüsü ile inovasyon konusunda çalışmamız olacak. Ege Üniversitesi, Urla Belediyesi, Bademler Kooperatifi işbirliğinde doğal yaşam köyü hazırlanıyor. Ziraat Fakültesi ile zeytin ve bağcılıkla ilgili çalışmalar var. Bademler'de gölet yapılacak. Su Ürünleri yetiştiricilik bölümünde görevliyken emekli olan Prof. Dr. Belgin Hoşsu öncülüğünde burada balık yetiştiriciliği yapacağız. Hemşirelik Fakültesi ile yaşlılara gündüzleri birlikte olacakları bir yaşlı köyü oluşturacağız.

ÇAT KAPI İLE EVLERDE
"Çat Kapı" projesi yapacağız. Belediye elemanları Urla'nın her kapısını çalacak, "Siz kimsiniz, yaşlınız, engelliniz, genciniz var mı? Sorun yaşıyorsanız hemen çözelim" diyecek. Acil sorun ekipleri hemen müdahale edecek. Engelli envanteri çıkarıp, engelli meclisi kuracağız. Belli semtlerde küçük belediyecikler oluşturacağız. İnsanların merkeze gelmeden başvurabilecekleri, belediyeye gitmiş gibi işlerinin takip edilebileceği yerler. Tarım ve muhtar masaları kuracağız. Sporun bir çocuğun hayatına neler getirdiğini yaşayan bir anneyim. Asya şampiyonumuz çıktı yelkende. Su sporlarını çok önemsiyoruz, destekleyeceğiz. Aslında, ben bir şey yapmayacağım. Un var, yağ var, şeker var. Hep birlikte helva yapacağız.

ANNEMLE GURUR DUYUYORUM
Nebi, Sibel hanımın oğlu, "Zaman zaman nefes aldırmasa da onunla beraber olmaktan çok mutluyum" diyor
Nebi Uyar, Türk Koleji Fen Lisesi'nde okuyor. Hentbol oynuyor. Sık sık yarışlara, kamplara gidiyor. Annesi tarafından çok sıkı takip ediliyor. Adresini vermediği spor salonunda, annesini tekvando kıyafetleri ile kendisini beklerken bulabiliyor. Anne oğul bugünlerde eskisi kadar sık görüşemese de birlikte vakit geçirmekten, spor, yemek yapmaktan büyük zevk alıyor. Nebi Uyar ile görevi ne olursa olsun onun kendisini seven, kollayan biricik annesi olan Sibel Uyar'ı konuştuk.

Sibel Uyar nasıl bir anne?
- Çok iyi, gurur duyduğum bir anne. Zamanı gelir nefes aldırmaz. Çok takipçidir. Bir keresinde spor salonuna yazıldım. Israrına rağmen hangi salon olduğunu söylemedim. Gittiğimde benden önce gelmiş, salona oturmuştu. Şimdi tekvando kursuna birlikte gidiyoruz. Uçan tekme atıyor. Yakın dövüşe başlayacağız. Arkadaşlarım şaşırıyor ama ben alıştım.

Birlikte zaman geçirebiliyor musunuz?
- Eskiden çok geçirirdik. Alışverişi, yemeği bile birlikte yapardık. Anneme yemek yaparken de yardım ederdim. O yüzden benim de mutfağım iyidir. Özel keklerim vardır. Şimdi eskisi kadar görüşemiyoruz ama annem bizim organizatörümüzdür. Bunu da iyi organize eder, hem belediye başkanlığını hem anneliği birlikte yürütür.
Danışmanlarınız hep kadın gibi görünüyor?
- Kadın dayanışması. Belediyenin yüzde 80'i de kadın. Benim yaptığım bir şey değil. Kadro devraldığımda öyleydi. "Kadın kadının kurdu değil, dostudur"u ispatlayacağız.
' Urla'nın ilk kadın Belediye Başkanı Sibel Uyar, İzmir ile Çeşme arasında sıkışan Urla'yı kendi benliğine kavuşturacaklarını söyledi, "Bunun için de ekibimizle, Urlalı ile, bilim kurumları ile, ortak akıl ile el ele vereceğiz" dedi'

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.